Dünya Öküz ve Balık Üstünde mi Duruyor?
..        
Bediüzzaman Hazretleri ondördüncü lemada Refet Bey'in Sevr (Öküz) ve hûta (Balýk) dair sorusuna gayet ikna edici cevap verir.
Sorunuzda diyorsunuz ki: ”Hocalar diyorlar: Arz yani dünya öküz ve balýk üstünde duruyor. Hâlbuki arz, muallâkta (boþlukta) bir yýldýz gibi gezdiðini coðrafya görüyor. Ne öküz var ne de balýk! “
Cevap olarak: Ýbn-i Abbas (R.A.) gibi zatlara dayandýrýlan sahih (doðru) bir rivayet var ki, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtu Vesselamdan sormuþlar: “ Dünya ne üstündedir?” Þöyle buyurmuþtur: Dünya öküz ve balýðýn üzerindedir.
Bir rivayette, bir defa “Öküz üzerindedir.” demiþ; diðer defa da “balýk üzerinde” demiþtir. Hadis bilginlerinin bir kýsmý israiliyyattan alýnma ve eskiden beri nakledilen hurafe tarzýndaki hikâyelere bu hadisi tatbik etmiþler. Özellikle beni Ýsrail (Yahudi) âlimlerinin Müslüman olanlarýndan bir kýsmý, kitaplardan Sevr ve Hut (öküz ve balýk) hakkýnda gördükleri hikâyeleri hadise tatbik edip, hadisin manasýný acip bir tarza çevirmiþler. Þimdilik bu sorunuza gayet kýsa üç esas ve üç vecih söylenecek.
BÝRÝNCÝ ESAS: Beni Ýsrail (Yahudi) âlimlerinin bir kýsmý Müslüman olduktan sonra, eski malumatlarý (bilgileri) dahi onlarla beraber Müslüman olmuþ, Ýslamiyet'e mal olmuþ. Hâlbuki o eski malumatlarda yanlýþlar var. O yanlýþlar elbette onlara aittir, Ýslamiyet'e ait deðildir.

ÝKÝNCÝ ESAS: Teþbih (benzetme) ve temsiller (örnekler), havastan avama geçtikçe, yani, ilmin elinden cehlin eline düþtükçe zamanla hakikat telakki edilir.
ÜÇÜNCÜ ESAS: Nasýl ki Kuran'ýn müteþabihatý (benzetmeler, zahiri manasý kastedilmeyen ve teþbih ve temsil yoluyla hakikatlerin açýklanmasýnda kullanýlan ifadeler) var; gayet derin meseleleri misallerle ve benzetmelerle avama (ilim ve irfaný az olan) ders veriyor. Öyle de hadisin de müteþabihatý var; gayet derin hakikatleri bilinen benzetmelerle ifade eder. Mesela, bir iki risalede beyan ettiðimiz gibi bir vakit peygamber efendimizin huzurunda gayet derin bir gürültü iþitildi. Buyurdu ki: “Yetmiþ senedir yuvarlanýp bu dakikada cehennemin dibine düþen bir taþýn gürültüsüdür.” Birkaç dakika sonra birisi geldi, dedi: “ Yetmiþ yaþýndaki meþhur münafýk öldü.” Resul-i Ekrem Aleyhhiselatu Vesselamýn gayet belið temsilinin hakikatini ilan etti.
Bediüzzaman Hazretleri soruyu üç vecihle daha izah eder.

BÝRÝNCÝ VECÝH: Hamele-Arþ ve Semavat (Arþ ve Semavatýn taþýyýcýlarý) denilen meleklerden birinin ismi “Nesir” ve diðerinin ismi “Sevr” olarak dört meleði Cenab-ý Hak Arþ ve Semavata, kâinatý terbiye ve idare eden saltanatýna nezaret etmek için tayin ettiði gibi semavatýn (göklerin) bir küçük kardeþi ve seyyarelerin (gezegenlerin) bir arkadaþý olan küre-i arza (dünya) dahi iki melek nazýr ve hamele (taþýyýcý) olarak tayin etmiþtir. O meleklerin birinin ismi “Sevr” diðerinin ismi “Hut”tur. ve o ismi vermesinin sýrrý þudur ki:
-Arz iki kýsýmdýr:Biri su, biri toprak. Su kýsmýný þenlendiren balýktýr. Toprak kýsmýný þenlendiren insanlarýn hayat sebebi olan ziraat, öküz iledir ve öküzün omzundadýr. Dünyaya vekil tayin edilen iki melek hem kumandan, hem nazýr olduklarýndan, elbette balýk taifesine ve öküz nevine bir münasebet yönleri bulunmak lazýmdýr.
Belki “Gerçek ilim Allah katýndadýr.” O iki meleðin âlem-i melekut ve âlem-i misalde Sevr (Öküz) ve Hut (Balýk) suretinde temesülleri yani þekiller var.
Ýþte bu münasebete ve o nezarete iþareten ve Küre-i Arzýn o iki mühim nevi mahlûkatýný ima ederek Hz. Peygamber (S.A.V.) “Arz öküz ve balýðýn üstündedir.” Demiþ ve gayet derin ve geniþ , bir sayfa kadar meseleleri ihtiva eden bir hakikati gayet güzel ve kýsa bir tek cümle ile ifade etmiþ.

ÝKÝNCÝ VECÝH: Mesela, nasýl ki denilse “Bu devlet ve saltanat hangi þey üzerinde duruyor?” cevabýnda “Kýlýç ve kalem üzerinde” denilir. Yani “Asker kýlýcýnýn cesaretine, kuvvetine ve memur kaleminin dirayetine ve adaletine istinad eder.” Öyle de dünya madem hayat sahiplerinin meskenidir ve hayat sahiplerinin kumandanlarý da insandýr. Ve insanlarýn sahil kesimlerinde yaþayanlardan büyük bir kýsmýnýn geçimleri balýkçýlýk iledir ve sahil kesiminde yaþamayanlarýn geçimleri, ziraatle, öküzün omzundadýr. Elbette devlet kýlýç ve kalem üstünde durduðu gibi, dünya da öküz ve balýk üstünde duruyor, denilir. Zira ne vakit öküz çalýþmazsa ve balýk milyon yumurtayý birden doðurmazsa, o vakit insan yaþayamaz, hayat durur, her þeyi hikmetli yapan Cenab-ý Hak da dünyayý harap eder.

ÜÇÜNCÜ VECÝH: Eski kozmoðrafya nazarýnda güneþ gezer. Güneþin her otuz derecesini bir burç tabir etmiþler. O burçlardaki yýldýzlarýn aralarýnda onlarý birbirine baðlayacak hayali hatlar çekilse bir tek vaziyet hasýl olduðu vakit bazý esed (Yani arslan) suretini, bazý terazi manasýna olarak mizan suretini, bazý öküz manasýna hut suretini göstermiþler. O münasebete binaen o burçlara o isimler verilmiþ. Þu asrýn kazmoðrafya (Astronomi) nazarýnda ise güneþ gezmiyor. O burçlar boþ ve iþlevsiz kalmýþlar. Güneþin yerine dünya geziyor. Öyleyse o boþ, iþsiz burçlar ve yukarýdaki iþlevsiz daireler yerine, yerde dünyanýn yörüngesinde, küçük ölçekte o daireleri oluþturmak gerektir. Þu halde gökteki burçlar dünyanýn yörüngesinden suret ve mahiyyetini aksettirecek, þekillenmiþ olacak. Ve o halde dünya her ayda gökteki burçlarýn birinin gölgesindedir. Güya dünyanýn güneþ etrafýnda dönerken çizdiði farazi dairesi bir ayna hükmünde olarak, semavi burçlar o aynada temessül ediyor (görünüyor).

Ýþte bu vecihle Resul-i Ekrem Aleyhisselatu Vesselam, belirttiðimiz gibi bir defa öküz üzerindedir, bir defa balýk üzerindedir demiþ. Evet mucizu-l beyan olan lisaný nübüvvete yakýþýr bir tarzda, gayet derin ve çok asýr sonra anlaþýlacak bir hakikate iþareten, bir defa “Öküz üzerindedir” demiþ. Çünkü Küre-i Arz yani dünya o soru sorulduðunda, sevr (öküz) burcunun gölgesindey- di. Bir ay sonra yine sorulmuþ “Balýk üzerindedir” demiþ. Çünkü o vakit dünya balýk burcunun gölgesindeymiþ.

Ýþte Allah Resulü istikbalde anlaþýlacak bu ulvi hakikate iþareten ve dünyanýn vazifesindeki hareketine ve seyahatini ima ederek ve semavi burçlar, güneþ itibari ile iþsiz ve misafirsiz olduklarýna ve hakiki iþleyen burçlar ise dünyanýn yörüngesinde bulunduðuna ve o burçlarda vazife gören ve seyahat eden Küre-i Arz olduðuna remzen (iþareten) “Dünya öküz ve balýðýn üstündedir” demiþtir.

Son olarak bazý Ýslami kitaplarda Sevr ve Hut'a dair acaip ve akýl dýþý hikayeler, israiliyattýr veya temsilattýr. Veya bazý hadis alimlerinin yorumlarýdýr ki bazý dikkatsizler tarafýndan o yorumlar hadis zannedilerek Resul-i Ekrem Aleyhisselatu Vesselama isnad edilmiþ.

Yazýmýza Kuran'da geçen güzel bir dua ile son verelim.
“Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düþer de bir kusur iþlersek bizi onunla hesaba çekme.” (Bakara 2:286)
“Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öðrettiðinden baþka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki ilmi ve hikmeti her þeyi kuþatan sensin. ” (Bakara 2:32).

Bu Yazı 3284 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar