Ah Gazze
..        
Ah! Gözleri görmeyen bir sahabînin “Benim de cemaate katılmam gerekir mi ya Resulallah?” sorusuna Kainatın Efendisi'nin verdiği cevabı bize hatırlatırcasına tekerlekli sandalyenle sabah namazına gidip çıkışta lanetli zihniyet tarafından şehit edilen Şeyh Ahmet Yasin!
Ah! “Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden ibarettir” fermanının doğruluğunu hayatını şahit tutarak gözlerimize sunan Gazzeli yiğit mücahit!
Ah Gazze'de gözyaşlarıyla kirlenmiş kalplerimizi yıkamaya çalışan anne!
Ah! hayatın sadece 'buradan ibaret' olduğu zannına kapılanlara bir cennet tebessümüyle veda edip giden cennetin çocukları!
Ah gözlerinden akan damlalar eşliğinde çiğnediği sakızla, demokrasi, insan hakları sakızlarının sahteliğini bize hatırlatan çocuk!
Ah reel politik hesapları yüzümüze vurarak masumiyeti de yanına alıp giden çocuk!
Ah Batı'nın çok yüzlü maskesini yırtan çocuk!
Bu yazı sizler için değil…
Bu yazı sözün bittiği yerde tekrar söze “Önce söz vardı!” cümlesiyle başlayarak 'sözlerin en güzelini' hatırlamaya ihtiyaç duyan bizler için kaleme alındı
Sözüm ona stratejik hesaplarını, çaresizliğin girdabındaki insanlara kibirli bir edayla sunanlara “Ey iman edenler! Sakın ola ki, Allah için yeryüzünde yolculuğa çıkan veya savaşa katılan ve şehit olan akrabaları/kardeşleri hakkında: “Eğer bizim yanımızda kalsalardı ölmezler, öldürülmezlerdi” diyen şu iki yüzlü inkarcılar gibi olmayın. Çünkü Allah bu kanaatı onların kalplerinde sürekli kanayan bir pişmanlık yarası yapacaktır. Halbu ki yaşatan da öldüren de Allah'tır”(Al-i İmran 156) güzel sözünü tekrar hatırlatmak için kaleme alındı…
Ellerinde lanetli zihniyetin ürünleriyle televizyonun karşısına geçip lanetlenmiş zihniyetin temsilcilerinin sermayesine katkıda bulunduğunu fark edemeyen bizlere “Ey iman edenler! Kendi dışınızdakileri sırdaş edinmeyin. Çünkü onlar size fenalık etmekten asla geri durmazlar, hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Gerçekten, kin ve düşmanlıkları ağızlarından (dökülen sözlerinden) belli olmaktadır. Kalplerinde sakladıkları (düşmanlıkları) ise daha büyüktür. Eğer düşünüp anlıyorsanız, ayetlerimizi size açıklamış bulunuyoruz.” (Al-i İmran 118) güzel sözünü tekrar hatırlatmak için kaleme alındı…
Bu kirli savaşın bir din savaşı olmadığını ispat için kibirli bir edayla akıl verenlere “İnsanlar içerisinde Müslümanlara düşmanlıkta en şiddetli olanların, öncelikle Yahudiler olduğunu göreceksin….”(Maide 82) “Ey iman edenler Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Unutmayın ki onlar ancak birbirlerinin dostlarıdır”(Maide 51) güzel sözünü hatırlatmak için kaleme alındı…
İnsanlığa barış ve huzuru getirecek olanın hakka dayalı bir medeniyet olan İslam medeniyeti değil de; güce dayalı bir anlayışa yaslanan Batı medeniyeti olduğu tezini bizlere inandırmaya çalışanlara “Onlara yeryüzünde bozgunculuk yapmayın dendiğinde, Onlar: “Bizler ancak barış peşinde olanlarız!” derler. Dikkat edin! Onlar bozguncuların ta kendileridir fakat farkında değiller”(Bakara 11) sözünü hatırlatmak için kaleme alındı…

Bu Yazı 1826 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar