Darülaceze
..        

Din, dil, ırk, cinsiyet ve mezhep farkı gözetmeden, cami, kilise ve havrasıyla düşkünlere hizmet eden dünyada tek hayır kurumu
Kelime manası olarak Düşkünler evi olan bu müessese, dinimizin ve kültürümüzün fakire, yoksula, yardım tavsiyesi ve emirleri doğrultusunda kurulmuş hayır ve yardım kuruluşlarından biridir. Öyle ki, sadece müslümanlara değil, düşkün olan herkese kapısı açık bir şefkat yuvasıdır.
1895 yılında Sultan II. Abdülhamit Han tarafından kurulan darülaceze, kurulduğu günden bugüne otuz bini çocuk olmak üzere toplam yüz bin kişiye şefkat yuvası olmuş. Halen altı yüz elli'ye yakın kişiyi de, kuruluş felsefesi doğrultusunda, dil, ırk, cinsiyet ve mezhep farkı gözetmeksizin cami, kilise ve havrasıyla dünyada eşi benzeri olmayan bir hayır kurumu olarak barındırmak- tadır.
116 yıldır kimsesiz, sakatlara, yaşlılarave bakıma muhtaç çocuklara hizmet veren Darülaceze'nin, halen geçerli 15 Nisan 1916 tarihli Darülaceze Nizamnamesine göre amacı :
“İstanbul da doğmuş ve yerleşmiş olup ta malül, iş göremez durumda olan geçinmesini temin edecek miktarda mala malik olmamakla beraber kazanabilme imkânlarından da aciz olduğu halde İstanbul da veya taşrada kanunen kendisine bakacak kudrette ve mükellefiyette bulunmayanlar ve sokakta bulunmuş olanlara” hizmet etmek olarak belirtilmekte ve Sakinlerden iş yapmaya elverişli olanların mevcut iş yerlerinde bedeni kabiliyetleri ve akli durumları ile mütenasip işlerle meşgul edilecekleri, terzilik, kunduracılık, marangozluk, çorapçılık, demircilik ve dokumacılık gibi her zaman işe yarayan ve her vakit lâzım olan sanatlara yönlendirilmeleri ve yaptıkları ürünlerin satışları ile buradan elde edilecek gelirlerin sanat işlerinde çalışan acizlerle çocukların yevmiyeleri verildikten sonra geri kalan miktarın Darülacezeye irat kaydedileceği”şeklinde ifade edilmektedir.
Darülacezenin tarihine baktığımızda, İstanbul'daki dilencileri, başı boş gezen sokak çocuklarını, cami avlusunda yatan kimsesiz ve alilleri bir araya toplayıp ıslah ederek sanat sahibi yapmak, kimsesiz alillerin son ömürlerini huzur içinde geçirmelerini sağlamak maksadıyla zamanın Padişahı İkinci Abdülhamit Han'ın, Sadrazam Halil Paşa'ya, Rıfat bir Darülaceze kurulmasını ferman etmesiyle çalışmalara başlandığını görüyoruz.
Rıfat Paşanın da bu yönde yaptığı çalışma sonucunda, Darülaceze'nin Okmeydanı'nda kurulması- nın muvafık olacağını ve inşaatının 72.000 altın liraya çıkabileceğini padişaha arz etmesi ve Padişahın onayı ile Okmeydanı'nda inşaata başlanmış.

Darülaceze'nin kuruluş masraflarını karşılamak üzere. Padişah II.Abdülhamit Han, nakit olarak on bin altın lira vermiş, yedi bin altın lira kıymetindeki eşyasını da hediye etmiş. Bu iş için ayrıca piyango tertip edilmiş ve toplanan teberrularla elli bin altın lira toplanmış. Sadrazam Halil Rıfat Paşa da evindeki bazı kıymetli eşyayı satarak kuruluşa iştirak etmiş olduğunu ve 31 Ocak 1896 da hizmete girdiğini görüyoruz.
Başlangıçta, 6 aceze, 1 erkek, 1 kadın hamamı, 2 hastane pavyonu ile mutfak, imalathane çocuk yuvası, yetimhane, cami, kilise ve memur binaları olarak inşa edilmiş, daha sonraları İngiltere'den çamaşır makinaları getirilerek çamaşırhane ve bulaşıcı hastalıklara yakalanmış kişilerin kıyafet ve eşyalarını basınçlı su buharı ile dezenfekte edilme yeri olan tebhirhane ilave edilmiştir. Zaman içerisinde müdüriyet binası, hastane ve aceze dairelerinin bir kısmına kalorifer tesisatı yapılmış, daha sonra de müesseseye bir fırın ilave edilmiş.
Kurulduğu günden bu yana ibadete açık cami, kilise ve havra'sıyla bir hoşgörü ve merhamet sembolü olarak o günlerden bu güne modernleşerek gelen Darülaceze- de, sağlık hizmetleri ön plânda olup, haftanın yedi günü ve 24 saat, röntgen dahil bütün uzman hekim kadrosuyla 200 yataklı tam teşekküllü hastanesinde doktor,diş hekimi, uzman fizyoterapist, hemşire, röntgen teknisye- ni,laboratuvar teknisyeni ve hasta bakıcısı gibi sağlık personeli nezaretinde hastalar tedavi edilmekte, gerektiğinde daha büyük sağlık kurumlarında tetkik ve tedavileri yaptırılmaktadır.
Darülaceze bünyesindeki poliklinik, sakin servisleri, çocuk yuvası ve rehabilitasyon merkezi mevcut olup, Kurum polikliniğinde sakinlere, personele ve halka ayaktan teşhis ve tedavi hizmeti verilmekte, çocuk yuvasında, sokağa terkedilmişken, buraya getirilen 0- 6 yaş grubu çocukların barınma, yiyecek, giyecek, sağlık ihtiyaçları karşılanmaktadır.
Kurum bölümlerinden,Yeterli sakinler dairelerinde, günlük yaşam aktivitelerini yardımsız yerine getirebilen erkek ve kadın sakinlerin her türlü ihtiyacı ayrı ayrı kısımlarda görülmekte, Yarı yeterli sakinler dairelerinde, Günlük yaşam aktivitelerini kısmen yapabilen erkek ve kadın sakinlerin her türlü ihtiyacı yine ayrı ayrı kısımlar- da olmak üzere karşılanmaktadır.
Yatağa bağımlı, günlük yaşam aktivitelerini yardım- sız yerine getirmeyen erkek ve kadın sakinlerin de her türlü barınma, yiyecek, giyecek, sağlık gibi ihtiyacı yatalak erkek ve yatalak kadınlar dairelerinde ayrı ayrı karşılanmakta olup haftada bir defa ve ayrıca gerek görülen diğer günlerde bütün hastaların banyoları ve saç sakal tıraşları yaptırılmaktadır. Bu dairelerde Sorumlu Hekiminin başkanlığında sakin sayısına göre yeterli sayıda hemşire ve hastabakıcı tarafından bu asil ve ulvi bakım hizmetleri kurulduğundan bu yana verilmektedir.
İçişleri Bakanlığına bağlı olarak hizmete devam eden tarihi Darülacezeden başka, İstanbul'da bir de Büyükşehir Belediyesine bağlı olarak hizmet veren, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Sağlık ve Sosyal Hizmet- ler Daire Başkanlığı Bünyesinde Türkiye nin en büyük huzurevi olarak bin kişiye kişiye hizmet verebilecek donanıma sahip 151.000 m2 alan üzerinde 1999 yılında açılmış olup eğitimli 550 personeli ile İstanbul Kayışdağı 'nda huzur evi olarak toplam yirmi beş alanda hizmet veren Kayışdağı Darülacezesi vardır.
Dokuz yaşam sitesinin bulunduğu Kayışdağı Darüla- ceze tesislerinde hayatını tekerlekli sandalyeye bağımlı olarak sürdüren sakinlerin kaldığı Umut Sitesi, demanslı ve alzheimerli Sakinlerin kaldığı Çınar Sitesi, yatağa bağımlı sakinlerin kaldığı Huzur Sitesi, zihinsel engelli sakinlerin kaldığı Dolunay ve Papatya Siteleri, kendi kendine yetebilen sakinlerin kaldığı Güven, Zümrüt ve Sevgi Siteleri ile Çocuk Evi, sakinlerin ihtiyaçları doğrultu- sunda dizayn edilmiş.
Kuruma kabulü gerçekleşen sakinlerin hayati ihtiyaçlarının yanı sıra, sosyal ihtiyaçlarını da karşılamak amacıyla kütüphane, internet kafe, sinema salonu, hobi bahçesi, mini hayvanat bahçesi, doğal dinlenme alanları sunulmuştur. Kayışdağı Darülaceze, tarihteki şekli ile kimliğine uygun bir şekilde üç dini kucaklayan bakış açısı ile Cami, Şapel (hristiyan ibadethanesi) ve Midraş (Musevi okulu)'ı da bünyesinde bulundurmaktadır. Sakinlerin periyodik tıbbi muayeneleri kurum bünyesinde çalışmakta olan diş hekimi, aile hekimi, psikiyatrist, nörolog, fizik tedavi uzmanı ve intaniye uzmanı tarafından düzenli olarak yapılmaktadır Rehabilitasyon merkezinde eğitimciler gözetiminde resim, müzik, el işi, çiçek, ahşap boyama ve el becerileri çalışmaları ve pek çok sosyal faaliyet yaptırılmaktadır..
Artık günümüzdeki huzurevleri de, geçmişte ecdadımızın dini hassasiyetlere öncelik vermek suretiyle kurdukları bu çeşit müesseselerden olup, devlet desteğinin yanında, , hayırseverlerin de bağış ve yardımlarıyla değişen şartlar ve yeni imkânlar doğrultusunda hizmeti daha da ileriye götürme gayreti içerisinde olan darülacezelerdir.


Bu Yazı 3206 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar