Dostluk Kurmanın İncelikleri
04.09.2013        

DOSTLUK KURMANIN İNCELİKLERİ

Halit Ertuğrul

 

İnsanlarla iyi diyalog kurmak, dostluklar oluşturmak, kin ve nefreti kaldırmak ve sulh içinde yaşamak, her insanın idealidir. Ama bu arzu çok zaman gerçekleşemez. Bunun ne­deni, hem kişiden, hem de karşı taraftan kaynaklanıyor olabilir. Ancak, kişi, dostluk ve iyi niyet adına kendine dü­şeni yaptığı zaman, amacına büyük ölçüde kavuşacaktır.

Peki nasıl başaracaktır?

Bunu bir misalle açıklayalım:

Yazdığım bir yazıyı, son derece yanlış yorumlayan ve yanlış değerlendiren, tanımadığım bir meslektaşım beni te­lefonla aradı.

Üslûbu son derece sert, ağır ithamlara dolu ve kırıcı idi. Kavgacı bir ses tonuyla, bana cevap hakkı bile tanımadan bağırıp çağırdı.

Sabırla dinlemek zorunda kaldım. Söyleyeceklerini söyle­dikten sonra, yelkenleri indi, bir derece yumuşadı.

Ona ilk sözüm şu olmuştu: “Sizin gibi tanınmış ve kıymetli bir insan beni muhatap kabul ettiği için çok teşekkür ederim. Binlerce okuyucusu olan bir yazar tarafından adam yerine konulmak, son derece onur verici.”

Birden sustu. Bu iltifatın altındaki iğneleme canını yakmıştı. Devam ettim.

— Gözümde çok büyüttüğüm ve çok büyük bir hayranlık duyduğum sizin gibi bir insandan, size yakışır bir üslûp ve yaklaşım beklerdim. Kafamdaki ve gönlümdeki kadar ağır olmadığınıza çok üzüldüm.

— Ama bunları söylemek zorundaydım.

— Bu eleştirilerinizi kırmadan ve dökmeden söylemenizi beklerdim.

Konunun doğrusunu anlattım. Beni sessizce dinledi. Tele­fonu kapatırken de: “Bunları duyduğuma çok sevindim”, demişti. “Galiba bir hata yaptım, özür dilerim.” Bu kıymetli meslektaşım, bugün değerli dostlardan birisi­dir.

İnsanlarla iyi diyalog kurarak, onların dostluğunu kazan­mak ve onların gönüllerine girmek, Tabiî ki bir uzmanlık işidir. Bunun için insan özel bir çalışma ve çaba göstermeli­dir.

Bunlar nelerdir?

1. Toplum içinde saygın, itibarlı ve dost canlısı insanları izleyin, onların nasıl başarılı olduklarını araştırın. Elde et­tiğiniz sonuçları, hayatınıza uygulamaya çalışın.

2. İbadetlerinizi ve kulluk görevinizi eksiksiz sürdürün. Çünkü kulluk görevi, insanın zararlı yönlerini yontar, fay­dalı yönlerini artırır ve olgunlaştırır.

3. Diyalog, dostluk, başarı ve başarılı kişiler üzerine ya­zılmış kitapları okuyun. Onlardan gerekli dersleri alın.

4. Faydalı komşu ve iyi bir çevre edinin.

5. Kibar ve nazik olun. Temizliğe dikkat edin ve özenli giyinin.

6. Çevredeki insanlara gülümseyin, selâm verin ve iltifat edin. Çünkü, her insan iltifattan hoşlanır.

7. İnsanları mecbur kalmadan eleştirmeyin. Eğer eleştir­mek zorundaysanız, önce iyi yanlarını övün, sonra da ki­barca eleştirisini yapın.

8. Dostlarınızı, özel gün ve gecelerde arayın, ziyaretlerine gidin. Onların sizi aramasını beklemeyin.

9. Dostlarınıza hediye verin. Hediye gönüllerde yankı bu­lur. Onlardan size gelen en küçük hediyeye de, değer verdi­ğinizi gösterin.

10. Muhatabının seviyesine uygun konuşun. Anladığı dili kullanın. Yoksa yanlış anlar ve yanlış değerlendirmede bu­lunur.

11. Birisiyle konuşurken, karşınızdakinin sözünü kesmeyin. Bu ona karşı bir saygısızlık olur.

12. Bir dostunuzla sohbet ederken başka bir yere bakma­yın, başka bir şeyle meşgul olmayın. Bu davranışınız ona az değer verdiğinizi ima eder.

13. Dostlarınızla münakaşa etmeyin. Unutmayınız ki, hiç­bir münakaşanın galibi yoktur.

14. Konuşurken “rica ederim, lütfen, teşekkür ederim, çok naziksiniz, memnun oldum” gibi kulağa hoş gelen ve insanı memnun eden kelimeleri sık sık kullanın. Bu kibarlığınızı ve beyefendiliğinizi gösterir.

15. Sözünüzde mutlaka durun. Güvenilir bir insan olduğu­nuzu başka türlü gösteremezsiniz.

16. Vaatlerinizi mutlaka yerine getirin. Aksi halde dost­larınızın güvenini yitirirsiniz.

17. Size nasıl davranılmasını istiyorsanız, başkalarına öyle davranın.

18. Kusursuz dost, kusursuz evlât, kusursuz eş aramayın. Çevrenizdeki bu insanların kusurlarını gördüğünüzde onları bütün bütün dışlamayın. Nasıl kendinizi “kusurlarınızla, ek­siklerinizle” kabulleniyorsanız, çevrenizdeki o insanları da oldukları gibi kabullenin.

19. Dostlarınızın arkasından konuşmayın.

20. İyi günde sadece davete icabet eden, fakat kötü günde davetsiz gelen gerçek dostlar edinin.

21. Dostluğun gerektirdiği yükümlülükleri yerine getirin. Onlardan biri de, dostunun hatalarını uygun bir üslûpla söy­leme cesaretine sahip olmaktır. Çünkü kusuru kendine söy­lenmeyen insan, ayıbını hüner sanır.

22. Dost ve arkadaşlarınızla olan ilişkilerinizde şakanın dozunu çok iyi ayarlayın. Çünkü şaka ile çok arkadaş kay­bedilmiş, fakat tek bir arkadaş edinildiği görülmemiştir.

23. Ara sıra telefon rehberinizi gözden geçirin. Çoktandır aramayı unuttuğunuz dostlarınızın sesini duyun, gönüllerini alın, muhabbetinizi pekiştirerek eski dostlukları tazeleyin.

24. Her şeyi usulüne uygun yapmayı öğrenin. Dostunuzun alnındaki sineği yok etmek için balta kullanmaya kalkma­yın.

25. İki dostunuzun arasındaki ihtilâflı bir meselede aracı­lık etmeye kalkmayın. Çünkü iki dostu arasında aracılık yapan, birini kaybetmeyi göze almış demektir.

26. Her sırrınızı dostunuza söylemeyin, günün birinde, düş­manınız olmayacağını nereden bilebilirsiniz?

27. İnsanların, dünya ve hayat hakkında düşüncelerini ileri sürerlerken, karakterlerini de ortaya koyduklarını bi­lin ve oluşturacağınız dost çevreniz için bu süzgeci kullan­mayı ihmal etmeyin.

28. Yeni dostlar edinin, ama eskilerinin de kıymetini bi­lin.

29. Dostlarınızla yolda karşılaştığınız zaman, ilk selâm veren siz olun.

30. Dost ve arkadaşınızın ayıplarını görünce ihtar eden­lerden olun, ifşa edenlerden değil...

31. “Bana arkadaşını söyle senin nasıl biri olduğunu söyle­yeyim.” sözü ne kadar doğru. Bundan dolayı, sizin bir an­lamda geleceğinizi belirleyecek arkadaşlarınızı seçerken dikkatli olun. Unutmayın, aktarla arkadaşlık eden gül yağı, kasapla arkadaşlık eden iç yağı kokar.

32. Dostuna da düşmanına da yardım elinizi uzatın. Çünkü o zaman, dostunuzla daha yakın, daha samimî bir dost, düşmanınızla da dost olursunuz.

33. Hatasız dost aramayın. Hatasız dost arayan dostsuz kalır.

Toplumun içinde güvenilen, itibar edilen, sevilen ve sayı­lan bir insan olmak, hiç de zor değildir. Yeter ki, niyet edil­sin, bunun için de çaba gösterilsin.

Unutulmaması gerekir ki, uzatılan her dostluk eli sıkılır, her dostluk kalbi ve dostluk gönlü baş tacı edilir.

 

 


Bu Yazı 3209 Defa Okunmuştur.

Yazıya Ait Fotoğraflar

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar