Derin Devlet Söylemi
..        

Derin devlet, ülkemizde çok kullanılan ve sıkça duyduğumuz kavramlardan birisidir.
Derin devlet, genellikle, Devlet bünyesindeki gizli yapılanmaları; kanunsuz oluşumları; kaynağını anayasa ve yasalardan almayan güç ve otoriteleri; Devletin ve milletin bilgi ve tasarrufu dışında meydana getirilen görev, yetki ve sorumluluğunun sınırları bilinmeyen kişi, grup veya mercileri ifade etmek için kullanılan bir kavramdır.
Ülkemizde herkes duymuştur derin devleti. Ancak Devletin bakanları, başbakanları bile bilmez derin devletin ne olduğunu. (veya bilmediklerini söylerler) Kimdir, nedir, kimlerden teşekkül etmiştir? Gücü nedir, imkanı nedir, yetkisi, etkisi, sorumluluğu ne kadardır? Kimin sorumluluğunda çalışır, emir ve talimatları nereden alır ve kime hesap verir? Teşkilat, görev, yetki ve sorumluluklarının kaynağı hangi anayasa ve yasa maddeleridir?... Sorular, sorular… Kimse cevaplamaz, cevabını kimse bilmez. Görünmeyen, bilinmeyen, halktan gizlenen bir tabu. Milletin ensesinde adeta demokrasinin kılıcı gibi tutulan, millete karşı bir baskı ve tehdit unsuru olarak kullanılan; herkesin korktuğu, ürktüğü, çekindiği, ancak mahiyetinin hiç kimsenin bilmediği bir tabu ve gizli bir güç!
Mahiyetinin bilinmemesi hep gizli bir muamma olarak kalması, derin devleti daha da tehlikeli bir konuma taşımaktadır. Çünkü pek çok karanlık suç odağı, daha rahat ve kolay suç işleyebilmek için kendilerine derin devlet süsü verip, derin devlet imajı oluşturarak muhatapları üzerinde baskı kurmaya ve taleplerini yaratılan korku havasında elde etmeye çalışmaktadır. Mesela; geçtiğimiz günlerde basında çıkan bir haberde , bir mafya babasının uzun zaman kendisini “derin devlet mensubu bir subay olarak tanıttığı ve bu şekilde muhatapları üzerinde baskı kurarak menfaat sağladığı anlatılıyordu.
İşin aslı, esası, mahiyeti bilinmediği için, derin devlet imajını herkes istediği gibi kullanabiliyor. Eline silahı, sopayı kapan veya gizli kapalı iş çeviren herkes hemen “derin devlet” kavramına sığınabiliyor. Kimse de soramıyor ki “sen gerçekten derin devlet misin, öyleyse kimliğini, atanma belgeni göster” diye.
Sade Anadolu insanının zihnindeki derin devlet imajına bir göz atalım:
Faili bilinmeyen, suçlusu bulunmayan tüm olumsuzlukların, olayların, suçların sorumlusudur ve günah keçisidir derin devlet.
Halkın atfettiği kimlik ile; klasik tek parti dönemi CHP zihniyetine sahip, ırkçılık anlamında ulusalcı, İslami değerlere karşı uzak ve soğuk, halkı ve halk tercihlerini fazla ciddiye almayan, demokrasiden hoşlanmayan bir devletçilik anlayışı ile; kendisini milletin kurtarıcısı üstün varlık olarak gören tetikçi bir grubun sahip olduğu ve kullandığı gizli bir güç ve bilinmeyen bir otorite imajı taşır derin devlet kavramı.
Son altı aydır güvenlik güçlerince yapılan operasyonlarla peş peşe ortaya çıkartılan çeteler ve diğer suç örgütleri adeta dudaklarımızı uçuklatıyor. Ne zaman televizyonu açsak mutlaka yeni bir çete haberiyle karşılaşıyoruz. İnsan şaşırıyor ve hayretler içerisinde kalıyor. Meğer etrafımızda neler oluyormuş da biz uyuyormuşuz demekten kendimizi alamıyoruz.
Bir ilçemizde gizemli bir olay meydana geliyor ve ülkenin Başbakanı “ucu nereye varırsa varsın sonuna kadar gideceğiz, araştıracağız” diye beyanat veriyor. Ne demek ucu nereye varırsa varsın? Vatandaşların canına ve malına kasteden, bu ülkenin insanlarının huzur, güvenlik ve esenliğini bozan, insanı endişe ve tedirginliğe sevk eden ülkenin istikrarını, birlik ve bütünlüğünü tehdit eden bir olayda devletin en üst makamları kimlerden şüpheleniyor? Nasıl bir endişe ve zan içerisindedirler?
Bunlar ve daha pek çok soru meraklı beyinleri meşgul ediyor. Kimse tatmin edici bir cevap bulamıyor. Hiç kimsede aklına geleni açık açık soramıyor. Çünkü çağdaş yaklaşımda ilmin hocası olarak kabul edilen merak maalesef ülkemizde doğacak marazların (sıkıntıların) anası olarak kabul ediliyor. Birisi bir şeyler soracak ve söyleyecek olsa; fazla merak maraz doğurur denilerek hemen susturuluyor. Birde bizim memleketimizde insanlar yıllarca maruz kaldıkları baskıların sonucu olarak “Neme lazım bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” , “duymadım, görmedim, bilmiyorum ve merakta etmiyorum” anlayışı ile yaşar hale getirilmişlerdir.
Sonuçta birbiri ardınca ortaya çıkarılan çete ve diğer suç örgütleriyle birlikte “Derin Devlet” kavramı da daha sık telaffuz edilir olmuştur.
Güzel yurdumuzda kimsenin pek farkında olmadığı, üzerinde fazla durulmayan ve kafa yorulmayan fazla önemsenmeyen fakat çok çok önemli olan başka bir derinlik daha var : Derin Millet…!
Kanaatimizce derinlik arayanlar Müslüman Türk Milleti'ne iyi baksınlar. Yücelik, güzellik, manevi zenginlik, basiret, feraset, engin anlayış ve sağduyu, sağlam ve güçlü toplumsal bağlar, yüksek moral değerler ve milletimizin sosyal hayatında sahip olduğu üstün meziyetler milletimizin ne kadar derin ve muhteşem bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Derinlik arayanlar Kur'an dan kaynaklanan inanç esaslarımızı, güzel ahlakımızı ve milletimizin ruhu hükmünde olan milli kültürümüzü iyi tanısınlar.


Bu Yazı 2912 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar