Avrupa Birliği Çöküşe Doğru mu Gidiyor?
..        
1958 yılında temelleri atılan ve dünya üzerinde bir benzeri bulunmayan Avrupa Birliği borç krizi nedeniyle tarihinin en zor zamanlarını geçiriyor. 1930'lu yıllarda yaşanan Büyük Buhran'ın ardından 2008 yılında Amerika'da patlak veren Mortgage krizi ve şu anda Avrupa ülkelerinin yaşamakta olduğu borç krizi dünya tarihinin gidişatı açısından büyük önem taşıyor. 2008 global kriz neticesinde ABD'nin gerek ekonomik gerekse siyasi açılardan güç kaybına uğradığı ve geleneksel güç dengelerinin sarsılması suretiyle Doğuya kaymakta oldu- ğu ve sürecin hala devam ettiği görülmektedir. ABD her ne kadar Dünya'nın jandarması rolünü oynasa da eski gücünün ve kudretinin geride kaldığı Arap Baharında oynadığı düşük profilli rolünden anlaşılmadır.
Öte yandan yaklaşık 300 yıldır dünya üzerinde düşünsel, ekonomik ve siyasi açılardan etkisini devam ettiren Batı, borç krizi nedeniyle tam bir cendere içine girmiş durumda. Global krize yüksek kamu borçlarıyla giren Avrupa ülkeleri, genişletici politikalar nedeniyle kamu açıkları sürekli olarak artmış ve büyüme perfor- mansları azalarak sürdürülmesi mümkün olmayan borç oranlarına ulaşmışlardır. Kamu borçlarına ilişkin endişe- ler bankacılık sistemine ilişkin görünümü kötüleştirerek Avrupa'daki kriz daha da ağırlaşmıştır. Bunun sonucunda da hem piyasalarda hem de reel sektörde güven ortamı ciddi şekilde zarar görmüş hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ekonomilerde büyüme yavaşlamış, özellikle Euro Bölgesi ekonomisine ilişkin resesyon beklentileri giderek kuvvetlenmiştir. Mevcut borç krizi giderek ağırlaşırken kredi krizine doğru hızla yol alıyor. Son 1 yıldır dünya ekonomisini kasıp kavuran borç krizi İrlanda ve Yunanistan ile başlayıp İspanya ve İtalya'ya oradan da çekirdek Avrupa'ya sıçramaya başladı.
Bu durum tıpkı ABD'nin yaşadığı 2008 yılında yaşadı- ğı duruma benzer bir şekilde Dünyanın batı yakasındaki geleneksel güç dengelerinin artık gelişmekte olan ekonomilere ve Doğuya doğru kaymasına işaret ediyor. Artık ne Amerika eski Amerika, ne de Avrupa Birliği eski AB'dir. Yeni güç dengeleri yeni bir ekonomik ve siyasi denge yörüngesine oturmak üzeredir. Ancak buradan yüzyılın projesi olan Avrupa Birliği dağılmak üzeredir diyemeyiz. Fakat Euro Birliği büyük bir sistemik kriz geçirmektedir.
Bu sorunun aşılması çekirdek Avrupa'nın Euro'unun kurtarma maliyetiyle çıkarlarının ne kadar çakıştığına bağlı bir durumdur. 9 Aralık 2011 AB Liderler Zirvesi bu açıdan tarihi bir zirve niteliğindedir. Liderler zirvesinde İngiltere dışında diğer 26 AB ülkesi Euro Bölgesi'ni korumak için katı bütçe kurallarıyla daha sıkı birlik oluşturma konusunda anlaşarak yola devam kararı verdiler. Almanya Şansölyesi Merkel ve Fransa Cumhur- başkanı Sarkozy, Euro Bölgesi ülkeleri için sıkı bütçe ve borç kurallarının blokun ana ilkesi olabilmesi amacıyla AB'nin tümünün Lizbon anlaşmasının değiştirilmesinde uzlaşmaya varmasını istiyordu.
Ancak İngiltere anlaşma değişikliğinin çıkarlarına uymadığını ve bağımsızlığının kaybı anlamına geleceğini öne sürerek veto edeceği belirtti. Euro Bölgesinin birliği konusunda anlaşmanın yürürlüğünün gecikmesi ve üye ülkelerin parlamentolarınca kabul edilmemesi durumun- da bu sadece Avrupa için değil küresel ekonomi için ciddi yıkıcı etkiler yaratabilecek bir gelişme olacaktır.
Türkiye'nin Avrupa ülkelerine olan ihracatının % 47 civarında olduğu düşünülürse, Euro'nun parçalanması- nın Türkiye ekonomisi üzerinde yapacağı tahribatın etkisi de bir hayli fazla olacaktır. Euro Bölgesi´nin çökmesi halinde yıllarca sürecek bir global bunalımın başlayacağı- nı ve bunun Batı ülkelerinde işsizlik oranının yüzde 20´nin üzerine çıkmasına yol açacağı açıktır.
Euro Bölgesi´nde düzensiz bir temerrüdün yaşanma- sı ve sorunlu 5 ülkenin de Euro Bölgesi´nden ayrılması halinde bir finansal felaket ve global bunalım tetiklene- cek ve böyle bir felaket Avrupa ülkelerinde GSYH´yı yüzde 10´dan fazla azaltacaktır. Bu durum dünya ülkelerinin GSYİH sıralamalarında ciddi değişiklikleri gündeme getirecek ve Avrupa ülkeleri daha alt sıralara, kümelere düşecektir.

Bu Yazı 2022 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar