Kapak
Anne-Baba Çocuğun Geleceğinden Sorumludur
..        

Çocukları tuzaklardan korumak o kadar basit ve kolay değil, yine de anne babalara bazı ipuçları vermeye çalışayım:
1.Anne, baba olarak her türlü gayr-i meşru münasebetten uzak durun,
2.Dinî inançlarınızı sağlamlaştırın, tüm detaylarıyla yaşamaya ve çocuklarınızla paylaşmaya çalışın,
3.Ailenize bağlı kalın, çocuklarınızla ilgi bağınızı güçlendirin; onlara sevginizi, şefkatinizi hissettirin ve bir masal, ya da hatıra anlatır gibi, onları sıkmadan hayat tecrübelerinizi aktarın,
4.Karı-koca, gelin-kaynana olarak kesinlikle çocuklarınızın önünde tartışmayın, asla kavga etmeyin; onların yanında yoksulluktan, parasızlıktan yakınmayın, sürekli para konuşmayın,
5.Televizyonunuzu kontrol altında tutun, çocuklarınızın izlemesini yasakladığınız programları, onları yataklarına gönderdikten sonra sakın izlemeyin,
6.Çocuğun harçlığını ihtiyaçları ölçüsünde dengeli tutun, (ne fazla, ne az)
7.Sokaktaki tuzaklara, özellikle de içki ve uyuşturucu belâsına çocuğunuzun sık sık dikkatini çekin, dertlerini dinleyin, sakın onunla alay etmeyin, onu fazla sıkmayın, sıkıştırmayın,
8.Hangi yaşta olurlarsa olsunlar çocuklarınıza sarılmayı, onları sevdiğinizi söylemeyi ihmal etmeyin,
9.Çocuklarınızın üzerinde sevgi ile dengelenmiş bir otorite kurmaya çalışın, ama otoritenizi sık sık bağırma-çağırmaya vardırmayın,
10.Hem okuluyla, hem dersleriyle, ama en fazla kendisiyle ilgilenin, kontrolünüz altında gazete, dergi, kitap okumasına izin verin. Hatta kitap konusunda teşvik edin. Zaman zaman birlikte dolaşmaya çıkın. Hayatı paylaşın. Yardımlaşın, yardımlaşın, yardımlaşalım...
11.Çocuğunuzun yapacağı her yanlışa anında müdahale etmeyin. Her hata yaptığında "Ben senin yaşında iken" diye başlayan yerli-yersiz öğütler vermeyin.
12.Çocuğunuzun başarısızlığını gördüğünüz- de, "Ben sana demiştim" gibisinden lâflar söyleyip onu kendinize düşman etmeyin.
13.Hem pahalı oyuncaklar alıp, hem de "kırılmasın" diye oyuncaklarla oynamasını yasaklamayın.
14.Çocuğun beceri ve yeteneğini çok fazla zorlayacağını bildiğiniz bazı etkinliklere sokmayın. (Çocuğunuzu bu şekilde zorlamanız, kendi başarısızlıklarınızı aşmaya yönelik bir şuuraltı dürtüsü olabilir mi acaba?)
15.Yemek konusunda fazla üzerine düşmeyin. Üzerine haddinden fazla düşerseniz kendine özel tercihler geliştirecek ve sizin istediklerinizi yememekte daha çok direnecektir.
16.Ama yemeği tabakta bırakıp kalkmasına da izin vermeyin. Tabağını mutlaka bitirmesini sağlayın. (Yemeği yarım bırakmaya alışan çocuk, başka işleri de yarım bırakır.)
17.Diyelim ki top oynarken düştü, dizini kanattı; olayı abartmayın, ortalığı birbirine katmayın, azarlamayın, cezalandırmayın. Zaten yeterince korkmuştur. Oynarken meydana gelen ufak-tefek yaralanmaların oyunun bir parçası olduğunu hatırlatın. Soğukkanlılıkla dizini sarın. "Geçmiş olsun" dileyin ve tekrar oyuna katılmaya teşvik edin. Bu tavrınız çocuğa hayattan yılmama- yı, engeller karşısında geri adım atmamayı öğretecektir.
18.Her gün okulda ne yaptığını sorup ilgilenirmiş gibi yapacağınıza, gerçekten ilgilenin. Defterlerine bakın. Çalışmalarını görün.
19.Kızınızı teşvik için bile olsa, "Herkesin kızı annelerine ne güzel yardım ediyor, sen ise kıpırdamıyorsun bile", ya da "Elalemin kızı neler beceriyor, sen bir şey beceremiyorsun" gibisinden uyarılarla hırpalamayın. Sadece yardımını isteyin, ona ihtiyacınız olduğunu söyleyin, o olmasaydı daha fazla yorulacağınızı belirtin.
20.Çocuğunuz telefonla konuşurken, ya da çok sevdiği bir diziyi izlerken ders çalışmaya zorlama- yın; ya da oyunun en heyecanlı yerinde çağırıp bakkala göndermeyin.
21.Şişmanlığı, ya da zayıflığıyla alay etmeyin.
22.Aranızda konuşurken söze karışırsa terslemeyin, dinleyin. (Bunu yaparsanız, söz kesilmemesi gerektiğini zaten öğrenecektir.)
23.Çocuğa yönelik tavırlarınız istikrarlı olsun; iyi şeyler yaptığında kendinize, yaramazlık yaptığında dayısına-teyzesine filan benzetmeyin. Bu anlamda övgüler ve yergilerde de denge tutturmaya çalışın.
24.Misafirlerin arasında övüp, yalnız kaldığı- nızda yargılamayın. (Misafirlerin yanında: "Teyzesi, benim kızım hamarattır, elinden her iş gelir". Misafirler gittikten sonra: "Kızım, sen de ne kadar beceriksizsin böyle!)
25.Çocuğunuzu misafirlere "maskaralık" yapmaya (taklit filan) zorlamayın. Bunu kendisi yapmak istiyorsa zaten yapacaktır.
26.Özellikle ergenlik döneminde yaptığı bazı hataları abartıp başkalarına çekiştirmeyin.
Çocukla asla alay etmeyin.
27.Çocuğun dış görünüşü hakkında bir şeyler söyleyeceğiniz zaman çok dikkatli olun. Özellikle kızlar anne babanın kendi fiziksel görüntüleri hakkında söylediklerinden çok etkilenirler. Eğer ağzınızdan olumsuz ifadeler çıkarsa, bu onları intihara bile sürükleyebilir.
28.Çocuğunuz bir şeyler başardığı zaman, dengeli biçimde övün, ödüllendirin. "Ne yani, bu da bir şey mi?" gibisinden küçümsemeyin. Başka çocukların daha büyük başarılarını örnek verip "işte başarı diye buna derim" şeklinde konuşmayın.
29.Ders çalışmayı pek sevmeyen çocuğunuzu bir gün ders çalışırken gördüğünüzde, "Hayret bir şey, sen ders çalışır mıydın?" şeklinde konuşmayın. Bunun yerine, onu çalışırken görmenin sizi çok mutlu ettiğini söyleyebilirsiniz.
30.Alışveriş yaparken çocuğunuzun tercihlerini umursamazlık etmeyin.
Düşüncelerinizi açıklayın, ama seçimine de saygı gösterin. (Çocuk sarı bir kazak almak istiyorsa bırakın alsın, ille de "kırmızı" diye tutturmayın.)
31.Sürekli olumsuz örnekler vererek, onun da başına kötü bir şey gelebileceğini savunmayın. Bu ihtimal var diye sokağa çıkmasını, arkadaşlarıyla görüşmesini yasaklamayın. Ona sadece ortamı anlatın ve doğru davranışlar biçimini öğretin. Gerisini kendisi halledecektir. Çocuğa güvenin. Daha doğrusu güvenilebilecek bir çocuk olarak yetiştirin.
32.Çocuğunuzu tehdit etmeyin. Eğer tehdit ettinizse, tehdidinizi yerine getirin.
33.Yerine ve yaşına göre çocuğunuzu cezalandırın, ama bu çok sık olmasın. (Sık olursa cezanın caydırıcılığı kalmaz).


Bu Yazı 2393 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar