Büyüyemez Ölü Çocuklar
..        

Daha büyüyecekti çocuklar. Güzel elbiseler giyip, bayram sabahı şen şakrak sesleri ile şeker toplayacaklardı. Oysa şimdi kan doldu gül beyazı ellerine. Kim bilir ne yakışacaktı fiyakalı bir elbise ipekten tenine… Sloganlar atıyoruz; “çocuklar ölmesin !” diye. Kaç slogan kurtardı küçük yürekleri. Son elbisesini giydi çocuklar. Gazze çocukları kandan elbiseyle tamamladı kimsenin umurunda olmayan ömürlerini. Dünya seyrediyor çirkin tezgâhı. Ama çocuklar ölüyor. Çocuklar giyiyor atılan her bombada, kandan entariyi… Ölüm efendidir şimdi Gazze'de… Ölüm hâkimdir ruhlara. Toprak cevap veremez olanlara… Gazze'de çocuklar yeni bir dua deniyor. Kızıl başlı ejder savurdukça bedenleri… Şimdi kör yarasa kanla kaim olacağını sanmakta ve içtikçe zevklenmekte kanları… Ellerim sustu. Dilim kutlu sözlere dönmüyor artık… Vahşeti seyrederken yüreğimin bir yerinde bir şehir yok oluyor… Bir baba yavrusu kollarında ağlıyor… Benim yüreğim kavisler çizerek gezdiriyor ruhumu… Bir baba bu kadar severken evladını… Rabbim nasıl çok seviyordur kulunu diye düşünmekteyim şimdi…
Rabbim seviyor Gazzeli çocukları… Onları cennetine alacak kadar seviyor… Peygamberine komşu yapacak kadar seviyor… Rabbim seviyor onları… Ve zaman susmakta şimdi… Yarasına bakmaya korkmakta… Zalimin kılıcı zamanı orta yerinden böldü… Zaman durdu. Saatler hep aynı yerde… Kulaklarımda kutlu bir müjde, bir isyan çığlığı gezinmekte;
“ Zalimler için yaşasın cehennem !”. Demekte. Bu haykırışı duydukça yürek çölüme yağmurlar inmekte sağnak sağnak…
Sonra kendime bakıyorum… Ne yaptık? Diye. Bu kaçıncı zillet yaşadığımız Batı Trakya, Bosna, Karabağ, Kafkasya, Doğu Türkistan, Bağdat, Gazze ecdadımızın emanetlerini gözümüz önünde çiğniyorlar… Selahattin'in emaneti öksüzlerin bedenleri lime lime ediliyor. Bizler bakıyoruz. Anlıyorum ki ruhumuz çoktan terk etmiş bedenimizi. Çocuklar orada üşürken kalın pardösülerimize sarınıp hızlı adımlarla lüks evlerimize koşuyoruz. Böyle susarsak bir gün bu yangın Allah göstermesin eteklerimize yapışacak. İnsanlık için esfel-i safilin bu olsa gerek… Vahşeti seyreden Romalı barbarlar gibi…
Kutsal toprakların kutsanmış çocukları siz korkmayın! Bu bir Peygamber (S.A.V.) öğretisidir. Korkmayın Allah ( c.c.) sizinle… Biliyorum sokaklarınızda su yerine kan akıyor şimdi… Vampirin evlatları avuçlarını kan ile yıkıyor…
Ya Kâinat Efendisi Hazreti Muhammed (S.A.V.)'in ümmetine ne demeli… Söylenecek çok şey var ama… Sözün bittiği yerde Merhum Akif'in lisanı ile seslenmek istiyorum:

“Atiyi karanlık görerek azmi bırakmak...
Alçak bir ölüm varsa, eminim, budur ancak.
Dünyada inanmam, hani görsem de gözümle.
İmanı olan kimse gebermez bu ölümle:
Ey dipdiri meyyit, "İki el bir baş içindir."
Davransana... Eller de senin, baş da senindir!
His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin?
Hayret veriyorsun bana... Sen böyle değildin.”


Bu Yazı 2843 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar