Türkiye'de "Kadın" Gerçeği
E. Şule SOFTAOĞLU

       

Türkiye'de yaşanılan gerçekler daima değişmektedir. Ancak değişen tüm sosyo­ekonomik ve kültürel etmenlere karşın değişmeyen bir "kadın" gerçeği vardır. Bir yanda

Çağdaş değerler, bir yanda geleneksel değerler içinde toplumsal rolünde çok az değişiklik yapabilmektedir kadın. Şu an Türkiye'nin güçlü bir ataerkil yapısı ve cinsiyet ayrımı kadın için geçerli kuralları ve rolleri oluşturmaktadır.

Halbuki İslamiyetin kadına verdiği değeri, kadın haklarının ne olduğunu, erkekten çok kadının korunduğunu dile getiren insan sayısı ne kadardır? Türk-islam tarihinde kadına verilen değeri samimi olarak kaç kişi incelemiştir? Kulaktan dolma, suçlayıcı, tamamen gerçek dışı beyanların dışında dürüst bir araştırma tekniğini ne kadarı tercih etmiştir?

"Kadın" meselesi İslamın en kritik konularından birisidir. İslamiyet kadın ve erkeği kul paydasında eşitleyen bir dindir. Ama bugüne kadar erkekler dini anlatan ve yazan kişiler olduğu için (özellikle de kadını fıtne olarak gören dinin erkek yorumcuları) kadın hep arka planda kalmıştır. Çok hızlı bir değişim var dünyada. Buna erkekler ayak uydurmuş. Kadınlar onlar için paspas ve zemin olmuş, hep erkeğine vermiş yükselmesi için. Kadın da hatalıdır, erkekler yükselirken gelişirken hep yerinde saymıştır.

Türkiye'de, din adına yaşatılan gelenekler şiddeti körüklüyorlar. ÇOK geleneğin, törenin dinle alakasının olmadığını kim biliyor? Gerçi yüzyıllardır din olarak algılanan gelenekleri kırmak çok zor. Maalesef İslamiyet ile şiddet yan yana getiriliyor. Geleneksel toplumlarda kadına belli ölçülerde zulmedildiği doğrudur. Ama bu uygulamalar asla İslama mal edilemeyeceği gibi engellenemiyor da. Aslında kadın sorunlarıyla mücadele eden sivil toplum kuruluşlarıyla, işin dini boyutunu çalışan uzmanları bir araya getirebilmek hiç de zor değil.

Türkiye'de, en zayıf alanlardan birisi sayılan kadın meselesi, cesurca konuşulmalıdır. Kadın konusundaki çalışmalar bazı kesimlerin tekelinde olmamalı, bütün kadınlar çözüme katkı sunmayı hedeflemelidir.

Özellikle de kadınların dedikodu ve eğlence merkezli çay-pasta-börekli verimsiz birliktelikleri yerine örgütlenerek, kendi fikri yapılarının gelişmesini sağlayacak, sorunlarını çözecek katkıları olursa şayet, Cenab-ı Allah'ın kendilerine verdiği, fıtratın tanıdığı, fakat insanların elinden aldığı bazı haklarını geri alacaktır

Bu Yazı 2974 Defa Okunmuştur.