Hukukçu Gözüyle
..        

Toplumlar tarihsel ve kültürel birikimlerini en üst düzeyde kullanabilmek için bu değerlerini eğitim sistemleri aracılığıyla bireylerine aşılar.Eğitim sistemini belirlemek kısa vadede binlerce öğrencinin geleceğini düzenlemek gibi görünse de aslında uzun vadede bir toplumun geleceğini inşa etmek demektir.Onun içindir ki bir milletin kültürüne ve eğitimine yapılan saldırı o milletin temeline konmuş bir dinamit etkisi taşır.
Bunları göz önünde bulundurarak diyebiliriz ki:Eğitim sisteminin bir parçası olan üniversite sınavlarına girişte katkı unsurlarından olan katsayı değerlerini çok titiz bir incelemeyle belirlemeliyiz.Bizler katsayı sistemimizi Avrupa'yı model alarak belirlemişiz ama sadece bununla yetinmişiz.Diğer hiçbir kurumumuzu ve altyapımızı Avrupalılaştıramamışken,katsayı sistemine özgü bir düzenleme bizi güç ve komik duruma düşürüyor.Yani Türk Eğitim sistemi İngiliz Kaşığıyla Acem Çorbası içiyor.
Genel bir bakış açısıyla Meslek liselerine yönelik olarak getirilen yönlendirme amaçlı katsayı düzenlemesi isabetli olarak görülebilir.Ama milli eğitimimizin el yordamıyla yürütüldüğü bir ortamda katsayı düzenlemesi karşımıza bir sorun olarak çıkabilmektedir.
Bir öğrenciyi örnek alalım: İlkokul sıralarına oturmadan şehir merkezinde kalitesi yüksek bir okula gitmek için torpil bulamaması onu daha yarışın başında başlama çizgisinin bir adım gerisine itiyor.Kayıt olabildiği okulun kısıtlı öğretim -eğitim değil- imkanları onu OKS ve LGS sınavlarında vasat bir seviyede tutuyor.Bu nedenle eleğin altında kalan öğrencimiz ailesinin de “bu çocuk gelecek vaat etmiyor,bari liseyi bitirsin” yargısıyla meslek liselerine yönlendiriliyor.Çünkü meslek liseleri öğrenciye bir meslek öğretmekten ziyade,kolay geçilebilen sınıflara sahip bir okul olarak algılanıyor.Nihayetinde meslek lisesi mezunu olarak üniversite sınavlarına girmeye hak kazanıyor.Ama öğrencimizin çilesi yine bitmiyor,burada yarışa başlama çizgisinden 5-10 adım geride başlayacak olan öğrencimize “dur bir dakika,daha ayağının birisine taş bağlamadık;tak ayağına taş bağlanmadan yarışa başlayamazsın” uyarısı yapılıyor.Yani üniversiteye giriş sınavlarında meslek liselerine yönelik katsayı adaletsizliği uygulamaya konuyor.
Katsayı düzenlemesini adaletsizlik olarak nitelememizin sebebi,eğitim sisteminin kendi yapılanma kusurlarını bir kısım öğrenciden çıkarmak istemesindendir.Model alınan batı sistemi,ilköğretimden sonra mesleki alanlara yeterli ve kalifiye eleman yetiştirme amaçlı olarak meslek liselerini açmıştır.Ve ilerideki yıllarda bütün eğitiminin özü yönlendirildiği bu alanda olmaktadır.Bizim sistemimizde ise meslek lisesinde elektrik bölümündeysen üniversite sınavında elektrikle ilgili bir bölümde avantajlı olabiliyorsun ama söz konusu elektrik mühendisliği ise avantajın kalmıyor hatta güçleşiyor.İmam-Hatip liselerine gidiyorsan ancak imam olma şansı sana tanınır.Hukukçu olmak istersen Kaf Dağı'nı aşman gerekir.
İşte düzenleme gayesi medeni ülkeler seviyesine ulaşmak olan bu katsayı sistemi getirdiği sonuçlar itibariyle toplumu sarsmaktadır.
Çözüm olarak ise acilen bu katsayı eşitsizliğine bir son vermeliyiz.Yeterli sayıda Rehberlik ve Danışmanlık uzmanını eğitim sistemimize dahil ederek daha öğrenci ilkokul sıralarındayken temel eğitimini verip,öğrencinin kişiliğinin oturmaya başladığı dönemlerde eğilimlerini,zihinsel ve bedensel yatkınlıklarını tespit edip doğru alanlarda eğitiminin devamını sağlamalıyız.Aksi takdirde bu haliyle labirenti andıran eğitim sistemiyle daha çok nesillerimizi anaforlar içinde yitiririz.


Bu Yazı 1686 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar