Aforizmalar Bizi Kurtarır mı?
04.09.2013        

AFORİZMALAR BİZİ KURTARIR MI?

Hüseyin Tunç

 

İnsan hayatında bir çok ilişki türü ve sistemler bütünü hakim. Sosyal sistemler, pozitif bilimler, maddi arayışlar, manevi kazanımlar, aile ve toplumla yürüttüğümüz beşeri bağlantılar, inanç sistemleri ve kendi iç dünyamızla olan ilişkilerimiz gibi. İnsanoğlunun kadim arayışlarından biri huzurdur. Birçok kadim kültürde olan ve bizim inancımızın ve kültürümüzün de esasları olan değerler (adalet, tevazu, hakkaniyet, kanaat, hoş görü, paylaşma, utanabilme, diğerkamlık vb.) bu yeni dünya sisteminde büyük ölçüde göz ardı ediliyor. Böyle bir dünyada madde gelişip, yücelirken insan sıradan bir üretim faktörüne dönüşüyor. Bu yüzden hepimiz ağzı kapalı bir kavanozda gibi hissediyoruz kendimizi.

Ödüle odaklandırılıyoruz ve nedense hep kendimizi ödüllendirmek üzere şartlanıyoruz. Elde edilen ödül her ne kadar kendimiz içinmiş gibi görünse de pastanın ucundan küçük bir dilim bize, geri kalanı anonim sisteme. Reklamlar sürekli ensemizde. Her reklam kampanyası bizi ödüllendirmek için çırpınıyor. Fiziki hazlara kapılan insan ne yazıkki zamanla kazancının kaynağını ve harcama konularını sorgulamaktan uzaklaşıyor. Okuduğum bir kitapta “dokuz kediyle aynı evde yaşayan bir kadının burnu koku alır mı?” diye soruyordu. Öyle kokulara alıştı ki burnumuz gittikçe hemen her değere duyarsızlaşıyoruz.

Tek teselli kaynağımız sosyal medyada yazdığımız aforizmalar(!)  Aforizma, düşüncelerimizi, ilkelerimizi, duygularımızı kısa ve özlü bir şekilde ifade ettiğimiz cümleler. Çok harika cümleler kuruyoruz. Düşüncelerimiz, duygularımız öylesine yoğun ki, taşıyor da taşıyor... Suriye’de, Mısır’da ve diğer İslam ülkelerinde yaşanan acı olaylarda en çok dile getirilen özlemlerden biri: “her firavuna bir Musa yetişir bir köşede!”

İnsan sormadan edemiyor: Kim olacak peki o Musa? Krallardan, şeyhlerden, sıradan insanlara kadar hemen herkes haz peşindeyken ve edeple ilgili ne varsa kendi ellerimizle kenara iterken bizim aramızdan nasıl çıkacak Musa?

Tüketim kültürü ve onun kavi putu reklamlar hepimizin ruhunu satın almış gibi. Çocuk doğar doğmaz ebeveynler kapitalist kültürün değerleriyle biniyor tepesine. Parlak gelecekleri, lüks arabaları, yüksek makamları öyle ucuza vermiyorlar adama. Ruhunu alıp posasını bırakıyorlar ortaya. Ondan sonra unvanı ve serveti ne olursa olsun hepsini hazlar karşılığında satın alıyorlar. Kuklalar bile kukla olduklarını bile bile yönetme şehvetine kaptırıyorlar kendilerini.

İnsan izzeti nefsini korumak, kimseye muhtaç olmamak, zillete düşmemek için çalışmak, üretmek, kazanmak zorundadır. Fakat parayı tek başına bir değer olarak görmek yerine, diğer üretim faktörlerini bir araya getiren bir unsur olarak görmeliyiz. Geçim kaynağımızı temin yanında, insanlığa değer katacak üretim ve yatırım faaliyetlerine imkan sağlayacak bir araç olmalı para. Para ile ilişkilerimizde kırmızı çizgilerimiz olmalıdır. Bizi zinde ve dik tutacak bir ruhumuz ve davranışlarımıza yön verecek manevi değerler manzumemiz  olmalı. Ne kazandığımız kadar nasıl kazandığımız ve nerede harcadığımız önem taşımalıdır. Ne dünkü sufiler gibi elimizi eteğimizi dünyadan çekmeli ne de bugünkü kapitalistler gibi her türlü değerden bağımsız vahşi bir kazanç peşinde koşmalıyız.

İşe kazancımızı sorgulamakla başladığımızda ilk önce kendi kendimize bakışımız değişecektir. Biz kendimize bakışımızı değiştirmeden elin kâfiri bize bakışını niye değiştirsin? Neden kullanmasın Müslümanı, neden kırmasın Müslümanı? Onlar servet için insan kırmaya çoktan alıştılar zaten. Onların evlerindeki kedi ve köpeklerin sayısı belli değil ki.

Küçük alışkanlıklar mahvediyor bizleri. Bir yanımız tembel bir yanımız kural tanımaz. Geçmişte hayır dediğimiz ne varsa bugün kabulümüz oldu. Dokuz kedili kadın gibi her türlü pis kokuyu duymaz olduk zamanla.  Aramızdan domuz satanlar çıktı ve bir süre sonra domuz etinin lezzetinden bahsetmeye başladılar. Faizin adını bile duymak istemeyenler faiz hesabı ile yatıp faiz hesabı ile kalkar oldu. Şimdi döne döne Musa arıyoruz. Biliyoruz ki bizden Musa falan olmaz. Biz çok güzel aforizmalar yazarız.

Temiz üretmeyi ve arı kalmayı öğrendiğimizde içimizden binlerce Musa çıkacaktır.


Bu Yazı 3415 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar