HZ MUHAMMED (SAV) ÇOCUKLARI
..        

<Hiç şüphesiz insan için doğru yol yaratıcısı ve sahibi olan Allah'a (cc) muti bir hayat sürmekten geçer. Böyle bir itaat da bilgi ve imana muhtaçtır. Allah (cc) lütuf ve ihsanıyla, insanı sadece kişisel çabalarıyla bu bilgiyi elde etme gibi güç bir işten kurtarmış; bu bilgiyi , insanlar arasından seçtiği Peygamberlere vahyederek onlara emirlerini ve yasaklarını yani çağrısını ve öğretisini diğer insanlara götürmesini ve doğru yolu göstermesini emretmiştir. İşte akıl nimetine sahip her insanın öncelikle Allah (cc) ve gerçek Peygamberlerini tanıması , ona ve öğrettiklerine şeksiz ve şüphesiz itaat edip inanması ve izinden gitmesi kulluğun vazgeçilmez gerçeğidir.
Peygamberimiz Hz Muhammet (SAV) in sireti her zaman olduğu gibi bugün de İslam Din'ini mükemmel şekilde anlamanın yegane yoludur. Zira onun şahsiyeti insan hayatını her yönüyle , her sahada, her yaşta NUR olup aydınlatmıştır.
Şüphesiz bir ülkenin ve milletin geleceği gençlerinin ahlaki ve ilmi durumuyla büyük ölçüde ilgilidir. Ahlakan ve ilmen düşük seviyeli bir gençliğe sahip olan ülkeler çok geçmeden huzursuzlukların, buhranların, sömürü ve yolsuzlukların içine düşer; çeteler ve mafyalar ülkesi haline gelir. Ahlaki ve ilmi yapısıyla tam donanımlı bir gençliğe sahip ülkeler ise ferdin ve toplumun haklarının korunduğu adalet, huzur ve refah ülkesi haline döner.Şüphesiz ahlakı yükseliş ülke gençlerinin milli ve manevi değerlerine bağlı yetiştirilmeleri ile mümkündür. Vatan sevgisi, bayrak sevgisi, millet sevgisi, düşkün ve zayıfa yardımcı olma, misafire ikram duygusu... vb ancak manevi değerlerimizin çocuklarımıza öğretilmesiyle sağlanır.
Zira Allah (cc)” Ey insanlar! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insan ve taşlar olan ateşten koruyun” (Tahrim suresi ayet- 6) buyurarak aile büyüklerinin kendilerinden olduğu kadar bireylerinden de mesul olduğunu bildirmektedir.
HZ Muhammet (SAV) iyi ve şefkatli bir baba idi Çocuklarına ve torunlarına samimi ve içten bir sevgi besledi ve yeri geldikçe bu sevgisini izhar ederek her konuda olduğu gibi bu konuda da kamil örnek olarak ümmetine şöyle buyurmuştur” Bir kimse, çocuklarını cehennemin ebedi ateşinde yanmaya bırakıyorsa güneşin sıcaklığından korumasında hiçbir hikmet yoktur”
Bir çok Kur'an ayeti bu gerçeğe dikkat çekmiş, gelmiş geçmiş tüm Peygamberler evlat yetiştirmenin ehemmiyetini kavimlerine ve kendilerinden sonra gelecek nesillere en değerli vasiyet olarak bırakmışlardır.
HZ Yakup (A.S) bu dünyadan ayrılacağı zaman oğullarını çağırdı ve şöyle dedi: Rabbimiz olan Allah'a kulluk ediniz. Çünkü Allah, adil davrananları ve hak yolunda yürüyenleri korur... Yakup'un oğulları ise şöyle cevap verdi: Babamız bize emrettiklerinin hepsini yapacağız. Allah bizimle olsun. Yakup' da cevapladı: Eğer onun yolundan sağa veya sola sapmazsanız Rab biniz sizinle olacaktır.
HZ Lokman (A.S) ise oğullarına şöyle öğüt veriyordu; Ey oğulcuğum! Allah'a ortak koşma, doğrusu ortak koşmak büyük zülümdür. Ey oğulcuğum! İşlediğin şey bir hardal tanesi ağırlığınca olsa da bir kayanın içinde veya göklerde veya yerin derinliklerinde bulunsa, Allah onu meydana getirip kor. Doğrusu Allah (cc) latiftir, haberdardır. “ Ey oğulcuğum! Namazı kıl, uygun olanı buyurup, fenalığı önle, başına gelene sabret: Doğrusu bunlar azmedilmeye değer işlerdir. İnsanları küçümseyip yüz çevirme, yer yüzünde böbürlenerek yürüme Allah kendisini beğenip öğünen hiç kimseyi şüphesiz ki sevmez. Yürüyüşünde tabii ol; sesini kıs. Seslerin en çirkini şüphesiz merkebin sesidir.
HZ Lokman (A.S) tarafından oğluna öğüt olarak söylenen bu sözler tüm insanlık için bir ilim, hikmet, ahlak, yani gerçek serveti ve kurtuluşu ihtiva etmez mi?
Görüyoruz ki Allah'ın elçileri ve salih kulları çocuklarına ölüm anında bile fayda ve tesiri ebedi olan serveti bırakmak istemişlerdir.
Oysa bizler, daha çok çocuklarımızın dünyevi rahatı ve huzuru ile ilgileniyor ve bütün enerjimizi onlara bırakmayı düşündüğümüz servet yığınları için harcamıyor muyuz? Ya da elimizde şekil veremediğimiz, din ve ahlak zenginliği kazandıramadığımız, kötü yol ve fiillerden gayri ahlaki davranışlardan koruyamadığımız çocuklarımızı kendi ellerimizle yakıtı taşlar ve insanlar olan cehennem ateşine atmıyor muyuz?
Fal oklarından, kötü nefislerin ve şeytanın şerrinden çocuklarımızı koruyabilmenin tek yolu kur'an gemimize binerek Rasulullah'ın çizdiği rotada ilerleyip cennet sahilinde buluşmakla mümkün olur.
Unutmayalım ki kalp; faydalı, güzel, helal ile beslenmek zorundadır. Bu beslenme göz ve kulak yoluyla olur. Gözünü ve kulağını temiz tutamayan, Allah (cc) un sözünü anlamak ve kavramakta yetersiz kalır. Bu yetersizliği yaşayan insanlar hayatı boyunca BAKAR KÖR, İŞİTEN SAĞIR, YÜRÜYEN KÖTÜRÜM olmaktan asla kurtulamazlar.
“ Sonrasız sonra günü, gelip dayandığında
İyi bak da heybenin dibi delik olmasın
Sırma saçlar kederden aka boyandığında
Muzaffer sandığın saf, sakın yenik olmasın.


Bu Yazı 2824 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar