Beyin ve Bağımlılık
..        

Son yıllarda sinir bilimdeki gelişmeler bize yeni ufuklar açmaya başladı. Nörofelsefe, nöroteoloji konuları alt çalışım birimleri olarak bilim çevrelerinde heyecan uyandırmaya devam ediyor. Aynı şekilde beyin ve davranış arasında ki ilişki bağımlılık alanında da yeni bilgileri sunmaya devam ediyor.
Yapılan araştırmalarda içki, sigara bağımlılığı dışında kumar, alışveriş, spor, siber seks ve teknolojinin de beyinde bağımlılık oluşturduğuna dair ipuçları bulundu. Bilimsel çalışmalar bu tür davranışların beyindeki ortak haz ve zevk alanları nın dopamin kimyasalının salgısı ile doğrudan ilişkisini doğrular niteliktedir.

DOPAMAİN nedir?
Dopamin merkezi sinir sisteminin hormon düzenlemesinde önemli rol oynayan bir kimyasaldır. Cinsiyet ve büyüme hormonlarına etkisi bilinmektedir. Depresyonda olan kişinin beyninde serotoninle birlikte dopamin salgılaması da azalmaktadır. Haz duygusu ile ilgili olan dopamin, mutluluk duygusu ile ilgili olan kimya- sal serotenin arasında yatay bir ilişki vardır. Uykusuz kalan kişiler de beyin, savunma olarak dapomin salgılamasını arttırır. (Presinoptik resep- tör duyarlılığı azalır, negatif geribildirim kalkar ve dopamin salgılanır) Bunun için uykusuzluk depresyonu azaltırken mani türü akıl hastalıklarını tetikleyebiliyor. Madde bağımlılığında da zevk duygusu ile ilgili bu kimyasalın önemli rolü vardır.
Madde kullanımında kesilme durumunda ortaya çıkan titreme gibi belirtiler Parkinsonlu hastalarda görülen bozulmalara benzer. Parkinson dopamin sistemi nöron (sinir hücresi) hasarı ile ilgilidir.Yapılan çalışmalar kronik alkol alınımında beyinde dopaminerjik sistemin faaliyetinin yavaşladığını göstermektedir. Başlangıç alkol kullanımında dopamin salınımı artarken uzun kullanımda azalması alkolün histo toksit (zehir) etkisini göstermektedir.

Alkol ve Opiyat sistem (Beyin Morfinleri):
Neşelilik, motor canlanma, ateşin düşmesi, ağrının azalması gibi işlevlerle ilgili beyin hormonu endorfindir. Kan plazmasında endor- findir. Kan plazmasında endorfin seviyeli ile alkol bağımlılığı arasındaki ilişki bu maddenin ölçümü ile alkol bağımlılığı tanısı koymanın mümkün olacağı tezini doğrulamaktadır. Alkolün uyarıcı etkisinde bu sistemin rolü olduğu görülmektedir.
Bilindiği gibi sporda ve beden egzersizleri esnasında da bu hormon salgılanır. Bunun için spor esnasında kişi ağrı duymaz ve zevk alır. Ağrılar egzersiz bittikten sonra vücut soğurken başlar.

Dopamin ve haz alma:
Normal şartlar da beyin sabit seviyede dopamin üretir. Dopamin alıcılarının (reseptör) sadece bir bölümü devreye girer. Madde kullananlarda beyinde dopamin üretimi büyük ölçüde artıyor ve alıcıların tümü devreye giriyor.
NewYork'taki Brook Hava Ulusal Laboratu- arında beyin mekaniği, görüntüleme yöntemleri ile belirlenmeye çalışılıyor.Haz alma sürecinde temel güç olarak dopamin kimyasalı üzerinde duruluyor. Acı ve hazla ilgili bilginin bir hücreden diğerine sıçramak için bu kimyasal gerekli.
İşte bağımlılar da bu kimyasalın beyinde üretimi ileri derecede artıyor. Kişi maddeyi aldığında kendisini çok zinde hissediyor ve beyin burada yanılıyor. Bu yanılmaya karşı kendisini korumaya alarak alıcı sayısını azaltıyor. Böylece kullanıcının ruh durumu ilacı almadan önceki ruh durumuna göre daha kötü oluyor. Böylece bağımlılığa neden olan geribildirim başlıyor. Dopamin alıcıları sürekli devreden çıktığı için maddeyi alanla aynı etkiyi yakalamak için dozu arttırıyorlar. (Tolerans gelişimi) Böylece bağımlı- lığın ilk adımı atılmış oluyor.
Madde kullanan kişiler bırakın daha çok mutlu olmayı artık kendilerini sadece normal hissetmek için uyuşturucu almak zorunda kalıyorlar.

Tedavideki Rol:
2002 yılında populer Scienc ve New Scientist dergilerinde çıkan Nora Volkow ve arkadaşlarının 17 kokain kullanan denek üzerinde yaptığı çalışma yer aldı. Bu araştırmanın sonucu beyinde dopamin alıcı sayısı arttıkça kişinin haz alma duygusunun arttığı şeklindeydi. PET yöntemi ile çekim esnasında hastaların zevk duygusunu öğrenen araştırmacı bu ilginç sonucu bulmuştur. Bu bilgi tedavide biz hekimlere yol göstermektedir. Böylece beyindeki dopamin reseptörlerini azaltan ilaçlar (vigabatrin gibi) teorik olarak kokaine duyulan arzuyu azaltacaktır. Hatta içki içme, uyuşturucu kullanma arzusunu arttıran buzun viski bardağındaki sesi gibi sesler dopamin miktarını arttırıyordu.

Bu çalışmalar bağımlılık tedavisinde beyin biyokimyasallarının yapısını değiştiren ilaçların can alıcı rolünü doğruluyordu.
Hatta bazı bireylerde doğuştan dopamin alıcıların eksik olması bağımlılığa eğilim gösteriyordu. Japonların kolay sarhoş olmalarının beyinsel eğilimleri ile ilgili olduğu tezini doğruluyordu. Yahut kronik stres nedeniyle, olumsuz yaşantılar nedeniyle beyinlerdeki dopamin alıcılarını kaybedenlerin bağımlılığa eğilimli olduklarını gösteriyordu. Sadece alışkan- lıkla değil uzun süreçli depresyonlar da beyinde dopamin reseptörlerinin azalması ve içkiye eğilim arasındaki sebep-sonuç ilişkisi ilginçtir.

Alkole alışmanın kimyası:
Tekrarlayan dozlarda alkol kullanımı sonrası motor inkoordinasyon (sarhoş dengesizliği ve konuşması, yürüyememesi) sakinlik, neşe ve bulanlı gibi etkilerde duyarlılık azalır.( Tolerans ) Kişi daha fazla alkol alarak aynı etkiyi elde etmeye mecbur kalır.
Hatta bazı müsekkin haplar kullananlar da çapraz tolerans gelişerek çok alkol almış gibi etki ortaya çıkar.
Kişi neşeliyken veya üzüntülüyken aldığı alkolün etkisi aynı değildir. Bu beyin iç kimyasallarının o anki durumu ile ilgilidir. Kişi tekrarlayan miktarlar da madde kullanırsa gittikçe dozu arttırır. Beyin hücreleri maddeyi sürekli istemeye başlar.
Hem insanlarda hem de deney hayvanlarında kronik alkol tüketimi bağımlılık geliştirir. Deney hayvanlarında da kriz (kesilme) belirtilerine rastlanır. Hayvan irkilir, korkar, kuyruğu titrer, aynı hareketleri tekrarlar.
Madde alınımı kesildikten sonra alınan maddenin tipine göre değişmek üzere 24/72 saat içinde yoksunluk belirtileri başlar ilaç arayışı davranışı yoğunlaşır.

Alkolün beyin fonksiyonunun artıcı sıkıntı giderici, keyif verici etkisini elde etmek için şiddetli bir arzu uyanır. Kişinin her şeyini riske ederek bu davranışa yönelmesi artık onun elinde olmayan bir şeydir. Bu ilaç arama davranışı bazı ilaçlarla giderilmektedir.

Metadon tedavisi:
Günümüzde eroin bağımlılığına karşı kullanılan bir yöntemdir. Ciddi akademik tartışma konusudur. Hekim kontrolünde ve sabit günlük dozda tutulursa kesilmeyi ve krizi kontrol edebiliyor. Fakat hastalar genellikle ek eroin alarak tedaviyi bozuyorlar. Bu maddeye de bağımlılık gelişiyor. Eroinin bağlandığı beyin alıcılarına bağlanır, ancak etkisi yavaştır, bunun için krizi önleyecektir. Sentetik bir eroin olan metadon hiçbir şey yapamayan hekimler için bir seçenek olarak tedavide kullanılmaktadır.


Bu Yazı 5143 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar
  • Ali Deniz Özgül 01.07.2015 13:07:11
    Doğuştan dopamin reseptörü az olan insanlarda bağımlılığa yatkınlık olduğunu söylediniz ama reseptör miktarını azalttığını söylediğiniz ilacın bağımlılık tedavisinde kullanılabileceğini söylediniz çelişkili değil mi ?