Gıda Sektörünün Parlayan Yıldızı
..        

Anadolunun bağrından çıkarak önemli işler başaran ve güzel başarılar elde eden “Anadolu arslanları” nın başarı öykülerini sizlerle paylaşma- ya devam ediyoruz. Dergimizin bu sayısında Selva Gıda San. A.Ş. Genel Müdürü Sayın Mehmet KARAKUŞ ile yapmış olduğumuz sohbeti aktarı- yoruz sizlere.
Muhammed ACIYAN: Efendim bu röportajı Tefekkür Dergisi adına gerçekleştiriyoruz. Bizimle röportaj yapmayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Giriş babından olmak üzere bize kendinizi tanıtıp, eğitim-öğretim hayatınızdan bahseder misiniz?
Mehmet KARAKUŞ: 1970 yılında Konya'da doğdum, ilk, orta ve lise öğrenimini Konya'da tamamladım. 1994 yılında S.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümünden mezun olduktan sonra yine aynı bölümde master programı nı tamamladım. 1993'te evlendim ve şu an 3 çocuk babasıyım, 12 yıldır Selva Gıda'da görev yapmakta- yım. Stajyer olarak başladığım iş hayatıma satış müdürü ve genel müdür yardımcılığı görevleri ile devam ettim. 2008 Nisan ayından bu yana Selva Gıda Genel Müdürü olarak görevime devam etmekteyim.

Muhammed ACIYAN: Kuruluşunuzun ismi “Selva” ne anlama gelmektedir?
Mehmet KARAKUŞ: Selva, Arapça' da bıldırcın etinin lezzeti anlamına geliyor. İspanyolca' da orman anlamına geliyor. İtalyanca' da ise üzümleriyle ünlü bir bölgeye verilen isim (La Selva). Ülkemizde bir kız ismi olarak kullanılıyor. Yaptığımız araştırmalara göre dünyanın hiçbir yerinde olumsuz bir anlam taşımamaktadır.
Muhammed ACIYAN: Makarnanın hikâyesini bize anlatabilir misiniz? Makarna hangi safhalardan geçerek sofralarımızı lezzetlendirmektedir?
Mehmet KARAKUŞ: Sade makarna, durum buğdayından elde edilen irmikle yapılır. İrmik saf suyla yoğrulur. Başka bir katkı maddesi ilave edilmez. Elde edilen hamur, kalıptan geçirilir, biçimlendirilir ve Selva tesislerinde yüksek ısı teknolojisi ile kurutulur. Dinlendirilir ve ardından paketlenir. Makarna, çok gelişmiş bir teknoloji ile hijyenik ortamda üretilen dayanıklı bir besin maddesidir.

Muhammed ACIYAN: Sizce “Selva Makarna” yı rakiplerinizden ayıran en önemli özellik nedir?
Mehmet KARAKUŞ: “Türk Mutfağının Makarnası” sloganıyla yoluna devam eden Selva hem teknolojisi hem de pazara getirdiği yeniliklerle ilklerin temsilcisi olmuştur. Yüksek kalitede makarnayı makul bir fiyata satarak pazarda kısa sürede dört büyük markanın arasına girmiştir. Yüksek ısı teknolojisi sayesinde rakiplerini kalite artırmaya yönelik yeni yatırımlara zorlamıştır. Ayrıca pazarda ilk kez OPP/CPP film ambalajları kullanarak sektöre öncülük etmiş ve ambalaj kalitelerinin artmasına sebep olmuştur. Çıktığı dönemde; 19 çeşit sade makarna ile pazarın en fazla ürün çeşidine sahip markası konumuna gelmiştir.
Selva getirdiği bu yeniliklerle tüketicisine kimi garantiler de vermektedir. Her zaman aynı kalitede ürün (ISO, TSE, Selva Kalite Politikası), her zaman en sağlıklı ortamlarda üretilmiş mamuller (İSO 22000 Gıda Güvenliği Sistem ve Belgesi), satın alma sonrasında hizmet ve danışmanlık (Ücretsiz tüketici hattı), ürünün tekrar ısıtılıp tekrar yenebil- mesi özelliği gibi bazı garantiler Selva'yı diğerlerin- den ayırmıştır. Bu garantiler sektörde ilk kez uygu- lanmıştır.

Muhammed ACIYAN: Bize 'Selva Makarna'yı gezdirdiniz. El değmeden üretilen, tertemiz, tam otomatik, çok modern entegre tesisler… Yine 'Selva Makarna'yı bize ikram ettiniz. Muhteşem- di. Teşekkür ederiz... Acaba bu güzel tesislerden dünyaya uzanan makarnanın hikâyesini gerçek- leştirdiğiniz tesislerinizin de tanıtımını yapıyor musunuz?
Mehmet KARAKUŞ: Sektördeki emtialaşmış yapıdan kaynaklana kötü tabloyu değiştirmek için Selva yönetimi “Farklılaşmayı Arama Toplantıları”, pazarlama konusunda uzman danışmanlardan alınan seminerler, yaptırılan araştırmalar vs. ile bugüne donanımlı bir şekilde hazırlanmaktadır. Prof Dr. Arman Kırım'ın yönetiminde ve tüm orta ve üst düzey yöneticilerinin katıldığı “Arama Top- lantıları”nda tespit edilen yeni konumlanma alanı ve yenilenme stratejisi değişime başlangıç noktasını oluşturmuştur.
Akademetre Araştırma Şirketi'ne, 22 ilde yaptırdığımız araştırmalarda çıkan şu sonuçlar bize ilham kaynağı olmuştur:
Türkiye'de evlerin % 64,6'sında haftada en az 1-2 kez hamur işi yemekler yapılmaktadır. Etli yemeklerin ve bakliyat türü yemeklerin evlerde haftada 1-2 kez yapılma oranı %60'dır. Sebzeli yemeklerin evlerde haftada 3-4 kez yapılma oranı % 37,6'dır.
Ekmeğin makarnadan daha fazla kilo aldırdığı düşünülmektedir. Tüketicilerin %83'ü ekmek kilo aldırır diyor. Türkiye'de ortalama kişi başı ekmek tüketimi 110 kg.'dır. Tüketicilerin %64'ü makarna kilo aldırır düşüncesinde. Kişi başı ortalama makarna tüketimimiz ise yılda 6 kg.'dır.
Araştırma sonuçlarında elde edilen verilerle sektörün ihtiyaç duyduğu farklılaşma çalışmaları- na başlanmış ve bu süreçte Ziyafet Sofrası, Salata Keyfi ve Çorba Sefası kategorilerimiz yaratılmıştır. Lezzetiyle tanıttığımız gibi reklâmlar ve internet sitemizden de ayrıca tanıtmaya çalışıyoruz.

Muhammed ACIYAN: Türkiye makarna ihracatında ne durumda? Selva'nın bu konudaki konumu nerede?
Mehmet KARAKUŞ: Ülkemiz özellikle 2002 yılından itibaren Dünyanın en önemli makarna ihracatçılarından biri haline gelmiştir. 19931998 arasında Rusya pazarına odaklı olarak büyük bir ihracatçıyken Rusya'nın 1998'de Konkordato ilan etmesiyle ülkemizin ihracatı durma noktasına gelmişti. Özellikle 2000'lerin başında pazar çeşit- lendirilerek ve genişletilerek; 2006'da yaklaşık yıllık 200 Bin Tonluk bir ihracat rakamı yakalanmıştır. 2007'de ülkemizdeki buğday fiyatlarının dünya fiyatlarının çok üzerinde kalmasıyla başlayan gerilemeye paralel olarak geçtiğimiz yıl küresel krizin etkisiyle gerçekleşen tüketimdeki daralma da bu sürece eklenmiştir. 2008'de ancak 175 Bin ton civarında bir ihracat gerçekleşebilmiştir. Buna rağmen Türkiye İtalya'dan sonra Dünyanın ikinci büyük ihracatçısı olma konumunu sürdürmektedir.
Selva Gıda 1998 yılından itibaren makarna üretmekte ve satmaktadır. Üretime başladığı dönemde Rusya krizi patlak vermiş ve ülke ihracatında çok ciddi bir daralma yaşanmıştı. Kurulduğu günden itibaren tek pazara odaklanma- mak ve kendi markasıyla ihracat yapmak ana stratejilerini ortaya koyan Selva; ülke ihracatının kan kaybettiği 2007 ve 2008 yılında, ihracatçı birlikleri kayıtlarına göre ülkemizin en büyük makarna ihracatçısı olmuştur. 2008'de 25,5 Milyon $'lık ihracat gerçekleştirmiş ve 2007 yılına göre % 36 büyümüştür. Kurulduğu günden itibaren toplam 113 ülkeye ihracat yapmış ve bugün 60'ın üzerinde ülkeye ihracatını sürdürmektedir.

Muhammed ACIYAN: Selva dünyanın hangi ülkelerine kendi markası ile ihracat yapıyor?
Mehmet KARAKUŞ: Selva, sektöre girdiği ilk günden itibaren toplam 113 ülkeye ihracat yapmış ve bugün 60'ın üzerinde ülkeye ihracatını sürdürmektedir. Fason ya da “private label” ihracat yapmamak ana stratejisini ilk günden itibaren uygulayan Selva, bugün bulunduğu her ülkede kendi markasıyla yer almaktadır.

Muhammed ACIYAN: Üretimde iç pazar-ihracat dağılımı nasıl?
Mehmet KARAKUŞ : %50 ihracat, %50 iç pazar dengesini altın denge olarak kabul eden Selva; bugün itibariyle bu dengededir. Bu dengeyi korumak anlamında ihracat ve iç pazarda; üretim ve pazarlama yatırımlarını sürdürmektedir.

Muhammed ACIYAN: Türkiye'nin makarna tüketiminde kendini aşması için neler yapılmalı? Siz Selva olarak neler yapıyorsunuz?
Mehmet KARAKUŞ: Ülkemiz dünyanın beş büyük makarna üreticisinden biriyken tüketim oldukça gerilerdedir. Sektör ise fiyat rekabetinin kıskacındadır. Ve gördük ki meslektaşlarımız ve biz bu emtialaşan pazarda yerimizi korumaktan ileriye gidemiyoruz. Pazarın büyümesinden başka çare yok gibi gözüküyor. Yaptığımız araştırmalar diyor ki; sos kültürümüz yok, makarnayı sade yiyoruz. Bu yüzden de çeşitlendiremiyoruz. Türkiye de makarna son derece itibarsız bir yemek olarak algılandığı için sofralarda figüran olarak yer alıyor. Salça, yoğurt gibi garnitür sayılabilecek soslarla tüketildiği için sofralarda keyifsiz bir yemek statüsünde. Yabancı sosları AB ses grubu dışındaki geniş kitle denemiyor, sevmiyor, çekiniyor. Ayrıca tencere yemekleri yiyen ve sos yapmayı bilmeyen bir kültürün çocuklarına sos tarif etmekte bir işe yaramıyor. Sektörümüz neredeyse yarım asırdır makarna İtalyan yemeğidir ve onlar gibi yememiz gerekir diyor. Hatta markaların adlarına bakın, ya İtalyanca ya da İtalyan gibi. Ama tüketici bu öneriyi reddediyor ve makarna tüketilmiyor. Kişi başına yıllık 110 kg. ekmek yiyoruz. 180 kg. buğday temelli gıdalar tüketiyoruz. Mantı, su böreği vs ile hamur işini çok seven bir milletiz. 12 kg bulgur, 9 kg pirinç tüketiyoruz ayrıca. Ama makarna tüketimi 6 kg.da kalıyor. Tüm bunlardan hareketle biz Selva olarak makarnayı bizden hale getirecek, Türk Mutfağı ile barıştıracak bir projeyi geliştirmek durumundayız, diye düşündük. Türk Mutfak Vakfı'ndan bu konu- da destekler aldık. Makarnayla birlikte yenebilecek Türk sulu yemeklerini tespit ettiler. Biz de bu tarifleri ambalajlarımızda kullanıyoruz. Her ambalajda farklı bir tarif yer alıyor. Burada yepyeni bir şey söylemiyoruz. Mevcut bilinen lezzetleri ma- karnayla birleştirmelerini öneriyoruz. Tas kebapla, misket köfteyle, musakkayla ya da menemenle makarnayı birleştirmelerini ve sofralarını ziyafet sofrasına çevirmelerini öneriyoruz. Ve bunu Uğur Yücel'li iletişim kampanyasıyla duyuruyoruz.
Muhammed ACIYAN: Dünyada ve Türkiye'de kişi başına düşen makarna tüketim oranları ne durumda?
Mehmet KARAKUŞ: Dünya'da kişi başına makarna tüketimine bakacak olursak; İtalya'da bu rakam 28, Venezüella'da 13, Tunus'ta 12, Yunanis- tan'da 10, İsviçre'de 10, İsveç'te 9 ve ABD'de ise 9 kg seviyesinde. Fransa'da 7,5 kg. civarında. Biz de ise 6 kg. Cumhuriyet'in ilanıyla yaşıt endüstriyel makar- na üretimine sahipken Türkiye kişi başına makarna tüketiminde orta sıralarda yer almaktadır.
Muhammed ACIYAN: Makarna tüketiminde alışkanlıklar nasıl değişecek?
Mehmet KARAKUŞ: Yaptığımız araştırmalar neticesinde ortaya çıkan yeni yemek yeme şeklini reklamlarımızda ve ambalajlarımızda tüketicilere öneriyoruz. Ve bu yemek yeme şekline en uygun makarna markası da Selva'dır diyoruz. Çünkü Selva Anadolu Amber Durum Buğdayı'ndan üretil- mektedir. Türk Mutfağı'yla makarnanın birleştiril- mesi fikrinin misyoneridir. Bu yeni yemek yeme şekliyle ülkemizde artık makarnanın tarifi ve tarihi değişmiştir, diyoruz. Biz bu öneriyi daha önceden Konya'da kurduğumuz Selvasefa makarna restora- nında müşterilerimize sunmuş ve çok olumlu geri dönüşler almıştık. İletişim kampanyamızla birlikte de yine çok olumlu geri dönüşler alıyoruz. Hatta reklâm yıldızımız Uğur Yücel Bey; ben yıllardır böyle yaparım ve niye makarnacılar bunu öner- mezler diye hayıflanırdım, dedi. Biz de buyurun sizin ağzınızdan anlatalım dedik.

Muhammed ACIYAN: Krizin sektöre etkileri neler oldu? Ve siz krizde nasıl bir duruş sergilediniz?
Mehmet KARAKUŞ: 2008, küresel çapta ciddi bir ekonomik krizin yaşandığı zor bir yıl oldu. Amerika'da başlayan, oradan Avrupa ve diğer ülkelere doğru sıçrayan bu küresel kriz ülkemizde de ciddi bir durgunluğa yol açtı. Makarna sektöründe iç piyasada çok derin bir düşüş yaşanmadı. Tüketimde bir artma ya da bir azalma olmadı. Aynı seyirde gittik, diyebiliriz. Ancak ihracatta; krizin küresel etkileri oldukça derin hissedildi. Ülkemizin ihracatı da geriledi. Ancak biz bu dönemin daha öncesinde yaptığımız bir takım doğru işler, aldığımız önlemler ve proaktif davranış larımızla süreci sıkıntı yaşamadan geçirdik. Bu durgunluğa yenik düşmedik ve planladığımız stra- tejik adımları atarak makarna sektörünün gelişmesi ne yönelik yeniliklere imza attık. Örneğin makarna- yı pişirme önerisine göre sınıflandırma projemiz, son yıllarda sektörün tanık olduğu en ciddi çalışma- dır. Buna ilaveten kurumsal kimliğimizi de yenileye rek Selva'yı her anlamda müşterilerimizin beklenti ve ihtiyaçlarına uygun bir hale getirdik. Bu çabala- rın sonucu olarak 2008'i krize rağmen ciddi bir büyüme ve kârlılıkla kapatmamız çabamızın yerin- de olduğunun en somut bir kanıtı olsa gerek.

Muhammed ACIYAN: 8. İştiraki olduğunuz İttifak Holding'in İMKB'ye Kote Olma çalışma- sını başlattığını biliyoruz. İMKB'ye kote olma çalışmaları hangi aşamadadır.
Mehmet KARAKUŞ: Selva Gıda, sizinde söylediğiniz gibi İttifak Holding'in iştiraklerin- dendir. İttifak, 1994 yılında halka açık bir Şirket olarak SPK kaydına girmiştir.
Sermaye Piyasası Kurulu kaydında olup hisse senetleri borsada işlem görmeyen şirketlerin, hisse senetlerinin halka arz edilmeksizin borsada işlem görebilmesine ilişkin 2008 yılı eylül ayında Kotas- yon Müdürlüğü tarafından yayınlanan genelge uyarınca, İttifak'da 26 Şubat 2009 tarihinde yönetim kurulu kararını alarak, İMKB'ye kote olmak için müracaat etmiş ve gerekli çalışmaları başlatmıştır. Çalışmalar doğrultusunda, İttifak hisselerinin, 2009 yılının sonlarına doğru İMKB'de işlem görmesini ümit ediyoruz.

Muhammed ACIYAN: Tefekkür Dergisi okuyucularına son bir mesajınızı alalım.
Mehmet KARAKUŞ: Tüm Tefekkür dergisi okurlarına sağlıklı ve huzurlu bir yaşam dilerim. Teşekkürler.

Muhammed ACIYAN: Biz de size bundan sonraki çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.


Bu Yazı 2742 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar