ALMANLAR NEDEN MÜSLÜMAN OLUYORLAR?
..        
Halk arasında İslam'la ilgili negatif yargılara rağmen, Almanya'da bir yıl içerisinde Müslüman olanların sayısı bir yıl içinde diğer yıllara oranla dört kat daha arttı.
Bu insanlardan biri Kai Lühr. Kai Lühr Mekke'ye dinlerarası diyaloğu geliştirmek için gelmiş. Sakallı ve beyaz cübbeliler arasında, Mekke'de insanları selamlayan güzel tıraş olmuş, kot pantolon ve gri bir ceket giye Kai Lühr her halinden Mekke'nin dışından olduğu belli oluyor.
Fakat o, çok açık bir şekilde İslam dinin ibadet şeklini biliyor. Eğilip Arapça ibadet ediyor ve şöyle diyor: “Allah kendisine ibadet edeni dinliyor. Allah'ım bütün hamd ve senalar sanadır.” Lühr, rükuya varıyor ve tekrar kalkıyor, tekrar selam veriyor, bunu 33 defa tekrar ediyor.
Bir doktor olan Kai Lühr, eşiyle 6 ay önce Müslüman oldu. Müslüman olduktan sonra eşiyle birlikte isimlerini Kai Ali Rashid ve Katrin Aisha Lühr olarak değiştirdiler. 43 yaşında olan Kai Ali Rashid, düzenli olarak Frechen camisinde cumalara gider. Burada, Faslılarla, Filistinlilerle ve Müslüman olmuş başka Almanlarla ibadet ediyor. Lühr, “namaz kıldığınız her hangi bir camide Müslüman olmuş bir Almanla karşılaşmanız mümkündür” diyor.
Yakında basılacak ve “Almanya'da İslamî Hayat” adlı çalışma doktor Lühr'ün söylediklerini teyid ediyor.Bu çalışma, dinin terorizm, zoraki evlilikler ve namus cinayetleriyle özdeşleştirildiği Almanya için, Almanya'da İslam olgusuna ışık tutacak. Almanya'da 4000 insan Haziran 2004'ten Temmuz 2005'e kadar Müslüman oldu.
Almanya içişleri Bakanlığı Söz konusu çalışma ve İslam Enstitüsü tarafından ortaya konulan verilere göre, önceki yıla oranla Müslüman olan Alman sayısında dört kat artış oldu.
Üniversite mezunları İslam'a koşuyor
4000 Alman'ın Müslüman olması, Almanlar neden din değiştiriyor sorusundan ziyade başka bir soruyu akla getiriyor. Son üç yıldır, genelde Müslüman olan Almanların sayısı yılda ortalama 300 civarındaydı. Ve Müslüman olanlar da daha önce çoğunlukla genelde bir Müslüman erkekle evlenen bayanlar idi.Bugün ise Müslüman olan çok sayıda insan kendi özgür iradeleriyle Müslüman oluyor ve yine bunların çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor. Bununla birlikte Müslüman olanların önemli bir kısmını Kai Lühr gibi üniversite mezunları ve orta sınıf insanı oluşturuyor.
Vaftizlenmiş ve bir Hıristiyan olarak yükselen Lühr, üniversitede çalıştı ve daha sonra genel medikal uygulamaları diye bir yer açtı. Kendisinin geliri çok iyi ve profesyonel bir dansçı olan Bayan Katrin ile evlendi. Ve birlikte standardı yüksek bir yere taşındılar.
Fakat bütün bunlarla birlikte, çiftin bu sahip oldukları imkanlarla birlikte bir şeyler eksikti onlar için. “Kritik hastalar bana geldiklerinde, zor durumda kaldığımda bazı şeyler beni ümitsizliğe düşürüyordu.” diyor Lühr. Kendisi bu noktada Hıristiyanlık, Budizm ve Tibet Budistlerinin baş rahibi Dalai Lama'yla yakından ilgilenmiş ancak istediği cevabı bulamamış.
Lühr'ün İslam'ı seçmesi de çok ilginç olmuş. Müslüman olana kadar Protestan Papaz olan ve şu anda Berlin'de imam olan Mohammed Herzog; Müslüman olan bir çok kişi, ilk önce mensup oldukları dinle ilgili bazı noktalarda şüpheleri oluşur. Kendi camisinde de Müslüman olan Almanların artışı Herzog'un da dikkatini çekmiş. 10 yıl önce, kendi camisinde ortalama yılda 50 kişi Müslüman oluyordu. Ancak şu anda bu sayı yılda 100'ü aşıyor. Ancak, bu Müslüman olanlar arasında ateist olanlar çok nadirdir diye ekliyor Herzog.
Din sosyolojisi uzmanı olan Monika Wohlrab-Sahr, Almanya ve Amerika'da din değiştiren insanlar üzerinde araştırma yapıyor. Monika'ya göre kişisel bunalımlar insanların din değiştirmesinde çok önemli bir etkisi var. İnsanların din değiştirmesinin diğer bir nedeni ise “farklı olmak istemeleri”nden kaynaklanıyor. Bunun yanı sıra “İslam, medyadaki tartışmalar sayesinde hep gündemde kalıyor. İslam gerçekte olduğundan farklı görülüyor.” diye ekliyor Wohlrab-Sahr.
İslam'ı Hıristiyanlığa mensup insanlara çekici kılan yaygın sebep nedir sorusu için tam ve kesin bir şey söylemek güçtür.
Bazen Müslümanların yeni değerleri batının prensipleriyle çatışabilir. Bazılarına göre.. Anahtar soru, İslam'ın kutsal kitabının nasıl yorumlandığıdır. Sonradan Müslüman olanlar, dinlerini daha iyi bir şekilde yaşamak istiyorlar. Müslüman olarak doğanlar İslamiyeti yaşamak noktasında daha gevşek davranıyorlar.
Hamburglu bir avukatın söyledikleri bu noktada insanı şaşırtıyor. 36 yaşındaki Nils Bergner Allah'a günde 5 defa ibadet ediyor. Sonradan Müslüman olan avukat bir türk arkadaşı Ali Özkanla birlikte çalışıyor. İki arkadaş birlikte camiye gidiyorlar, fakat Alman olan avukatın ofisinde devamlı seccade rulo halinde bekliyor. Özkan ise “ben böyle yapamıyorum” diyor. “İlk ibadet saati sabah altıda başlıyor ve çok erken benim için” diyor. Bir ara, ikisi bir yere akşam yemeğine davet edilirler. Yemekte tiramisu tatlısı vardır. Bergner duraklar, çünkü tatlının tarifesinde alkol da vardır. Bergner, sen ciddi olamazsın der Özkan. Özkan Bergner'e devam et ve onu ye, sadece tatlandırıcı alkol der. Fakat Bergner, tatlıya hiç ellemez ve yemez.n
Bu yazı, Lutz Ackermann kalemiyle 8 Şubat 2007 Almanya'da yayınlanan Der Spiegel'de yayınlanmıştır.
Tercüme: Salih Sayılgan

Bu Yazı 7235 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar