Kapak
Yalnız Adam Erdoğan ve Kaht-ı Rical
Ünal Tanık

       

Yalnız Adam Erdoğan ve Kaht-ı Rical

 

 

 Ünal Tanık

Rotahaber - 20.12.2013  

 

“Yolsuzluk, yoksulluk, yasaklar”ı bertaraf etmek iddiasıyla gelen ve bu yolda yakın zamana kadar çok ciddi adımlar atan bu hükümette en kritik görevlerde bulunan isimler, çocukları aracılığıyla soygun sistemi kurmuşlarsa buna sessiz mi kalınması bekleniyor?

 

 

Tıpkı Gezi olayları dönemindeki gibi günler yaşıyoruz. “Cemaat - Hükümet kavgası” diye adlandırılan olayların, Gezi olayları ile birebir benzeyen tarafları da var, tamamen özgün tarafları da.

Pek çok kişi, Gezi’de sergilenen tabloyu tek torbaya atmaya çalışırken, ben ezber bozmaya çalıştım. Gezi olaylarının daha ilk gününden itibaren yazdığım yazı ve çıktığım programlarda dile getirdiğim bir nokta vardı.

“Bu olayların iki ayağı var. Biri hükümetin yaptığı bazı yanlışlıklara karşı tepkilerini dile getirmek isteyen insanların tavırları, diğeri de bu tavırları bir yere kanalize ederek hükümeti devirme girişimleri.”

17 Aralık’ta ortaya çıkan “Rüşvet ve yolsuzluk operasyonu” da, tıpkı Gezi olayları gibi iki ayaklı. Çevremdekilerin tavırlarına bakıyorum, konuşmalarını dinliyorum, yapılan yorumlara kulak veriyorum.

Hemen herkes hükümete ya da cemaate yönelik tavrından hareketle yaşananları değerlendirmeye çalışıyor. Siz madalyonun öteki yüzünü gösterdiğinizde de size tepki koyuyorlar.

Oysa “Rüşvet ve yolsuzluk operasyonu”nu da tek torbaya koyamazsınız.

Sadece “rüşvet ve yolsuzluk” penceresinden bakarsanız, bunun zamanlamasını nasıl izah edeceksiniz?

Dershane tartışmalarının pik yaptığı bir dönemde ortaya çıkmasına ne diyeceksiniz?

Koparılan uluslararası bir kampanyayı nasıl değerlendireceksiniz?

Buradan hareketle yapılan AK Parti’nin kökünü kazıma girişimlerini görmezden mi geleceksiniz?

Bunun bir de öteki yüzü var.

Bu işin rüşvet ve yolsuzluk boyutunu görmezden gelmek mümkün olabilir mi?

Bu ülkenin kronik sorunu olan cari açık belasını çözme yolunda çok kritik bir görev emanet edilen ve ayda sırf maaş olarak 127 bin TL aldığı söylenen bir genel müdürün evine para hortumu bağlamasını, “Kamu bankası zarara uğratılıyor” diye göz ardı mı edeceğiz?

TOKİ’de sağır sultanın bile duyduğu şayiaları giderme yolunda adım atılmayacak mı? İstanbul’dan çözemediği imar sorunlarını, “Ben Ankara’dan çözmesini bilirim” diyerek kimseyi tanımayan bir ağaya, inşaat sektörü zarar görür diye sırtını mı sıvazlayacağız?

“Yolsuzluk, yoksulluk, yasaklar”ı bertaraf etmek iddiasıyla gelen ve bu yolda yakın zamana kadar çok ciddi adımlar atan bu hükümette en kritik görevlerde bulunan isimler, çocukları aracılığıyla soygun sistemi kurmuşlarsa buna sessiz mi kalınması bekleniyor?

İstanbul Valisi iken kırdığı cevizlerin kırkı geçmesiyle bilinen söz konusu ismin, oğlu ile yaptığı rüşvet mekanizması görüşmelerin vuku bulduğunu, “hükümet yıpratılmak isteniyor” diye “haydi be” deyip yürüyüp gidecek miyiz?

Hepsinden önemlisi, bütün bu olaylar yaşanırken, partide ve hükümetini gözden geçirmesi gereken bir Başbakan’ın, bunun yerine Emniyet camiasını hallaç pamuğu gibi atmasını alkışlayacak mıyız?

Daha ilk gün istifa etmesi gereken bakanların hâlâ kabinede bakan diye görünmesini erdem mi sayacağız?

***

Tayyip Bey’in bu ülkeyi nereden aldığı ve nereye taşıdığı konusunda şüphe yok. Bir avuç muannide bunu ispatlama mecburiyeti de yok.

Ancak, kendinin taşıdığı o ağır sorumluluğu paylaşma konusunda kadro oluşturma konusunda büyük sıkıntılar çektiği gün gibi aşikâr.  

Eskiler “kaht-ı rical” derlerdi. Kelime karşılığına baktığınızda “adam kıtlığı” gibi anlamı var. Ama taşıdığı anlam bundan çok öte. Bugünün dili ile ifade etmek gerekirse, bir parça “nitelikli insan kıtlığı” diyebiliriz.

Ama “kaht-ı rical” yokluğun bundan daha fazlasını ifade eder.

Bu ülkenin talihsizliği burada sanıyorum. At bulduğunda meydan bulmakta zorlanıyor, meydan bulduğunda da at eline geçmiyor…

 

Ünal TANIK / Rotahaber
unaltanik@rotahaber.com 
unaltanik@gmail.com 
twitter.com/tanikunal

http://haber.rotahaber.com/yalniz-adam-erdogan-ve-kahti-rical_424119.html

Bu Yazı 1414 Defa Okunmuştur.