Beynimizin Psikosibernetik İşlem Merkezleri
..        

İnsan vücudunun kumanda merkezi olan beyin üzerine ne kadar çok yazı yazsak azdır. Zira beyin olmadan insan hiçbir şey yapamaz. Üstelik binlerce yıldır üzerinde çalışmalar yapıldığı halde, halâ beynin fonksiyonları ve mutlak kapasitesi anlaşıla- bilmiş değildir.

Geçende bir televizyon kanalında konuşma yapan değerli bir arkadaşımız “insan beyninde, insanı evliya ya da eşkıya yapan merkezler mevcuttur” şeklinde bir ifade kullanınca, ben de bu konuyu düşünmeye başladım. Gerçekten nasıl ki, bir barajın kumanda merkezi vardır ve orada binlerce düğme ile baraj kumanda edilmektedir, aynen öyle de, insanın beyninde de birçok fiili, vücut makinesine uygulatacak işlem merkezleri mevcuttur. İnsan kendisine tevdi edilen “cüzi irade” ile bu kumanda merkezlerinden istediğini kullanma yetkisine sahiptir.

İnsanın beynindeki bu sayısız işlem merkezleri, pasif bir vaziyette durmasına rağmen, insan kendi cüzi iradesiyle beynindeki kumanda merkezine giriyor ve istediği düğmeye dokunabiliyor. Üstad Bediüzzaman, vesvese bahsinde, insanın bazen serbest kaldığını ve hayalinin rasgele dolaştığını ve bu arada şeytanların vesvese vermek için hücum ettiğini söyler. Üstadın bu ilginç tespitini kendi hayatımda birçok kez yaşamış bulunmaktayım. Hiçbirimiz sütten çıkmış ak kaşık olmadığımız için, zaman zaman zihnimiz kontrolden çıkıyor ve dış etkenlerin de yardımıyla beynimizdeki yanlış düğmelere basabiliyoruz. İnsan hatadan hali olmadığından, maalesef hatalar, günahlar ve yanlışlıklar işleyebiliyoruz. Yani bu bizim genlerimizde, Hz Adem (AS) dan miras olarak mevcut bulunmaktadır. Ancak bastığımız yanlış düğmelerin iptal edilmesi ve tekrar o düğmelere basmamak için cüzi irademizi kontrol altına alarak, onu faydalı düğmelere yönlendirmemiz de bizim elimizde. Yeter ki, kontrolden çıkılacak bataklıklara sürükleyen çok yanlış ve zararlı bir düğmeye basmış olmayalım.

Psikosibernetik biliminde de benzer tespitler yapılmaktadır. Bu bilim dalında çalışma yapan bilim adamları, insan beyninin fonksiyonlarını pozitif hedeflere kilitleyen ve o minval üzere beyni formatlayan vizyon ve hedef belirlemesi yapıldığın da, beynin de kendisini ona hazırladığını ve tüm müçtemilatıyla ve işlem merkezleriyle o hedefe yönelik olarak çalışmasını sürdürdüğünü bildir- mektedirler.

Hepimiz, bir otokontrol ve özeleştiri yapacak olursak, hayatımızda nice yanlış düğmelere basarak yanlış yönlere ve hedeflere sürüklendiği- mizi vicdanımızda hissedebiliriz. Hele bir de yanlış arkadaşlar ve dostlar edinirsek, o zaman işimiz daha da karmaşık bir hale gelmekte ve içinden çıkamayacağımız bataklara sürüklenebilmekteyiz. Üstelik bu arkadaş ve dost bildiğimiz şahıslar, yanlışlıklara onlar sebep olduğu halde, en ufak bir sapmada tüm suçları sizin üzerinize yıkabilmek- tedirler. Bu yüzden arkadaşlarımızı çok iyi seçmemiz gerekir.

Konuyu toparlayacak olursak, beynimiz Yüce Yaratıcının formatladığı şekliyle, sonsuz denecek ölçüde iyiliklere ve kötülüklere yönlendirecek işlem merkezlerine sahiptir. Bu işlem merkezlerinin düğmeleri ise bize sunulan cüzi irademizin kontrolündedir. Bizler cüzi irademizi kullanarak istediğimiz düğmeye basabiliriz. Bu düğmelerin kırmızı sinyal verenleri olduğu gibi, yeşil sinyal verenleri de mevcuttur. Peki, bu sinyallerin kırmızı mı yoksa yeşil mi olduğunu nereden anlayacağız, diye soracak olursanız, onu cevabı da vicdan aynasında gizlidir. Vicdanımızdan ıstırap ve sızı veren sinyaller alırsak, o zaman anlarız ki, kırmızı ışık yanıyor. Eğer, vicdanımızdan ferahlık ve mutluluk veren sinyaller alıyorsak, o zaman anlarız ki, yeşil ışık yanıyor. Hepimiz bu kırmızı ve yeşil ışıkların mahiyetini vicdanımızda hissediyoruz.


Bu Yazı 2620 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar