Bediüzzaman Kürt Devleti Fikrine Karşıdır / Hatıra
03.03.2016        

BEDİÜZZAMAN KÜRT DEVLETİ FİKRİNE KARŞIDIR

 

Mondros Mütarekesi sonrası İstanbul’un işgal altında olduğu günlerde devrin meşhur gazetecilerinden birisi olan Şeyhül muharririn namıyla bilinen Konsolidçi Asaf Bey, o günlere ilişkin bir hatırasını şöyle nakleder:

Bir gün Divanyolu’ndaki matbaamızda otururken odaya bir adam girdi. Kıyafeti tuhafça idi. Başında külaha benzer bir şey vardı. Bu adamı görünce Mevlanzade ayağa kalktı, beni göstererek:

 ‘Efendim’ dedi, ‘Başmuharririmiz Konsolidçi Asaf…’

Ve bana hitap ederek:

‘Oğlum’ dedi. ‘Bu zat en büyük din alimlerimizdenBediüzzüman Said Nursi’dir.’

Bende o zaman Bediüzzaman’la konuşmaya başladım. Hakikaten yüksek ilmi konuşmaları ile çok müstefit oldum. Bundan sonra, sık sık matbaamıza geliyordu. Onunla konuşuyorduk. Bazen birlikte dışarı çıkıp şehir içinde gezdiklerimiz bile oluyordu.

Bilmem ne kadar zaman sonra idi. Said Nursi İstanbul’dan ayrılmıştı. Memleketine mi yoksa başka bir yere mi gitmişti, şimdi hatırlamıyorum. Almanya ve müttefikleri büyük bir hezimete uğramışlardı. Memleket parçalanmış, vatanın her parçasında yeni hükümetler türemeye başlamıştı. Ermenistan da bunlardan biridir. Mevlanzade Rıfat Bey, bir gün bana dedi ki:

 ‘Oğlum Ermenistan hükümeti kuruluyor. Onların Ermenistan kurmalarına karşılık, imparatorluk dağıldığına göre bizde Kürdistan kuralım’

Ben hayretle yüzüne bakınca, o bana dedi ki:

 ‘Ben vatan haini değilim. Onu yıkanların Allah belasını versin. Birer hırsız gibi kaçtılar. Filhakika bir Kuva-yı Milliye var, ama ümit pek zayıf. Mu’cize devrinde değiliz. Ben bu işi Said Nursi’ye yazacağım. Çünkü onun nüfuzu çok kuvvetlidir. Hatırı çok sayılır. Onun için bu zata bir mektup yazıp göndereceğim. Ve ondan teşrik-i mesai isteyeceğim.’

Mevlanzade mektubunu yazıp gönderdi. Bundan on gün kadar geçmişti, belki de on beş gün, hatırlamıyorum. Bir gün matbaamızda oturuyorduk. Misafirlerimiz de vardı. O zamanlar Bahriye Nazırı olan Cakalı Hamdi Paşa ile Divan-ı Harb-i Örfi Reisi nezdimizde idiler. Şuradan buradan konuşuyorduk. Bu sırada posta müvezzii odaya girdi ve bir mektup bırakarak çıkıp gitti. Rıfat Bey mektubu okurken yüzünü ekşitiyor, hiddetlendiği aşikar görülüyordu. Rıfat Bey mektubu okuduktan sonra bana fırlatarak:

 ‘Oku da gör’ dedi. ‘Bediüzzaman benim tekliflerimi reddediyor. (Ben senin fikrine taraftar değilim) diyor.’

Mektubu gizli okumak çok ayıp olacaktı. Aşikar olarak okumaya başladım. Cakalı Hamdi Bey ile Divan-ı Harb-i Örfi Reisi Mustafa Paşa da dinliyorlardı. Bediüzzaman’ın bu cevabı mektubu aynen hatırımda olmamakla beraber, Bediüzzaman bu mektubunda, Mevlanzade’nin Kürdistan kurma teklifini reddediyor: ‘Rıfat Bey, Kürdistan teşkil etmek değil, Osmanlı İmparatorluğunu ihya edelim. Bunu kabul edersen canımı bile feda ederek çalışırım’ diyordu. Benim aşikar olarak okuduğum mektubu misafirlerimiz de dinledikten sonra Mustafa Paşa, Mevlanzade’ye:

 ‘Rıfat Bey, sen yanlış düşünüyorsun. Bediüzzaman doğru söylüyor. Kürdistan kurmak değil, Osmanlı İmparatorluğunu yeniden kurmak lazımdır’ dedi….

Yine aynı dönemde “Kürt Teali Cemiyeti”nin reisi Abdülkadir’den gelen Kürdistan kurma tekliflerine de Bediüzzaman şu cevabı veriyordu:

“Allahü Zülcelal Hazretleri, Kur’an –ı Kerimde, ‘Öyle bir kavim getireceğim ki, onlar Allah’ı severler, Allah da onları sever’ diye buyurmuştur. Ben de bu beyan-ı İlahi karşısında düşündüm, bu kavmin bin yıldan beri alem-i İslamın bayraktarlığını yapan Türk milleti olduğunu anladım. Bu kahraman millete hizmet yerine dört yüz elli milyon hakiki Müslümanın kardeşliğine bedel birkaç akılsız kavmiyetçi kimsenin peşinden gitmem.” (Bilinmeyen Taraflarıyla Bediüzzaman Said Nursi/Necmeddin Şahiner)

Bediüzzaman’ın bölücülere tepkisi:

BediüzzamanSaid Nursi, başta Şeyh Said isyanı olmak üzere tüm isyan ve bölücülük hareketlerinin karşısında olmuş; hem isyancıların isyan teşebbüslerinden vazgeçmeleri için, hemde halkın isyancılara destek vermemesi ve isyanlara katılmaması yönünde çok büyük gayretler sarfetmiştir. Onun Şeyh Said isyanı öncesi kendisinden destek talep eden isyancılara verdiği cevap çok çarpıcı ve ibretlerle doludur. Necmeddin Şahiner’in Bilinmeyen Taraflarıyla Bediüzzaman Said Nursi isimli kitabından aynen aktarıyoruz:

Şark isyanından bir müddet önce, Erek Dağında Kürt aşiret ağalarından ve Hamidiye Paşalarından Kör Hüseyin Paşa geldi. Bediüzzamanla hususi görüşmek istedi ve ona hitaben:

 “Üstadım, bu talebeleri çıkart. Sizinle mahrem görüşeceklerim var” dedi.

Bediüzzaman da, “Hüseyin Paşa! Bunlar benim vücudumun azaları gibidir, ayrı değiller” dedi.

Bunun üzerine Hüseyin Paşa heybesini açarak bir mendil çıkardı. Mendil altınla dolu idi. Bediüzzamana, “Bu minnetsiz olarak benim malımın zekatıdır. Bunu kabul et, fakirlere, misafirlere ve talebelere sarfet.”

Bediüzzaman çok hiddetlendi ve Paşaya “Paşa! Sen hiç alim ve hocalara sormadın mı? Zekat, yerinden nakil olur mu? Senin köyünde fakir akraban ve yakınların yok mu? Niçin getirdin?” diyerek reddetti.

Bunun üzerine Hüseyin Paşa: “Sizinle bir müşaverem var. Askerim hazır, atlar hazır, silahlar ve cephaneler de hazır. Sizden emir bekliyoruz.”

Bediüzzaman: “Sen ne diyorsun? Ne yapacaksın? Kiminle harbedeceksin?

Hüseyin Paşa: “Mustafa Kemal’le.”

Bediüzzaman: “Mustafa Kemal’in askeri kim?”

Hüseyin Paşa: “Ne diyeyim… İşte askerdir.”

Bediüzzaman: “Askerler bu vatanın evladıdır. Senin ve benim akrabalarımdır. Kime vuracaksın? Onlar kime vuracak? Düşün, idrak et. Ahmed’iMehmed’e Hasan’ı Hüseyin’e mi kırdıracaksın?”

Hüseyin Paşa: “Böyle bir hayattansa ölmek daha iyidir.”

Bediüzzaman: “Ne olmuş hayata. Sen hayatından bezmişsen, bütün Müslümanların, bütün zavallıların günahı ne, onlardan ne istiyorsun?”

Hüseyin Paşa şaşırdı ve mütehayyir kaldı. Sonra “Sen benim elimi ayağımı soğuttun. Ben şimdi aşiretimin korkusundan evime gidemem. Bütün aşiretler toplanmışlar. Benden söz alacaklar. Ben şimdi gidip, bu şekilde anlatsam, diyecekler: ‘Hüseyin korktu.’ Beş para ettin beni.”

Bediüzzaman: “Kullar arasında beş para ol. Allah katında makbul ol.”

 


Bu Yazı 999 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar