Anne Babalara Söyleyeceklerim Var
..        
Sadece anne babalara değil, dedelere, ninelere, halalara, teyzelere, abi ve ablalara... Kısacası çocuğun en yakınındakilere söyleyeceklerim var.
1. Üzüm üzüme baka baka kararır ya, çocuklar da en yakınlarındakine baka baka yetişirler. En yakınlarında bulunan sevdiklerini taklit ederek hayata başlarlar.
Anneler, babalar, dedeler, nineler, amcalar, halalar, teyzeler, ablalar, abiler vesaireler! Çocuklarınıza sizler örnek olacaksınız. Kısacası çocuklar size bakarak yetişecek, gelişecek, sizi örnek alarak yarınlara hazırlanacaklar. Şu halde önce siz çocuklarınızı yapmak istediğiniz insanlar gibi olmaya çalışın. Çocuklarınızın okumasını istiyorsanız önce siz okuyun, dürüst olmalarını istiyorsanız önce birbirinize karşı, sonra da herkese karşı dürüst olun.
2. Sabahları birbirinize ve tabiî çocuklarınıza surat asmayın, gülümseyin. Yaratılmışlar arasında yalnızca insan oğlunun gülümseyebildiğini, bunun büyük bir mazhariyet olduğunu hep aklınızda tutun. Bilin ki, gülümseme, nezle gibi, esneme gibi bulaşıcıdır. Karşınızda tebessüm eden birini görürseniz tebessüm etmeye başlarsınız. Size biri gülümsediğinde siz de birine gülümsersiniz. Böylece zincir uzar gider. Siz siz olun tebessümün en küçük ışığını bile fark etmeye çalışın.
Sabahları yataktan kalktığınızda hem birbirinize, hem de çocuklarınıza mutlaka "iyi sabahlar" dileyin. Akşamları ise çocukların önünde, siz yetişkinler, birbirinize güzel sözler söyleyin. Birbirinize iltifât edin. Yatarken de birbirinize "iyi geceler" dilemeyi unutmayın.
3.Hem birbirinizin, hem de çocuklarınızın küçücük başarılarını ödüllendirin. Hatalarını abartmadan, dramatize etmeden hatırlatın. Gerekiyorsa, yaşına uygun cezacıklar verin. Hatta kendi cezasını tayin etmesini isteyin.
4. Çocuklarınıza sık sık hikâye-masal anlatın. Ya da çocukluk anılarınızı hikâyeleştirerek, merakını uyandıracak biçimde çocuklarınıza aktarın. Onlarla birlikte ibret dersleri çıkarmaya çalışın. Bunu bir oyuna dönüştürün.
5. Anne-baba olarak birbirinizi sevin ve sevginizi abartmadan dışa vurun. Bir babanın evladına verebileceği en iyi armağan, annesini gerçekten sevmektir. Tabiî bir anne için de bu geçerlidir.
6.Ayda bir günü "aile günü" ilân edin. O gün aileyi bir araya toplayın. Pasta yeyin, şarkılar, ilâhiler söyleyin, geçmişten, gelecekten konuşun. Maksat hem aile bireylerini birbirlerine yaklaş- tırmak, hem de aile hayatını tekdüzelikten çıkarıp olabildiğince eğlenceli bir serüvene dönüştürmek.
7.Aile ile ilgili konularda (ev değiştirme, evi boyatma, kâğıtlama, yeni bir şey alma, yeni bir kardeş gibi) çocuklarınızın da fikrini sorun. Ailede olup bitenlere ilgisiz kalmasına kesinlikle göz yummayın.
8.Çocuk yatağını topladığında, odasını süpürdüğünde, gömleğini ütülediğinde teşekkür edin. Yaptığı işi biraz eksik ve noksan da yapsa kusurunu abartarak yüzüne vurmayın. "Yatağını topladığın için teşekkür ederim, yükümü hafiflettin, ama işi şöyle yapsaydın yüküm daha fazla hafiflemiş olurdu" şeklinde konuşun.
9.Çocuklarınızla birlikte pastalı-meşrubatlı Kur'an-kitap okuma, ya da müzik-ilâhî dinleme seansları yapın. Onlar okusun siz dinleyin. Bazen siz okuyun, çocuklarınız dinlesin. Okuduklarınızı birlikte yorumlayın. Böylece yorum kabiliyetleri inkişâf eder.
10.Her birinin mümkünse özel kitaplıkları olmasını sağlayın. Birlikte kitap almak için kitapçıları gezin, ama kitabı siz seçmeyin, yalnızca danışmanlık yapın. Kitabı bırakın çocuklar seçsin, parayı da onlar versin. Böylece kitabın, tıpkı gıda maddesi gibi bir ihtiyaç maddesi olduğunu öğrenecekler.
11.Televizyon seyredecekseniz birlikte seyredin. Seyrettiğiniz filmleri kendi inanç ve kültürünüzün imbiğinden geçirip yorumlayın. Gerekiyorsa yaşadığınız toplumun değer hükümlerinin ışığında eleştirin. Eleştirel bakışı çocuklarınıza da kazandırma ya çalışın. Bu, her filmden etkilenmelerini önleyecek, her duyduklarını kabulden alıkoyacak, kendi sistematiklerini ve hayat görüşlerini geliştirecektir.
12.Aileyi televizyona kilitlemeyin, her akşam sohbet etmek için fırsatlar icat edin. Sohbet aile bireylerini birbirine bağlar.
13.Zaman zaman (özellikle kutsal gecelerde) tüm aile birlikte namaz kılın, tüm aile birlikte diz çöküp el açın ve dua edin. Böylece hem duanın ve ibadetin rahatlatıcı atmosferini hissedeceksiniz, hem ailece aynı Yaratıcıyı tanımanın ortak huzurunu yaşayacak- sınız, hem de moral değerleri aynı anda paylaşmanın mutluluğunu duyacaksınız.
14.İstemediğiniz davranışlarını abartarak anlatmak yerine, iyi yaptıklarını övün. Çocuklar aptal değildir: Övmediğiniz davranışların yanlış davra- nışlar olduğunu anlayacaklardır.
15.Çocuklarınıza başka çocukları örnek göster- meyin. Başka çocukları övmeyin. Övülen çocuğun, annesinin sevgisini çaldığını düşünür ve övülen çocuğa düşman olur.
16.Çocuk yanlış yaptığı zaman bağırıp çağırmayın, hemen kızıp köpürmeyin. Önce onu dinleyin. Sonra yanlışın niçin yanlış olduğunu açıklayın. Ayrıca yanlışlarına ve hatalarına rağmen onu sevmeye devam ettiğinizi söyleyin.
17.Samimî arkadaşlarını eve getirmesine izin verin. Hatta bu konuda teşvikkâr davranın. Böylece arkadaşlarını tanıma fırsatı bulacaksınız. (Söyle arkadaşını kim olduğunu söyleyeyim.)
18. Her istediğini yapmayın, imkânlarınız sınırsız olsa bile her istediğini almayın. Gerektiğinde ona "hayır" demesini bilin. Hemen arkasından neden "hayır" dediğinizi açıklayın.
19.Çocuğunuzun yanında birbirinize kaş-göz işaretleri yapmayın, imalarda bulunmayın, fısıldaşmayın. Bu hareketler çocuğu kuşkulandırır. Kendisinden bir şeyler sakladığınızı, hatta onu dışladığınızı düşünmeye başlar. Daima dürüst, net ve açık olun. Gerekirse çocuğunuzla tartışmaktan kaçınmayın, ama tartışırken babalık-annelik otoritesinden sıyrılın, akranıymışsınız gibi, eşit şartlarda, arkadaşça tartışın. Bu onun cesaretini arttıracak, git gide tartışma âdabını öğrenecektir.
20.Çocuklarınıza mutlaka doğruları söyleyin. Bilin ki bir kere yalanınızı yakalarsa bir daha size güvenmeyecek, bu da ilerki yaşlarında güvensiz ve ürkek bir insan olmasına yol açacaktır.
21. Sözünü sık sık kesmeyin. Kendi doğrularınızı dayatmayın. Onu anlayışsızlıkla suçlamayın.
22.Çocuklarınıza öcü-bücü masalları anlatmayın. Korku filmlerini izletmeyin. Etkilenmediğini iddia etse de korkutucu masallardan ve filmlerden yoğun olarak etkileneceğini bilin.
23.Verdiğiniz sözü yerine getirin. Yerine getiremeyeceğiniz sözü asla vermeyin. Şayet bir terslik olmuş da sözünüzü tutamamışsanız ondan sıcağı sıcağına özür dileyin. Ve en kısa zamanda bu hatanızı telâfi edin.
24. Aile içi sorunların en önemlisi, iletişim- sizliktir. Herkes aynı çatı altında, zaman zaman da aynı salonda, yahut oturma odasında ayrı dünyaları yaşıyor. Bunu gidermek için hem birbirinizle konuşun, hem de çocuklarınızla.
24. Dikkat! Çocuklarınıza her zaman bir şeyler öğretmek zorunda değilsiniz. Her cümlenizle bir ders vermeniz gerekmiyor. Bazen sadece konuşun yeter. Hatta havadan-sudan söz edin. Unutmayın ki, hayatın tümü ders değildir, tamamiyle ciddi bir olay da değildir. Hayatın içinde insan ruhunu ve şuurunu rahatlatıcı boşluklarla hoşluklar da vardır. Bunu zaman zaman yapın ki, çocuklarınız sizi gördükleri zaman gerginleşmesinler, rahatlasınlar.
25. Ailece hep bir şeyler paylaşın. (Gezi, yemek, alışveriş, sinema, tiyatro, konser, cami, türbe, oyun, v.s.)
26. Çocuklarınızdan kaynaklanan problemleri çözmek için atacağınız en önemli adımların başında sabır gelir. Bir de sükûnetinizi korumak. Her şartta sabredin ve sakin olun. Önce problemin temeline inin. Pratik çözümler üretin, ama problemin özünde sizden kaynaklanan bir şeyler varsa, çözümün kalıcı olmasının ondan sonraki davranışlarınıza bağlı bulunduğunu unutmayın.
27. Çocuklar kendilerini anlatırken, dinler gibi yapmayın, can kulağıyla gerçekten dinleyin. Dinlemezseniz hemen hissederler ve çözümü başka yerlerde (sokakta, arkadaşlarında, yanlış insanlarda) aramaya çıkarlar.
28. Bir suç işlediğinde, örneğin sigara içerken yakaladığınızda saçınızı-başınızı yolmayın, çok üzülmüş gibi yapmayın, artık onu sevmiyormuşsunuz gibi davranmayın. Oturup onunla konuşun. Neden sigaraya yöneldiğini (kendini ispat, stres, özenme) tespite çalışın. Size güvenmesini sağlarsanız gerisi kolaydır. Ama güvenini kazanamazsanız hiçbir sorununu çözemezsiniz.
29. Çocuklarınızı özgür düşünmeye teşvik edin. Önlerini tıkamaya kalkışmayın. Siz siz olun çocuk- larınızı susturmayın. Bırakın konuşsunlar, bırakın düşüncelerini ve yorumlarını açıklasınlar.
Bütün bunlar hem anne babanın, hem de çocukların mutluluğu için...Çünkü bugünün sadece anne babaları mutlu olursa, yalnız bugünlerimiz mutlu olur...Bir de bugünün çocukları mutlu olursa, yarınlarımız da mutlu olur.
Bu Yazı 2329 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar