Çocukluk Hayata Kök Salma Dönemidir
17.07.2013        

ÇOCUKLUK, HAYATA KÖK SALMA DÖNEMİDİR

Ferhat ASLAN

 

Anne babalık, aslında bir çeşit çiftçilik mesleğidir. Çiftçinin elindeki temel malzeme tohumdur. Amacı ve hedefi ise, tohumun içindeki potansiyeli açığa çıkarmaktır. Yani mesela, bir limon çekirdeğinden, dalında binlerce limon asılı bir ağaç çıkarmaktır.

Amacı budur ama görevi başkadır. Amaç ile görevi karıştırmaz çiftçi.

Evet, çiftçinin görevi, amaca giden yolları açmak ve ortam hazırlamaktır.

Çekirdeğin içindeki potansiyeli ve zenginliği ortaya çıkarmanın yollarını açmak ve ortam oluşturmak öyle kolay bir görev değildir. Her kişinin değil, çiftçinin işidir.  

Aşamalara dikkat edilmezse, çürüme ihtimali de söz konusudur çekirdeğin.

Bir örnek üzerinden konumuzu açmaya çalışalım.

Mobilya sektöründe çok kullanılan meşhur çin kamışından yola çıkalım istedim.

35 metreden daha fazla boy atan çin kamışından öğreneceğimiz çok şeyler vardır.

Çiftçi kamışı eker. Eker ekmesine ama üzerinden beş sene geçtiği halde, sadece ve sadece 70 santim boy atmıştır.

Fakat çiftçide en ufak bir endişe ve telaş söz konusu değildir. Zira çiftçi toprağın üstü ile  değil, altı ile meşguldür.

Ancak bu beş senede toprağın altında muazzam gelişmeler olmuştur. Kamış toprağın altına tam otuz beş metre kök salmıştır. Çiftçinin bu beş senede beklediği ve hedeflediği de budur zaten.

Yani bu beş senelik yatırım ve uğraş, kökler içindir, toprağın altı içindir. Toprağın üstü, dal, budak, yaprak ve meyve şimdilik gündemde yer almamaktadır.

O yüzden çiftçinin acelesi yoktur. Bu gizli ve hemen dönüşü olmayan yatırımın, uzun vadeli bir yatırıp olduğunu bilmekte ve ilerideki meyvelerini görür gibi, sabırla ve temkinle hareket etmektedir. 

Beş sene boyunca sadece yetmiş santim kadar boy atan ve bütün gelişimi toprağın altına dönük olan Çin kamışı altıncı seneye girdiğinde, şaşırtıcı bir hızla tam on metre boy atmıştır. Evet, beş senede yetmiş santim, bir senede tam on metre.

Devam edelim.

Yedinci sene on sekiz yirmi metre ve nihayet onuncu senesine gelindiğinde ise otuz beş, kırk metreyi bulmuştur.

Otuz beş metre yüksekliğindeki bir kamışı ayakta tutabilmek için, yere sağlam basmak gerekir.

Çiftçi bu sırrı bildiği için, önce temele yatırım yaptı, sağlam bir temel olmadan bu kamış ayakta duramazdı.

İşte aynen bu bitkide olduğu gibi, bir bebek de anne ve babaya verilen bir tohum gibidir. Altmış, yüz sene yaşayacak olan bu bebeği, gelecekte bekleyen zor hayat şartları vardır. Bu hayat şartlarında ayakta durabilecek, doğru hareket edebilecek, dürüst ve adil bir hayat sergileyebilecek bütün alt yapı bu ilk beş on senede oluşturulmaktadır. Bunun yedi senede tamamlandığını söyleyen uzmanlar vardır.

Onun için anne ve babaların bir çiftçi hassasiyeti ve bilinci içinde hareket etmeleri önemlidir. Çocuğun çocukluğunu yaşaması ve değerler bilinci içinde büyümesi lazımdır.

Çocuk, ne versen onu alır, ne yapsan onu görür, ne desen onu duyar, nasıl davransan onu taklit eder ve ha keza…

Kısacası anne babanın her hali, her davranışı, her sözü, her bakışı, bitkinin köklerine verilen su, gübre, ilaç gibidir.

Temel sağlam atıldıktan, kökler iyice yer ettikten sonra gerisi kendiliğinden gelir. Ayrıca çocuğun geleceği için hesap kitap içine girmeye gerek yoktur. Çocuk ne olacaksa olur. Kimse ona engel olamaz. İncecik bitkilerin, önlerine çıkan kaya parçalarını deldiği gibi, sağlam kök salmış çocuklar da, ileride önlerine çıkan her türlü engeli aşar ve olması gereken hedeflerine doğru yürürler.

Her anne babanın amacı, ruhen ve bedenen sağlıklı, kendisine ve topluma faydalı, mutlu birer birey yetiştirmektir. Ancak görevleri başkadır. Çoğu zaman, görev ile hedefi karıştırdığımız kanaatineyim. Bir amaç belirleyip, çocuğu amaca doğru çekiştirmek, sürüklemek değildir görevimiz.

Yapılması geren, amaca giden yolları açmak, gelişim ortamı sağlamak ve yürümeyi ona bırakmaktır.


Bu Yazı 3438 Defa Okunmuştur.

Yazıya Ait Fotoğraflar

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar