HİLAL-İ AHDAR VEYA YEŞİLAY
..        
Birinci Dünya Savaşı neticelendiğinde Anadolu'muzun büyük bir bölümü düşman tarafından işgal edilmişti.
Milletimizin işgal edilen vatanımızı kurtarma konusundaki gayreti, fedakarlığı düşmanları tarafından biliniyordu. Anadolu'nun her yanında milis kuvvetler oluşturuluyor, müstevlilerin yurttan kovulması için gerekli olan ordunun çekirdek kadroları oluşturuluyordu.
Milletin istiklal mücadelesi için gösterdiği azim ve gayreti kırmak için işgalcilerde boş durmuyordu. Özellikle İngilizler gemilerle getirdikleri içki ve uyuşturucuları kıyı kentlerinde rum kadın ve kızlarını da kullanarak bu içkilerin Türk gençleri arasında yayılmasını sağlıyorlardı. Bunların gayesi uyuşturulmuş beyinli, geleceği düşünmeyen, yurt savunmasına katılmayan, vatan elden gitmiş ne olur ki diyebilecek, duygusuz , hissiz , başıboş , eyyamcı , serseri bir gençliğin oluşması düşmanın işini kolaylaştıracaktı .
Düşmanın bu faaliyeti netice vermeye başlamıştı. Bunu gören, hisseden Türk münevverleri bu zararlı alışkanlıkla mücadele etmek amacıyla 5 Mart 1920'de içlerinde Bediüzzaman Said Nursi'nin de bulunduğu hamiyetperver vatan sevdalıları olan ; Fahrettin Kerim Gökay , İsmail Hakkı Baltacıoğlu , Hamdullah Suphi Tanrıöver , Velid Ebuzziya , Eşref Edib , Mazhar Osman vs.ler bu teşkilatı kurmuşlar ve çalışmalara başlamışlardır .
Tarihi seyri içinde Hilal-i Ahdar Cemiyeti 1934 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile Kamu yararına hizmet eden dernekler arasına alınmış , 1946 yılında bir genelge ile Milli Eğitim Bakanlığınca okullarda eğitici kol olarak zorunlu kurulması gerekli kollar arasına alınmıştır .
Yeşilay kuruluşundan günümüze kadar zararlı alışkanlıklarla ilgili bazı kanunların çıkmasına katkısı olmuş , uyuşturucu ve zararlı alışkanlıklar konusunda halkımızın bilinçlenmesinde büyük hizmetler ifa etmiştir .
Kutsal bir vazifeyi ve büyük bir misyonu omuzlarında taşıyan Yeşilay Cemiyeti , 87 yıl önce kurulduğunda ki canlılığını ve hamiyetperverliliğini sürdürdüğü kanaatini taşıyorum . Kendisine tanınan maddi ve manevi imkanlar ne kadar kıt ve yetersiz de olsa gençliğin felaketi , ailelerin en büyük derdi olan alkol-uyuşturucu ve kötü alışkanlıkların ortadan kaldırılması için gayretinden ve fedakarlığından hiçbir şey kaybetmeyen Yeşilay , yeni genel başkanı Av. Sayın:Necati ÖZFATURA'nın olağanüstü gayretleriyle milletimizin gençliğine bu konuda en iyi hizmetleri vereceği ümidini taşıyorum .
Sosyal bir felakete dönüşen alkol ve diğer uyuşturucular bağımlılığı her geçen daha da yaygın hale gelirken , maddi ve manevi varlığımızı kemirmeye devam ediyor . Bu tehlikeli ve ürkütücü gidişata dur demenin vakti geçmektedir . Ülkesini ve nesillerini seven , yarınları için endişe duyan herkes vazifesini yapmalıdır. Elini taşın altına koymalıdır.
Alkol ve diğer uyuşturucu madde iptilasının sosyal bünyede meydana getirdiği tahribatın sonuçları , artan cinayetler , mahvolan genç hayatlar , taze filizler , perişan olan aileler , sıklaşan trafik kazaları bu büyük felakete karşı köklü tedbirler alınmasına ihtiyaç olduğu bilinmelidir .
Anayasa'nın 58.Maddesi “Devlet gençleri uyuşturucu , alkol , kumar ve diğer kötü alışkanlıklardan korur” diyor. Böyle denmesine rağmen acaba bu koruma işi yapılıyor mu? Elimizi vicdanımıza koyalım doğru söyleyelim . Bugüne kadar gelen hükümetler ciddi manada bu konu üzerinde yoğunlaşmamışlardır . Anap döneminde Milli Eğitim Bakanı olan SayınVehbi Dinçerler bu konuda en büyük hizmeti yapanlardan biridir .
Dünya uyuşturucu ve sigara ticareti ile varlığını sürdüren , kazandığı bu kirli paralarla dünyayı kaosa ve anarşiye sürükleyen terör örgütleri gelirlerinin büyük bir bölümünü uyuşturucudan sağladıkları artık dünyaca bilinmektedir .
İşte PKK, bundan bir ay önce bir Fransız tv kanalının Türkiye-İran sınırında çektiği görüntülerde ve yaptığı röportajlarda katırların sırtında kaçakçılarla beraber nasıl sigara ve uyuşturucu ticareti yaptıkları dünyaca izlendi ve görüldü .
Bu problem aslında bütün dünyanın ortak problemi , kendi nesilleri de zehirlenen Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri bu felaketin hali ve bu canilerin ortadan kaldırılması için beraber çalışmalılar . İstisnasız bütün terör örgütlerinin Avrupa ve Amerika'da ki banka hesaplarına el konulup bu paralarla uyuşturucu ve alkol mücadelesi yapılmalıdır .
Dünya çapında sari bir illet olan uyuşturucu ve bağımlılığı tüm insanlığın en büyük musibetlerden birisi olmaya devam etmektedir.
Avrupalı ve Amerikalının kendi eliyle zorunlu olarak bu illete müptela olanlara, başkalarına zarar vermesin düşüncesiyle ücretsiz uyuşturucu verdiğini biliyoruz . Ama uyuşturucu kullananların sayısı her yıl çığ gibi büyüyor . Onun için bu illeti kitle imha silahlarından daha tehlikeli görmeliyiz .
Tarihin hiçbir döneminde , sel , yangın , fırtına , salgın hastalıklar , bugün uyuşturucunun verdiği zararı vermemiştir .
Toplum olarak , devlet olarak bu ciddi konuya gereği gibi eğilmezsek , gerekli hassasiyeti göstermezsek tarih ve gelecek nesiller bizi yargılayacak ve görev ihmalimizi tarihe tescil ettireceklerdir .
Alkol ve uyuşturucu ile mücadeleyi sadece Yeşil Ay'dan ve devletten beklemememiz gerekir. Geleceğimizi teslim edeceğimiz evlatlarımızı , anneleri , babaları , ağabeyleri , ablaları , amca , dayı , teyze , hala hatta bütün aile sahiplenmelidir .
İstatistikler yanılmaz , yapılan değerlendirmeler felaketin boyutlarının ne kadar büyük olduğunu aşikar gösteriyor .
Sigaraya başlama yaşı 10 , alkole başlama yaşı 11 , uyuşturucuya başlama yaşı 12 ye kadar düşmüştür . Hatta istisna olabilir ama İzmir'de 9 yaşında bir çocuk uyuşturucu tedavisi görmekte . Aman Allah'ım bu ne büyük bir felaket…
1930'lu yıllarda ülkemizde kişi başına düşen alkol 1litre iken bugün 20 litreyi geçmiştir . Sigara tüketimi 10 paket iken 2004 yılı itibariyle 3 kiloya çıkmıştır .
Maalesef yeni yapılan bir araştırmaya göre sigara tüketimi resmi satışlarla 6 milyar paketi geçmiştir . Bu rakamın içinde kaçak giren sigaralar dahil değildir . Böylece fert başına düşen sigara resmi kayıtlarla 85 paket , kaçak satılanları da dahil ettiğimizde 100 paketi geçmektedir . Bu işin maddi boyutu 12 milyon YTL dir . Manevi boyutunu , tahribatını ve yıkımını hesap edin .
Son yıllara kadar Türkiye uyuşturucunun güzergahı idi , bugün ise , uyuşturucu mafyası ülkemizi üs seçmiştir . Bilindiği gibi bir ülkede tüketim varsa üretim de yapılır .
Masum görünmeye çalışan , dokunulmazlık zırhları bulunan bazı dernek ve lokallerin uyuşturucu ve kumar sabıkaları olduğu bilinmektedir .
4.11.2004 tarihli 5253 sayılı kanun gereği polisin hakim kararı olmadan giremediği bazı dernek ve lokaller bu yasak zırhı sayesinde kumar , uyuşturucu , alkol ve diğer kötü alışkanlıkların merkezi olarak kullanılmaktadır .
Uyuşturucu mafyası gençlerimizi tuzağına düşürmek için güzel kız , yakışıklı delikanlı , zengin ve fakirleri , hedef olarak seçmekteler . Güzel kızlar vasıtasıyla genç delikanlıları bu illet,n pençesine düşürüyorlar . Fakirleri de , torbacı yani satıcı olarak kullanıyorlar .
Uyuşturucunun pazarlandığı yerler genelde okul önleri , barlar , pavyonlar , eğlence yerleri , ev toplantıları , düzenlenen partiler , diskotekler ve internet kafelerdir .
Uyuşturucu mafyası , alkol sigara , kapkaç , dilencilik ve gasp çetelerini de yönetip yönlendirdiği bunlardan elde etiği kirli paralarla nice canları yaktıkları bir gerçektir .
Dünya genelinde 2004 yılı itibariyle uyuşturucu mafyasının elde ettiği gelir ; 1 tirilyon 95 milyar dolar olduğu bilinmektedir .
Alkole harcanan para eğitime harcanan paranın iki katıdır . Ülkemizde maalesef alkollü içki ve sigara için harcanan para aylık 14.2 katrilyon TLdir . Ülkemizde Yeşil Ay'ın verilerine göre 25 milyon alkollü içki kullanan ve 7 milyon da alkolik olduğu biliniyor .
Dünya Sağlık Örgütünün verdiği bilgilere göre 2004 yılında Avrupa Kıtasında alkolden ölenlerin sayısı 600.000'dir . Bu kıtada harcanan paranın toplamı yıllık olarak 200-500 milyar Euro olduğu ifade edilmektedir .
Tedbir alınmazsa ülkemizde de 20 yıl sonra 550.000 kişinin sigaranın zararlarından dolayı öleceği raporlarda yer almaktadır .
9 yaşına kadar bile uyuşturucu yaşının düştüğü söylenerek bunun milli bir felakettir. Tempo dergisi bağımlı danışmanı Jale Keskinol'a göre tedbir alınmazsa 5 yıl sonra çok geç kalınmış olacaktır . Prof.Nevzat TARHAN “ Türkiye hedef ülke , uyuşturucuyu ancak aile önler ” diyor .
Türkiye dünya sigara pazarında 7.sırayı almaktadır . Bundan dolayı büyük sigara şirketlerinin hedefi ülkemiz olmaktadır . Buna bağlı olarak son 10 yıl içinde Türkiye'de satılan yabancı marka sigarlara 10 katı nikotin ilave edilmiştir ki , içenler bağımlılık kazansınlar . Philip , Morris “13-19 yaş grubu bizim için çok önemlidir.”Brown Williamson : Asıl hedefimiz liseliler . Niçin acaba hiç düşündük mü?
Maalesef Türkiye'mizde yüzde itibariyle sigara ve alkol tüketimi eğitme ayrılan payın iki katı kadardır .
Bu felaket boyutuna ulaşan sari illetin daha fazla tahribatına fırsat vermemek için neler yapabiliriz , neler yapılmalı , neleri yapmamalıyız ?
Türkiye Cumhuriyeti ve Hükümetinin alacağı ve alması gereken bazı tedbirlerin olduğu kanaatindeyim .
Yıllarca maarifin çeşitli kademelerinde görev yapan bakanlık müfettişliğinden emekli bir eğitimci olarak diyorum ki ;
Kötü alışkanlıkların ve uyuşturucu bağımlılığın önüne geçebilmek için evvela manevi eğitime ağırlık verilmesi , sinema , tiyatro ve tv. Film ve dizilerindeki içkiyi özendirici , onu masum gösterici sahnelere yer verilmemelidir .
Başta bira olmak üzere tüm alkollü içkilerin reşit olmayanlara satışının sıkı denetime tabi tutulması, sigara kullanımı ile ilgili olarak özellikle okullarda öğrencinin gördüğü yerlerde , koridor , okul bahçesi gibi yerler ile okulun diğer eklenti ve müştemilatında kesinlikle sigara içilmemelidir .
Uyuşturucu ve kötü alışkanlıklarla ilgili ciddi mücadele veren Yeşilay Cemiyetinin devletçe desteklenmesi , kurban derilerinden , fitre ve zekat paralarından %1 oranında pay ayrılmalı , sigara ve içki satışlarından Yeşilay Cemiyetine pay ayrılmalıdır .
Yeşilay kadroları genişletilerek ve geliştirilerek psikolog , rehber elemanlar , psikiyatristler vs. uzmanlar çalıştırılmalıdır .
Yeşilay'a ait uyuşturucu tedavi merkezileri oluşturulmalı , tedaviye muhtaç , imkanı olmayanları tedavi konumunda yardımcı olunmalıdır .
Bu sari illetle mücadelenin sadece Yeşilay'dan beklenmemesi , topyekun bir seferberlikle tüm toplumun bu konuya hassas bir duyarlılıkla yaklaşması sağlanmalıdır .
Aileler itici olmamalı , çocukların hatalarını kendi içlerinde düzeltmeleri , onların izzet-i nefislerini kırmamaları , yanlış davranışlara girip kötü arkadaşların kucağına itilmemelidir .
Özellikle halkın içinden çıkan ses ve sinema sanatçıları ile diğer sanatçıların her türkü hareket davranışları ile örnek teşgil etmeleri , onlarında taklit edildiği için kendilerini sorumlu hissetmeleri ve hareketlerini kontrol altında tutmaları gerekir .
İdol olarak seçilen şahıslar kendilerini kontrol altında tutmalı bunun vicdani bir mesele olduğu konusunda izan ve şuuruna sahip olması gerekir .
Uyuşturucu kültürünün unsurları olan kumar , fuhuş , ırza tecavüz , intihar i cinsi sapıklık , uyuşturucu kapsamına giren madde alışkanlıklarının yolları kapatılmalıdır .
Çeşitli nedenlerle Rütük tarafından karartılan ekranlar karartılmasın ,bu süre içinde uyuşturucu kültürünün ve onun tahribatının neler olduğu konusunda gençler ve aileler bilinçlendirilmelidir .
Haftanın belli günlerinde ulusal tv. radyolar ile mahalli tv. ve radyolarda uyuşturucu , sigara ve alkol alışkanlığı ile uyuşturucu kültürünün zararları kamuoyuna anlatılmalıdır . Bu konuda , konunun uzmanlarının katılacağı programlar yapılmalıdır .
TRT televizyonları kısa metrajlı yerli ve yabancı şirketlerden temin edilecek ve yaptırılacak eğitici filmlerle gençlerimiz bilinçlendirilmelidir .
Şunu da ilave ederek konuyu bitirmek istiyorum . Bugün uyuşturucu ve alkol kadar zararlı hale gelen internet sitelerindeki pornografi , kumar ve fuhuş pazarının önüne acilen geçilmelidir . Lut (a.s.)ın kavminin başına gelen musibetlerin bizi de beklediği bilinerek konunun göz ardı edilmesinin ileride tedavisi mümkün olmayan felaketlere sebebiyet vereceği gözden uzak tutulmamalıdır. . g
(*)Sefa ÇAYIR (Milli Eğitim Bakanlığı Emekli Müfettişi Aksaray Yeşilay Cemiyeti Kurucu Üyesi)

Bu Yazı 6532 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar