Hz. Peygamber'in Dilinden Akrabalık İlişkileri
30.07.2015        

HZ. PEYGAMBER’İN DİLİNDEN AKRABALIK İLİŞKİLERİ

Prof. Dr. Abdülaziz Hatip

 

 

 

Akrabaya iyilik, büyük günahların bile affına vesiledir:

“Bir adam, Hz. Peygamber’e gelerek: ‘Ben büyük bir günah işledim, buna tövbe imkânım var mı?’ dedi. Hz. Peygamber: ‘Annen hayatta mı?’ diye sordu. Adam: ‘Hayır’ dedi. ‘Peki teyzen de mi yok?’ dedi. Adam: ‘Var’ deyince Resulullah: “Öyleyse ona bol bol iyilik yap! Teyze de anne yerindedir’ buyurdu.” (Tirmizi, Birr 6)

İyiliğe kimlerden başlanacak?

Hz. Peygamber’e: “Ey Allah’ın Resulü, kime iyilik yapayım?” diye soruldu. Üç defa, “Annene” dedi. “Sonra kime?” diye dördüncü defa soruldu. Bu kez, “Babana, sonra da derecelerine göre diğer yakınlarına” diye cevap verdi.” (Tirmizi Birr 1)

“Ey Allah’ın Resulü, kime iyilik yapayım?” diye soran birine Hz. Peygamber şu cevabı vermiştir:

“Annene, babana, kız kardeşine, erkek kardeşine, hürriyete kavuşturduğun kölene... Bu iyiliği de, üzerine vacip olan bir hakkın ödenmesi, yani, sıla-ı rahmin yerine getirilmesi olarak yapacaksın.” (Ebu Davud, Edeb 129)

Akrabaya iyilik görevi, iman, namaz ve zekâttan hemen sonra gelir:

Hz. Peygamber, bir yolculuk esnasında devesinin yularına yapışıp, kendisine cehennemden uzaklaştırıcı/cennete yaklaştırıcı eylemlerin ne olduğunu soran bir bedevi Arab’a verdiği cevapta, “Allah’a şirk koşmama, namazı kılma, ve zekâtı vermenin yanında akrabalarla iyi ilişkiler içinde olma”yı da saymıştır. (Müslim, I, 42)

Akrabaya iyilik, Hz. Peygamber’in fiilî sünnetidir:

Müşrikler bile, Hz. Peygamber’in akrabalara iyilik için gönderildiğini itiraf etmişlerdir. (Müslim, IV, 2155) Hz. Hatice, ilk defa Cebrail’i görüp ilk vahyi aldığında endişeye kapılan Hz. Peygamber’e teselli verip kendisini Allah’ın niçin perişan etmeyeceğini söylerken, “doğruluk, yolda kalmışın elinden tutmak, yoksula yardım etmek, misafire ikram, müsibetler karşısında insanlara destek olmak gibi vasıflarının arasında akrabalara iyilik etmeyi” de saymıştır. (Müslim, I, 141) Hz. Peygamber’in dine davet mektubunu alan Rum Kralı Herakliyus, Şam’da bulunan müşrikler kafilesinin temsilcisine hitaben: “(Peygamber olduğunu ileri süren Mahammed) size ne emrediyor?” diye sordu. Onlar: “Namaz, zekât, sıla-i rahim ve iffet” dediler. Bunun üzerine Herakliyus dedi ki: “Eğer senin söylediklerin gerçekse, o peygamberdir!” (Buhari, İman 37)

Allah, akrabalık bağını koparanlarla rahmet bağını koparır:

“Allah, akrabalık bağına hitaben, ‘Seni sürdürenle ben de iyiliğimi sürdürür, seni koparandan iyiliğimi keserim’ demiştir.” (Buhari, V, 2232)Allah varlıkları yarattığı zaman akrabalık bağına hitaben şöyle buyurmuş:

“Seni sürdürenle iyi ilişkimi sürdürür, seni koparanla alakayı ben de koparırım.” (Müslim, IV, 1980):

“Rahm (akrabalık bağı) kelimesi, Allah’ın bir adı olan Rahmân’la aynı kökten türemiştir. Kim bunu korursa Allah onunla (rahmet bağı) kurar, kim de koparırsa Allah da ondan (rahmet bağını) koparır.” (Tirmizi, Birr 16)

Akrabayla iyi ilişkileri koparmak, en büyük günah olarak, Allah’a şirk koşmak ve büyü yapmaktan sonra üçüncü sırada gelir. (Mecmau’z-Zevâid, V, 312) Akrabalarla iyi ilişkileri kesmek, kıyamete yakın çoğalacak ahlaksızlıklardandır. (Müstedrek, I, 174)

 

Akrabalarla iyi ilişkiler, rızkı genişletip ömrü bereketlendirir:

“Kim rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ömrünün uzatılmasını isterse, sıla-i rahim yapsın.” (Buhari, V, 2232) “Nesebinizden sıla-i rahim yapacaklarınızı öğrenin. Zira sıla-i rahim, akrabalarda sevgi, malda bolluk, ömürde uzamadır.” (Tirmizi, Birr 49)

İyi ilişki için, kötülük yapana da iyilik edilmeli:

“İyilik eden akrabanın iyiliğine karşılık vermek, sıla-i rahim için yeterli değildir. Akrabalık bağını koparana da iyilik edilmelidir.” (Buhari, V, 2233) Hz. Peygamber’in bir sahabisine yaptığı tavsiyeler arasında, kendileri kötülük bile etseler akrabalarına iyi ilişkilerini sürdürmesi de yer alır. (İbn Hibban, II, 194)

Maddi yardıma önce muhtaç akrabalardan başlanmalıdır:

“Normal yoksula yardım bir sadaka sayılır, akraba yoksula yardım ise iki kat sevaptır: Sadaka sevabı, akrabaya iyilik sevabı.” (İbn Hibban, VIII, 133) “En faziletli yardım, muhtaç akrabaya yapılan yardımdır.” (İbn Huzeyme, Sahih, IV, 78) Hz. Peygamber (vefat) hastalığında, iki defa, “Sakın akrabalarınıza iyiliği ihmal etmeyin!” buyurdu. (İbn Hibban, Sahih, II, 179)

Mükâfat ve cezası en erken verilen ameller:

“Ahirettekinin yanı sıra dünyada da cezası en acele verilen günahlar, zulüm ve akrabayla iyi ilişkileri koparmaktır.” (İbn Hibban, Sahih, II, 200) “Mükâfatı en erken verilen amel, akrabaya iyiliktir. Birbirine iyilik edip de yoksulluk çeken bir hiçbir aile yoktur.” (İbn Hibban, Sahih, II, 183)

Cennete girmeyi kesin kılan üç amel:

“Namazı dosdoğru kılıp akrabaya iyiliğin yanı sıra zekâtını verene cennete girmek vacip olur.” (İbn Hibban, Sahih, VIII, 37)

Hz. Peygamber’in gönderiliş amacının başında, tevhitten sonra akrabalara iyiliği sağlamak gelir. (el-Müsned el-Müstahrec Ale’s-Sahîhayn, II, 424)

Akrabalarıyla iyi ilişkileri koparana Allah cenneti haram kılar. (el-Ahadisu’l-Muhtâre, III, 304) “Akrabasıyla ilişkilerini koparan kimse cennete giremez.” (Tirmizi, IV, 316)

İyi ilişkilerin düşmanı: Cimrilik:

“Cimrilik huyundan kaçının. Zira sizden önce gelip geçenler bu huy yüzünden helak oldular. Şöyle ki: Bu huy onlara hayırsızlığı emretti, onlar hemen hayırsızlaştılar; sıla-i rahmi kesmelerini emretti, hemen sıla-i rahmi kestiler; ahlaksızlığı (fücur) emretti, ahlaksızlaştılar…” (Ebu Davud, Zekât 46)

Akraba gayrimüslim vatandaşlara iki kat iyilik edilmeli:

“Sizler Mısır’ı fethedeceksiniz. Oranın halkına iyilik dileyin. Onların bir zımmilik (vatandaşlık), bir de rahim (akrabalık) hakkı vardır.” (Müslim, Fezailu’s-Sahâbe 226)

Akrabalık bağlarına zarar verici dua reddedilir:

“Kul, günah talep etmedikçe veya sıla-i rahmin kopmasını istemedikçe duası kabul edilmeye devam eder.” (Mislim, Zikr 92) “Allah’a dua eden herkese Allah icabet eder. Bu icabet, ya dünyada peşin olur ya da ahirete saklanır yahut da dua ettiği miktarca günahından hafifletilmek suretiyle olur; yeter ki günah talep etmemiş veya sıla-i rahmin kopmasını istememiş olsun ya da acele etmemiş olsun.” (Tirmizi, Daavat 145)

Süt yoluyla akraba olanlara da iyilik edilmeli:

“Peygamberimiz bir gün otururken sütbabası çıkagelir. Resulullah, hürmeten, onun için, giydiği şeylerden birini serer ve üzerine oturtur. Az sonra sütannesi gelir. Peygamberimiz bunun için de elbisenin diğer tarafını serer, kadın üzerine oturur. Biraz sonra süt-erkek kardeşi gelir. Resulullah, kalkarak onu da önüne oturtur.” (Ebu Davud, Edeb 129)

Akrabalık bağına zarar vermeye yemin eden, bunu yerine getirmeyip kefaretini versin:

“Kim günah bir şey üzerine yemin ederse ona yemin yoktur. Kim, sıla-i rahmi keseceğim, diye yemin ederse, ona da yemin yoktur.” (Ebu Davud, Talak 7)

İyilik niyeti de iyiliktir:

“Bir kul vardır, Allah kendisine mal ve ilim vermiştir de o, malı hususunda Allah’tan korkmakta, (mal ve ilmi kullanarak) sıla-ı rahmyapmakta, (mal ve ilimde) Allah’ın hakkı olduğunu bilmektedir; işte bu kimse en faziletli bir makamdadır.

“Bir kul vardır. Allah ona ilim vermiştir, mal vermemiştir; ama iyi niyetlidir ve ‘Malım olsaydı onu falan kişi gibi (hayırda) harcardım’ der. İşte bu kimse, niyetindekini yapmış gibi sevaba nail olur, ikisi de eşit şekilde mükâfat alır.

“Bir kul vardır, Allah ona mal vermiştir, fakat ilim vermemiştir. Malını cahilane harcar. Malı hususunda Rabbinden korkmaz. (Cimriliği, cahilliği sebebiyle) malıyla sıla-i rahim yapmaz; malında Allah’ın da hakkı olduğunu hiç düşünmez. İşte bu kimse, mertebelerin en düşüğündedir.

“Bir kul vardır, Allah ona ne ilim ne de mal vermiştir, ama: ‘Eğer malım olsaydı onunla falan kimsenin yaptıklarını (kötülükleri) ben de yapardım!’ der. Bu da niyetiyle muamele görür. İmrendiği kimsenin vebalini aynen elde eder.” (İbn Mace, Zühd 21)

 

 


Bu Yazı 2395 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar