DOST KELAMI
..        

Sevgili Dostlar,
Rabbimize şükürler olsun Tefekkür Dergimizin 2. sayısıyla tekrar huzurlarınızda olmanın kıvancı içinde bulunmaktayız.
İnşallah Rabbimiz nasip eylerse sizlerle daha dolgun daha muhteviyatlı daha geniş daha kaliteli bir dergi çıkarmanın azmi içinde bulunmaktayız.
Yeni yazarlar, yeni konular, yeni makaleler, şiirler ve düşündürücü vecizeler sizlerle beraber olmak istiyoruz. En güzel günlerin sizlerin olması dileğiyle bu ay ki yazımızla sizleri baş başa bırakıyorum.

İnsanı Tanımak Zor

Adamın biri kumsalda yürürken ayağı eski bir lambaya takılmış. Lambayı kumların içinden çıkarıp; Niye olmasın, “belki bunun içinden cin çıkar” diyerek lambayı ovalamaya başlamış. Bir süre sonra, gerçekten de lambadan koca bir cin çıkmış.
Adam çok şaşırmış. Cin önce adamı sakinleştirmiş, sonra konuşmaya başlamış; “Tamam tamam. Beni lambadan kurtardın. Bu, bu ay içinde dördüncü şişeden çıkarılışım ve bu işten çok sıkılmaya başladım, bu yüzden üç dileği unut. Sadece bir dilek hakkın var.”
Adam bir süre düşünmüş ve “her zaman Hawaii'ye gitmek istedim ama uçaktan korkarım ve deniz beni çok kötü tutar. Benim için Hawaii'ye bir köprü yap böylece arabayla oraya gidebileyim” demiş.
Cin gülmüş ve “bu imkansız. Bu işin lojistiğini düşün! Köprünün ayakları nasıl Pasifik'in dibine ulaşabilir? Ne kadar beton gerektiğini düşün. Hayır!.. Hayır. Başka bir dilek düşün” demiş.
Adam tamam demiş ve gerçekten güzel bir dilek düşünmeye başlamış en sonunda.
“Ben insanları hiç anlamıyorum. Kendime dost seçiyorum, çok bağlanıyorum. Selamı kesiyor. Birini çok seviyorum, severken sevmez oluyor. Birine güveniyorum, önce o aldatıyor. Birine dostluk elimi uzatıyorum, beni düşman sanıyor. Kime meramımı anlatsam beni ya anlamıyor yada yanlış anlıyor. Bana insanları tanımayı öğret” demiş.
Cin beklemeden cavaplamış; Köprü iki şeritli mi olsun yoksa dört şeritli mi?
Evet sevgili dostlar,
“Eğer şu fani dünyada beka istiyorsan,
Beka fenadan çıkıyor.
Nefsi emare cihetiyle fena bul ki
Baki olasın
Dünyaperestlik esasatı olan ahlak-ı seyyieden tecerrüd et, fani ol.
Daire-i mülkünde ve malındaki eşyayı Mahsub-u Hakiki yolunda feda et.
Mevcudatın adennüma akıbetini gör. Çünki şu dünyadan bekaya giden yol fenadan gidiyor.” (17. Söz’den)

*Deve kuşlarının beyni gözlerinden küçüktür.
*Karınca delikleri ve Ayı inleri daima kuzeye bakar.
*Bir insanın damarları arka arkaya konsa dünyayı iki kez dolanır.
*Nobel barış ödülü yapımcısı bir dinamit yapım uzmanıydı.
*Kargalar ortalama 120 yıl yaşarlar.
*Yetişkin bir insan günde ortalama 25.000 kez nefes alıyor.
*En uzun boylu insan Korededir. Boyu 3.10 cm.
*Normal hayatımızın 12 yılı uyuyarak 6 yılı banyo yaparak 5 yılıda yolda geçiyor.
*Ünlü satranç ustası Kasparov saniyede 120 hamle düşünebilir ifadesi kesinlikle
yanlıştır.Kendisi saniyede sadece 2 hamle düşünebildiğini ifade etmiştir.
*İnsan vücudundaki en sağlam kas dildir.
*Kadınlar erkeklere göre iki kat fazla göz kırparlar.
*İlk doğduğumuzda 300 kemikle doğuyoruz daha sonra bu 260' a düşüyor.
*Ortalama bir buz dağının ağırlığı 20 milyon tondur.
*Normal bir insan hayatı boyunca iki büyük havuzu dolduracak kadar tükrük sargılar.
*Nevton yerçekimini 23 yaşında buldu.
*Ortalama iki yılımız telefonla konuşarak geçiyor.
*18 Şubat 1979 yılında Sahra Çölüne kar yağdı.
*Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe ayaklarının uzunluğuna eşittir.
*Kangurular geri geri yürüyemezler.
*Sığırların 4 tane midesi vardır.
*Bir köstebek sadece bir gecede 90m tünel kazabilir.
*Timsahların ağızlarını açma gücü kapatmalarından zordur.

EN İYİSİ OL…!

Dağ tepesinde bir çam olamıyorsan, vadide bir çalı ol,
Dere kenarında en iyi küçük çalı sen olmalısın,
Çalı olamıyorsan, bir ot parçası ol bir yola ferahlık ver.
Bir çiçek olamıyorsan, bir balık ol ama gölün içinde en canlı balık sen olmalısın,
Cadde olamıyorsan, patika ol.
Kazanmak ya da kaybetmenin ölçüsü yoktur.
Sen neysen, onun en iyisi olmalısın.
(Douglas Malloch)


Bu Yazı 2357 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar