Hem Okullu Hem de Alaylı Bir Tacirin Başarı Öyküsü
..        

Anadolu Arslanları olarak niteleyip, kendileri ile gurur duyduğumuz başarılı işadamlarımızdan biriside HFS Group Yöneticisi Sayın Hıfsı Soydemir'dir. Hıfsı Soydemir henüz bir lise öğrencisi iken atılmış ticari hayata. Sıfır sermaye ile başladığı iş hayatında üstün gayret ve çalışkanlığı ile deyim yerinde ise tırnakları ile kaza kaza, alnı terleye terleye geldiği nokta, bizim insanlarımızın neler başarabileceğinin açık bir kanıtı gibi. Onun iş ve eğitim hayatı (özellikle çalışırken fakülte bitirmesi ve bir takım ihtisaslar yapması) günümüz gençliğine örnek bir kişisel gelişim dersi ve başarı başarı öyküsü niteliğindedir. Sayın Soydemir sadece bir işadamı değil, daha önemlisi O, bir bir gönül insanıdır. Milli ve manevi değerlerimizi korunması, inanç ve ahlaki değerlerimizin yaşanması ve yayılması konularındaki hassasiyeti herkes tarafından bilinmektedir.
Geçmişte Konyanın ilçesi olan Ermenek'te yaşayan Soydemir Ailesinin 4.çocuğu olarak dünya'ya geldi. İlköğrenimini Ermenek'te, orta öğrenimini ise Konya'da tamamladı. 1991 Yılında Selçuk Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümün'de başladığı yüksek öğrenimi 1995 yılında başarıyla tamamladı. Verimli geçen üniversite hayatı boyunca, öğrenimin yanında ticareti de birlikte sürdürdü. İş çevrelerinin tabiri ile "Hem alaylı hemde okullu" bir tacir oldu.
Mali müşavirlik sınavlarını başarıyla vererek 2000 yılında Mali Müşavir unvanını almaya hak kazandı. Madencilik ve nakliye sektöründe 23 yıllık deneyiminin yanı sıra Yem sanayi ve hayvancılık sektöründe 1 yıl, Madeni Yağ ve otomotiv sektöründe 3 yıl turizm ve inşaat sektöründe 2 yıl bilgisayar ve bilişim sektöründe 2 yıl idarecilik ve danışmanlık görevlerinde bulundu.
Ulusal ve yerel manada faaliyet gösteren pek çok sivil toplum kuruluşunun kurucusu olarak cemiyet hayatında aktif roller üstlenen Hıfsı SOYDEMİR, Konya'nın sorunlarına duyarlı düşünce kuruluşlarında da görev almaktadır. HFS GRUB'un “Strateji uzmanı” olan Hıfsı SOYDEMİR; "ışletme içi iletişim" ve "Sosyal Sorumluluk Projelerinde Tacirin Rolü" konularında çalışmalar yapmış, projeler yönetmiştir. Evli ve 2 çocuk babası dır.
Tefekkür Dergisi olarak HFS Group Yöneticisi Sayın Hıfsı Soydemir ile görüştük ve onun örnek hayat hikayesini ve başarı öyküsünü siz değerli Tefekkür okurları ile paylaşmak istedik.

Muhammed ACIYAN: Efendim, ticari maceranızı kısaca özetleyebilirmisiniz? HFS nasıl kuruldu?
Hıfsı SOYDEMİR: Mahrukatçı bir ailenin dördüncü çocuğu olarak dünyaya geldim. Çocukluğumuz hep ticaretle ve kömürle iç içe geçti. Gerek ortaokul döneminde gerekse lise yıllarında ağabeylerimle birlikte çeşitli ticari faaliyetlerin içinde oldum. 1980'li yıllarda ağabeyim Faruk SOYDEMİR ile birlikte kamyon üzerinde kömür satarak geçimimizi temin ediyorduk. Özellikle Ermenek'in kaliteli kömürünü Konya ve civar ilçelere pazarlıyorduk. Hamdolsun kamyon üzerindeki bu ticaretimiz çok verimli ve bereketli oldu. 1990'lı yıllarda yerleşik düzene geçtik. Cumhuriyet Mahallesindeki kömür depomuzda faaliyetlerimizi sürdürdük. Şirket kurucusu olan rahmetli Babamız Hakkı SOYDEMİR'in başımızda olması, ağabeyim Faruk SOYDEMİR'in ticari kapasitesi işletmemizin hızla büyümesine vesile oldu. Ticari hayat ile birlikte yüksek öğrenimimizi de sürdürdük hamdolsun. 2000'li yılların başında çevre kirliliği kriterleri çerçevesinde yerli kömürün yasaklanması bizi ithal kömür sektörüne çekti. İthal kömür satmayı planlarken çalışacağımız ithalatçının da güçlü ve güvenilir olmasını hedefliyorduk. Bu gün Türkiye'nin en büyük ithalatçıları olan ODAK GROUP ile çalışıyoruz. Yurdumuzun 55 vilayetine kaliteli ve hesaplı kömür pazarlıyoruz. 2000'li yılların ikinci yarısından sonra sanayi alanına yönelik yatırımlarımızı arttırdık. Daha önce kurduğumuz Anadolu Tıp Merkezi ile sağlık sektöründe faaliyet gösteriyorduk. Hekim olan büyük ağabeyim Dr.Fatih SOYDEMİR bu alandaki çalışmalarımızı yürütüyordu. Ayrıca Türkiye'ye yayılmış gayrimenkul ağı olan MORGATE ile de emlak sektörüne yönelmiştik. İstanbul Kurtköy'de inşaatını tamamladığımız SARIVADİ KONAKLARI konut sektörüne attığımız ilk adımdı. Başlattığımız sanayi yatırımlarını büyütme kararı ile ortağı olduğumuz MOTUS KRANK fabrikasının tamamını bünyemize kattık. Neredeyse ürettiğimiz ürünlerin tamamını yurt dışına ihraç ediyoruz. Bu yıl içinde MOTUS DÖKÜM'ü kurduk. Piyasanın tanınan markası olan SCF'nin ürünlerini artık biz üretiyoruz. Yurt dışı ve bütün Türkiye'ye pazarlıyoruz.

Muhammed ACIYAN: Ticari alanla birlikte sosyal ve kültürel alanlarla ilgilendiğinizi biliyoruz; faaliyetlerinizden bahseder misiniz?
Hıfsı SOYDEMİR: Dış ticarete olan ilgimiz özellikle çeşitli ülkelerden insanlar tanımamıza vesile oldu. Bizde de farklı ülke kültürlerine karşı bir merak uyandı. Çeşitli ülkelerin kültürleri ile ilgili araştırmalar yapıyorum. Edindiğim bilgileri sivil toplum örgütleri aracılığıyla halkımızla paylaşıyorum. İşlerin yoğunluğu bizlere çok aşırı boş zaman bırakmıyor, hamdolsun bundan şikayet ediyor değiliz. Kriz yaşandığı bir dönemde yoğun olabilmek Cenab-ı Allah'ın lutfudur. Fırsat buldukça sporla, Klasik Türk Şiiriyle ve sanat musikisiyle amatörce ilgilenmeye çalışıyorum.

Muhammed ACIYAN: Tüccar gözüyle bir sosyal bilimci gibi sürekli toplumun içerisindesiniz memleketimizdeki eğitim, sosyal ve kültürel konulardaki eksikliklerimizle ilgili görüşleriniz nelerdir?
Hıfsı SOYDEMİR: Ben eğitim kelimesini tercih etmiyorum aslında, terbiye demeyi daha uygun görüyorum. Terbiye sadece tedrisatı kapsamaz kültürü, ilmi, edebi, ahlakı, irfanı da kapsar. Bu açıdan baktığınızda memleketimizdeki eğitim başlığındaki faaliyetlerin çok da istenilen düzeyde olmadığını görürsünüz. Çocuklarımız dört seçenekten doğrusunu bulup tercih yapabiliyorlar. Ama hayat probleminin aranan seçeneklerini göremeyecek kadar koşullu yetişiyorlar. Kültür aktarılamadığı için yok oluyor, gençlerimiz ise ecdatlarının bıraktığı bu büyük mirası fark edemeden popüler hayatın bir parçası oluveriyorlar. Bu işin çözümü aileden başlayarak düşünülmeli. Anneler bilinçli olmalı, babalar çok iyi yetiştirilmeli. Ülkemizin bu alandaki hedeflerinin sesli ortaya konması lazım. Soyut anlaşılmaz eğitim hedefleri yerine ülkemizi taşıyacak nesilleri yetiştirecek model insanları inşa etmeliyiz. Bu işler de fedakarlıkla olur. Sadece öğretmenlerin değil toplumun bütün katmanlarının büyük Türkiye ideali uğruna gösterecekleri fedakarlıkla olur.

Muhammed ACIYAN: Ticaret erbabı olmanız dolayısıyla bu soruyu yöneltiyorum dünyada global bir kriz var ülkemizi de etkileyen bu krizi nasıl aşarız?
Hıfsı SOYDEMİR: Kriz dünyayı etkiliyor biz de dünyayla entegre olabildiğimiz ölçüde krizden etkilendik. Durağanlıktan dolayı fiyatların aşağı düştüğü bir gerçektir. İthalatı fazla veren bir ülke olduğumuza göre dünyada düşen fiyatlar bizi bu noktada olumlu etkileyecektir. İhracat noktasında da tersi doğrudur. Fakat Türk ekonomisinin de güçlü bir yapıda olduğu gerçektir. Dolayısıyla biz dünyada yaşanan kriz facialarını yaşamadık. Etkilenenlerin başında hesabını doğru yapamayan tüccarlar gelmektedir. Düzenin hep aynı şekilde devam edeceğini düşünenler büyük bir hesap hatası yapmışlardır. Bizim Ermenek'te bir söz vardır. “Yılan bile toprağı gıdım gıdım yer.” Bu sözle yılanın toprağın biteceğinden endişeyle adımlarını dikkatli attığına vurgu vardır. Türkiye'de ticaret yapıyorsanız hesabınızı bu şekilde yapmalısınız. Ama ekonomimizin bu krizden alınan tedbirlerle çıkacağını düşünüyo- rum. Dışişleri Bakanımız Prof.Dr. Ahmet DAVU- TOĞLU hafta sonu Konya'mızdaydı. Verdiği konferansta bir sözü vardı, katılımcılar ayakta alkışlamıştı. Şöyle diyordu Sayın Bakanımız: “Dünya yönetiminde hiç etkisi olmayan Norveç'te yüksek hayat standartlarında yaşayıp yan gelip yatmaktansa, bu topraklarda krizlerle boğuşup ama dünya yönetiminde söz sahibi olmayı tercih ederim.” Ülkemizin gerçeği budur. Kriz veya diğer olumsuzluklara bu perspektiften de bakmak lazım.

Muhammed ACIYAN: Ticari Ahlak denilince aklınıza gelen şeyler nedir? Günümüz ticaretini bu açıdan değerlendirirmisiniz?
Hıfsı SOYDEMİR: Ticaret kültürü bu coğrafyanın uzağında değildir. Ahilik geleneği hem esnafı, hem iş gücünü, hem de ahlaki değerleri gözeten bir tavırla yaşamıştır. Biz de bu ahlakla faaliyetlerimize devam ediyoruz. Ağabeyim Faruk SOYDEMİR ile bir düsturumuz vardır, malın iyisini alacaksın iyi mal satacaksın. Eğer kötü mal alırsanız bunu çöpe dökemeyeceğinize göre müşterinize pazarlar ve aldatmış olursunuz. Her türlü hesabınızı yapar malın en iyisini alır tevekkül edersiniz. Bazen aldığınız kömürde taş çıkar ve müşteriniz gelip size bunu şikayet eder. HFS müşterileri iyi bilirler biz sattığımız kömürde çıkan taşın iki katı kadar kömürü müşterimize takdim ederiz. Bunu da Cenab-ı Allah'ın takdiri olarak değerlendirir burada ne murad edildiğini düşünürüz. Asla müşterimizi mağdur etmeyiz. Müşterilerimiz de bu yaklaşımımıza kayıtsız kalmazlar, takdirlerini, şükranlarını sunarlar. Bizim için şirketimizin çalışanı, patron, müşteri değişmez. Hepsi yaptığımız ticaret ile olumlu kazançlar sağlayan bireylerdir. Bu ticari dengeyi yaklaşık 30 yıldır koruyoruz hamd olsun. Ağabeyimiz Dr.Fatih SOYDEMİR'in sürekli vurguladığı Hadis-i Şerifteki gibi “Bizi aldatan bizden değildir. “ Güven Isıtır” sloganı da buradan geliyor.

Muhammed ACIYAN: Ticari hayatınızda unutamadığınız bir anınız var mı? Bizimle paylaşmak istermisiniz?
Hıfsı SOYDEMİR: 1996 yılında vadeli iki tane kamyon aldık. Hedefimiz Konyadaki ticari kapasitemizi arttırmaktı. Bir ay içinde tonaj yasası çıktı ve aldığımız kamyonlara tam kapasite yük yüklememiz yasaklandı. Az yükleme az kar demektir. Kamyonlarımız planladığımız tonajın yarısını taşıyabiliyordu. Bu sebeple karımız da yarıya düşmüş oldu. Hemen akabinde Konya'da paçal kömür satışı da yasaklandı. Böylelikle gelirimiz iyice düştü. Üstüne üstlük kamyonumu- zun biri de ağır bir kaza yaptı ve kullanılamaz hale geldi. Tabir caizse aksilikler hep üst üste geldi. Depomuz kömürle doluydu ancak kış çok zayıf geçiyor insanlar neredeyse bir yıl önce yaktıklarının yarısıyla ısınıyorlardı. Biz ticarete havlu atma zamanı geldi diye düşünüyorduk. Derken bir hocamız Kazımkarabekir İlçesinde kömür satabileceğimizi söyledi. Karaman'a çok yakın olan ilçede kömür ihtiyacı vardı. Ağabeyim ile hemen Kazımkarabekir'e gittik. Konya'daki fiyatların üzerinde bir satış olduğunu gördük. Süratle ilçeye kömür sevkiyatına başladık. Bittik dediğimiz anda Cenab-ı Allah büyük bir yardım göndermiş ve bizleri sıkıntıdan kurtarmıştı. Bu hadise bize Konya dışında da büyük pazarlar olabileceğini göstermiş- ti. Yaşadıklarımızdan ders çıkararak süratle yurdu- muzun her bölgesinde ticari faaliyete başladık. Artık yönümüzü ülke ve dünya ticaretine dönmüştük. Kömür sektörü dışındaki yatırımları- mızın temel dinamiği de bu hadisedir. Bu gün sanayi den inşaata, tıptan, katı yakıt sektörüne yatırımlar yapıyorsak sebebi bu olaydır.

Muhammed ACIYAN: Tefekkür okurlarına iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?
Hıfsı SOYDEMİR: Prof.Dr. Ersin Nazif GÜRDOĞAN benim hocamdır. Onun düstur ettiğim bir sözü vardır:”Paylaşmasını bilmeyen toplumlar, paylaşmasını bilen toplumlar tarafından paylaşılırlar.” Paylaşmak sosyal bir tavırdır. Dinimizden dolayısıyla geleneğimizden köklerini alır. Yarım hurmayı paylaşan Rasullah (SAV) paylaşmasını bilen bir ümmet bırakmıştır. Ahilik- ten, komşuluk kültürüne, bayramlaşmadan cenaze- ye kadar hemen her ananemiz paylaşma orijinlidir. Kapitalistler ticaret ile paylaşmayı yan yana getiremezler. Oysa ticaret paylaşma sanatıdır. Bu gün HFS Group diye bir işletme varsa elbette bu öncelikle Cenab-ı Allah'ın takdiri ve paylaşmanın eseridir. Sivil toplum örgütleri sosyal manada en önemli paylaşma mekanizmalarıdır. Nihayet sizlerin gayretleriyle hayat bulan Tefekkür dergisi de paylaşmanın en güzel örneklerinden biri değimlidir? Ben malını, sevgisini, yüreğini paylaşmasını bilen Tefekkür okurlarına şükranlarımı arz ediyorum. Sizlerin şahsında bütün Tefekkür Dergisi çalışanlarına saygılarımı arz ediyorum.


Bu Yazı 3768 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar