Başarı İçin Psikolojik Kondisyon
..        
Napoleon Hill'in başarı yolundaki kondisyon; yani yapabilme gücü ile ilgili çok çarpıcı bir sözü vardır: “İnsanın aklı neyi kavrar ve neye inanırsa onu gerçekleştirebilir.” Yani sahip olduğu değerlere göre kendisini hazırlayıp başaracağına inanırsa ancak onu başarır.
Bizim burada üzerinde duracağımız kondisyon anatomik ve fizyolojik kondisyondan ziyade “Psikolojik Kondisyon”dur. Yani, motivasyon, zeka, eğitim ve duygusal istikrar yönünden, insanın belirli bir düzeye ulaşmasını sağlamaktır. Psikolojik kondisyon ile özgüven sahibi olmak birbiriyle bağlantılıdır. Dolayısıyla psikolojik kondisyonu yüksek olanların özgüvenleri de yüksektir. Ancak özgüvenin yüksek düzeyde olmasıyla narsis yani enaniyetin yani süper ego düzeyinin, bencilliğin, başkalarını beğenmemenin bir olduğunu söylemek mümkün değildir. İkisini ayırım sınırlarını iyi belirlemek gerekir.
Yıllar önce bir profesör hocamızdan şöyle bir şey dinlemiştim. “Allah her insanı aynı düzeyde yaratmamıştır. Her insanın cevheri bir değildir. Kimi insanın cevheri demirden, kimisinin bakırdan, kimisinin gümüşten, kimisinin altından, kimisinin elmastan, kimisinin yakuttan, kimisinin zümrütten vs. Bunun hikmeti bizce meçhul. Ancak Allah kime ne vermişse; yani kimin cevherini hangi maddeden yaratmışsa, o insanın sahip olduğu cevherin gelebileceği en yüksek düzeyde olmasını ister. Örneğin bir insanın cevheri demirden ise, örneğin onun en iyi demir parmaklık olmasını veya bir arabaya en iyi kaporta olmasını ister. Eğer bakırdan yaratmışsa, onun en iyi işlenmiş bir Erzincan hediyelik eşyası olmasını ister. Eğer gümüşten yaratmışsa, onun, tabiri caizse, en iyi bir biblo olmasını ister. Eğer altından yaratmışsa, onun en iyi bir altın broş olmasını ister. Eğer elmastan yaratmışsa, onun Kaşıkçı Elması gibi bir elmas olmasını ister vs.
İşte başarıya giden yolda, özellikle gelişmemiş ülkelerde yapılan en önemli bir yanlışlık, kişinin kondisyonuna yani yapabilme gücüne göre yönlendirme yapılmamasıdır. Örneğin cevheri bakır olan birinden Kaşıkçı Elması olması için hedef gösteriliyorsa onun kesinlikle başarısız olacağını söyleyebiliriz. Bu, 50 kiloluk bir güreşçiye ağır sıklette dünya şampiyonu olan bir güreşçi ile güreşmesini tavsiye etmek gibi bir şey olur. O halde yapılacak en önemli bir şey, kişinin kondisyonuna, müktesebatına yani sahip olduğu değerlere ve yapabilme gücüne göre hedef belirlemesini sağlamak onu başka bir şekilde motive ederek başarılı olmasını sağlamaktır.
Bunu bir anekdotla örnekleyelim.IBM'nin kuru- cusu Tom Watson'un yardımcısı, bir gün çok büyük bir yanlış yapar ve şirketi 10 milyon dolarlık bir zarara sokar. Watson, yardımcısını odasına çağırır. Adam odaya adımını atar atmaz: “Herhâlde istifamı isteyeceksiniz” der.Watson: “Şaka mı yapıyorsun? Sadece senin eğitimine 10 milyon dolar harcadık” der.Şimdi böyle bir motivasyonla saik kazanan bir elemanın psikolojik kondisyonunun ne kadar gelişebileceğini düşüne- biliyor musunuz? Eğer, böyle bir elemanı klasik yönetim mantığıyla değerlendirerek cezalandırır- sanız, yani işten atarsanız böylesine devasa bir firmanın, gelecekte ondan elde edilebileceği daha yüksek faydaları engelleyebilirsiniz. Geleceğimizin vizyonunu tasarlarken psikolojik kondisyonumuza eskilerin tâbiriyle müktesebatımıza göre ayar vermeyi unutmamalıyız. Aksi takdirde tüm çaba- larımız boşa çıkabilir.

Bu Yazı 2338 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar