Keşke O Kadar Basit Olsaydı
Ekrem Kızıltaş

       

Keşke o kadar basit olsaydı!

 

Haber7.com- 10 Ocak 2014

 Ekrem Kızıltaş

 

17 Aralık'la başlayan ve halen dinmeyen fırtına, konuya naif bir şekilde yaklaşanlar açısından, sadece birtakım rüşvet ve yolsuzluk olaylarından ve görevleri gereği bunların üzerine giden emniyet ve yargı mensuplarına gösterilen gereksiz tepkilerden ibaret…

Oysa başladığı günden beridir ortalığı adeta birbirine karıştıran konu, bu kadar basit değil ve bunun herkes farkında.

Konu bu kadar basit olsaydı, mesela uluslararası öneme sahip bir kamu bankasının mali değerinde bu kadar ciddi düşüşler yaşanmaz ve enerji ithalatı ile alakalı rollerinde bu kadar trajik değişiklikler olmazdı. Borsadaki düşüş, faiz ve dövizdeki yükseliş ve başka bazı gerekçelerle Türkiye'nin kısa sürede 100 milyar TL'nin üzerinde bir kaybından hele, hiç bahsedilemezdi.

Rüşvet ve yolsuzluk iddiaları, şu anda artık mahkemelerin yetki alanına girmiş durumda. Eğer suç ve suçlular varsa, eninde sonunda cezalarını göreceklerdir. Yani bu konuda meraklanacak fazla bir şey yok. Savcı ya da polislerin değişmiş olmasının neticeye herhangi bir etkisinin de olmaması gerek. Malum, hazırlanması iki yıla yakın bir zaman alan ve galiba olgunlaşmaları(!) için epeyce bekletilen dosyalar söz konusu.  

Çok büyük gürültülerle gerçekleştirilen gözaltılar sonrası, birilerinin günlerde kesin suçlu ilan ettiği 82 kişiden 48'inin salıverilmesi bile, operasyonun sadece rüşvet ve yolsuzluklarla alakalı olmadığını gösterir mahiyette.

Bulundukları konum gereği, 17 Aralık'tan beri gerçekleşen altüst oluşları görmezden gelmeye çalışarak, bütün olup biteni sadece ve sadece rüşvet ve yolsuzlukların üzerine giden yargı ve emniyet mensuplarının durumu ile izah etmeye gayret edenler, toplum genelinde yaşanan sıkıntıların farkında değil gibiler.

Sadece kendilerinin bildiği sebeplerle, savcıların ve ilgili emniyet görevlilerinin bu işe kahramanca baş koyduklarını ve herkesten gizleyerek bu operasyonları hazırladıklarını söylüyor ve bu konuda herkesin kendilerine inanmalarını bekliyorlar.

‘Söz konusu operasyonlar mevzuata uygun bir şekilde, teker teker ve daha gürültüsüz bir şekilde yapılamaz mıydı?' şeklinde, birçok kişinin dillendirdiği soruya verebilecek cevapları ise yok.

Barış Süreci, 7 Şubat, Kuzey Irak Petrolleri, 3. Havaalanı, 3. Köprü ve daha uzayıp giden birçok önemi projeden hiç hoşlanmadıkları malum olan bazı çevrelerin dolduruşuna gelmiş olmaları ihtimali, akıllarının ucundan bile geçmiyor…

Ancak, ülkece yaşanan kayıpların büyük oluşu, olup bitenlere sadece dar bir çerçeveden değil, çok daha geniş bir çerçeveden bakmayı gerekli kılıyor. O zaman da, şimdiye kadar dillendirilmekten çekinilen bazı sorular artık gerekli hale geliyor.

Bu sorular ise aslında oldukça can acıtabilecek sorular. Can acıtabilecek, çünkü operasyonlar ve sonrasında takınılan ‘burnundan kıl aldırmaz' tavır, uzun yıllardan beridir susmayı tercih edenlerin artık konuşmaya başlamaları ve yıllar boyu şahit oldukları tutarsızlıkları beyan etme vakitlerinin geldiğini hatırlatıyor.

Kendilerine karşı daima iyi niyet beslenmesi ve her ne yapıyorlarsa bunların mutlaka hüsnü teville karşılanması gerektiğine inananlar; olup bitenlere karşı verilen haklı tepkiler dolayısıyla rahatsız. Ancak,  ‘kardeş' olarak değerlendirmeleri ve öyle davranmaları gereken insanlara karşı takındıkları anlamsız ve haşince tavırların -nihayet- karşılığını ve onu da mümkün olduğu kadar ölçülü bir şekilde alıyor olduklarının farkına varmaları için galiba biraz zaman gerekecek…

Konu sadece rüşvet ve yolsuzluk iddiaları ile geçiştirilebilecek kadar basit değil çünkü… Keşke o kadar basit olsaydı…

Ekrem Kızıltaş - Haber7

ekremkiziltas@gmail.com

http://www.haber7.com/yazarlar/ekrem-kiziltas/1114900-keske-o-kadar-basit-olsaydi

Bu Yazı 5528 Defa Okunmuştur.