Gazneli Mahmut, Firdevsi ve Şehnamesi
17.01.2014        

GAZNELİ MAHMUT, FİRDEVSİ VE ŞEHNÂMESİ

Muhammed Acıyan

                                                                                                                          

 Dünya tarihinde Gazneli Sultan Mahmud’un benzeri sarayında aylıklı dört yüz şair bulunduran şiir ve şair dostu başka bir hükümdar var mıdır?

Sarayında himaye ettiği şairlerden Unsurî’nin tencereleri gümüşten, sofra takımları altındandı.

Destan şairi Tus’lu Firdevsî’ye her beyti için bir altın vermeyi vaad ederek altmış bin beyitlik Şehnâme’yi yazdırdı.

Sarayında dört yüz maaşlı şairle, büyük bir kütüphanesi vardı.

Dünyanın üç büyük destanından biri olan Şehnâme’nin baştaki medhiyeler dışında on dört yerinde övülen Gazneli Sultan Mahmud yüksek seciyeli, edebî zevk sahibi, cömert ve eşsiz bir hükümdardı.

Şairler Sultanı Unsurî, savaşlarını (gazâ) anlatan yüz seksen beyitlik bir kaside ile üç bin beyitlik bir şiir defteri (divan) kaleme aldı.

Eski Türklerle, İranlıların yaşayış, gelenek ve yiğitliklerini anlatan bir destan yazdırmağı kafasına koydu. Bunu en iyi, usta şair Esedî’nin yazabileceğini öğrendi.

Esedî’yi çağırttı:

- İran-Turan savaşlarını anlatan bir destan yazdırmak istedim. Şair dostlar buna en layık olanı Esedî’dir dediler.

-Sultanım, şair dostlar teveccüh buyurmuşlar. Başta ihtiyarlık olmasa, yaşım müsait olsa arzunuzu gerçekleştirmeğe çalışırdım.

 -Bunu kim başarabilir?

-Şairler sultanı Unsurî ile konuşun. Ama bu büyük işi ancak Firdevsî başarır. Zaten destan uslübu ile yazıyor ve sizi çok seviyor.

Sultan Unsurî’yi çağırdı, düşüncesini ona açtı:

- Düşündüğüm destanın şairi kim olabilir? Dedi.

 -Unsurî:

-Sultanım Tus’lu Firdevsî kalkabilir, dedi.

Sultan, Firdevsî’yi huzuruna aldı:

-Bir destan yazdırmak istiyorum. İran ve Turan destanını…

-Hünkarım şu anda elli sekiz yaşındayım. Tuslu’yum, çiftçi çocuğuyum. Fakirlikten büyüdüm. Acı tatlı meyveler, sevinçli kederli günler gördüm. Sizin tahta çıktığınızı duyunca yeni bir Feridun’la dünyamız şerefleniyor dedim. Bundan sonraki eserlerimizi size sunmağı düşündüm. Çünkü sizi herkes çok seviyor, ve Allah’ın kılıcı “seyfü’d-devle” diyorlar. Allah ömür verirse isteğiniz olan destanı Şehnâme’yi size sunacağım, dedi.

Sultan:

- Her beyiti için sana bir altın vaad ediyorum. Her beytine bir altın vereceğim.

Firdevsî, Gazneli Gazneli Sultan Mahmud Kütüphanesi’nde çalışarak Şehnâme’yi yazmağa başladı. Yazdıklarını kısım kısım Sultan’a veriyor veya gönderiyordu:

 “Bilgili olanlar kuvvetli olur, yaşlıların gönlü bilgiyle dinç kalır.

Kalbin hatalı yollara sapıyorsa senin kalbinden başka düşmanın yoktur.

Ey dünya ne kadar zalim ve insafsızsın, kendin beler, kendin yersin.

Düşünceleri kötü olanlar iyi eser bırakamazlar.”

Gazneli Mahmud, Firdevsî’nin yazdıklarından sarayda ve seferde fırsat buldukça okur veya okuturdu.

Firdevsî başını kaldırmadan yıllar geçti. Yaşı da bir hayli ilerlemiş olduğu için ağır bir hastalığa yakalandı. Dermandan kesildi ölürsem doğup büyüdüğüm Tus’ta öleyim, diyerek Tus’a gitti. Burada babası Ali Fahreddin’in mezarını yaptırdı. Akranlarından hayatta kalanları ziyaret etti. Akrabalarından fakir ve muhtaçlara yardımda bulundu. Şehname’yi bitirince alacağı parayla da Tus’a bir su kanalı, sed yaptırmayı vadetti.

Sultan Mahmud bir sefer dönüşü:

-Destan şairi Firdevsî nerede? Diye sordu.

Fırsat kollayan kıskanç fitneciler şair aleyhinde söylemeğe başladılar:

-Firdevsî dini bozuk birisidir, Şiidir dediler.

Sultan Mahmud inanmamıştı. Firdevsî dedikleri kadar kötü olsa bunca iyi sözün sahibi olabilir miydi? Şöhret sahibi olunca aleyhinde konuşuluyordu.

Hind seferi esnasında bir yakını Firdevsî için:

-O eserinde ateşe tapıcılığı( mecusîliği) övüyor, kendi de rafizî imiş. Sultan Mahmud’ da öfkelenerek:

-Eğer öyleyse onu fillerin ayakları altına atar ezdiririm, demişti.

Hatta bu söz biraz daha abartılarak Firdevsî’nin kulağına kadar gitmiş. Onun için Tus’tan çıkmamayı tercih etmişti. Korkmuş ve çekinerek yaşamağa başlamıştı.

Hoca Ahmed Meymendî’yi huzura çağırtarak, düşüncelerini ona açtı.. Hoca Ahmed:

-Sultanım, Firdevsî, hastalanarak Tus’a gitmiş. Aranızdaki soğukluğa sebep olan sözler onu çok üzmüş, öldürülmekten korkuyormuş. Tus’tan gelen haberde: Şehname’yi 25 Şubat 1010’da 80 yaşında Allah’ın lütfuyla bitirdim. Cihana Sultan Mahmut gibi biri daha gelmez, bir daha da Şehname yazılmaz. Eserimi Sultanıma ithaf ediyorum, onun için gece gündüz dua ve niyazdayım, demiş.

Sultan Mahmud:

- Destanın on dört yerinde bizi övmüş. Ben de vaadimi tamamlamak üzere on iki deve yükü kıymetli kumaş, eşya ve parayı Tus’a gönderdim. Seksenine merdiven dayadığı, âhir ömründe memnun etmek istedim. Eserinde terazinin kefesi her ne hikmetse Türklerden ziyade hep İranlılara ağır başmış. Bazı beyitleri okudu:

Elinden geldiğince iyilik et. Seni doğruluktan saptırmayan Allah’a şükret.

Ey akıllı ve gönlü aydın adam, Allah’ın adını dilinden düşürme. Dünya gelip geçicidir, ebedî yerleşip rahat edeceğin yer başka bir âlemdir.

Dünya kimseye kalmaz. Yalvarıp yakarmayla ondan yakasını kurtaran hiç olmamıştır.

Allah’ın birliğine imandan iyi inanç yoktur. Sen ister inan, ister inanma, Allah birdir.

Akıllı isen akıllıların yolundan git.

Dünyada çok yaşayacak olursan, gözlerinin feri azalır, dizinin dermanı kesilir, dertlerle ölümü arar hale gelirsin.”

Sultan Mahmud’un merhameti coşarak, doğduğu yer Tus’ta tek başına inzivaya çekilen Firdevsi’ye on iki deve yükü değerli hediye ile vaadinin kalanını tamamladı.

 Yüklü develer Tus şehrinin Dudbar kapısından girerken Firdevsî’nin cenazesi sevenlerinin omuzlarında Rezan kapısından Abbase mezarlığına doğru çıkıyordu.

Firdevsi’nin vefatı ile üzgün olan hemşehrileri gelen hediyelerle bir kat daha üzüldüler.  Kız kardeşi hediyeleri: Kardeşime fayda vermeyen eşyayı ben neyleyim, diyerek kabul etmek istemedi. Fakat Firdevsî’nin Tus’a su kanalı yaptırma sözünün vasiyet yerine geçeceği hatırlatılınca kabul etti.

Altmış bin beyitlik Şehname sahibi Firdevsî:

Sonunda hiç kimse bu dünyada kendi vücudundan daha büyük bir yer alamaz, dediği gibi tekbirler arasında kendi boyunca açılan kabre indirildi. Allah rahmet eylesin.  

m-aciyan@hotmail.com

MUHAMMED ACIYAN


Bu Yazı 6415 Defa Okunmuştur.

Yazıya Ait Fotoğraflar

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar
  • Orhan 03.05.2017 15:16:00
    Gazneli Mahmut Türkleri aşağalayan bir eseri kasıl kabul eder ona takdim edilince anlamış değilim .ya Türk olduğundan utanmıştır ( Fars medeniyetinin içinde yaşadığını için ) kendini onlardan saymıştır ya da hakkaten gerizekalı bir herif . Şahnsmede Türkler barbar cahil hilekâr olarak geçer .