KÜRESELLEŞME VE KÜRESEL ISINMA
..        
Değerli okuyucularımız, son zamanlarda hiç gündemden düşmeyen ve yıllar geçtikçe daha çok gündemi işgal etmesi beklenen “Dünyanın Isınması” ve birileri tarafından sürekli kaşınan, son dönemlerde sokaklara da dökülüp, laikliği, milli duyguları ve TÜRK BAYRAĞI'nı kullanarak ulusalcılık adı altında, gelişmeye, Ddeğişmeye, ve kaçınılmaz gerçek olan küreselleşmeye direnen, bundan korkan statükocular arasında müthiş bir ilişki var. Ayrıca yaklaşan yaz ayları da bu konuyu “hem küreselleşmeyi hem de küresel ısınmayı” çok gündemde tutacağa benziyor.
Ulaşım ve haberleşme araçlarının, teknolojinin gelişmesiyle hızlanması ve çoğalması yaşadığımız dünyanın, doğal olarak bir köy haline gelmesine neden oluyor. Benim yaşadığım yerde bazı insanlar, İngiltere den Cuma akşamı uçağa binip, gece buradaki evlerine gelip, pazar akşamı dönüp, pazartesi mesaisine gidiyor. Doğal olarak bu insanları her iki ülkedeki ve diğer ülkelerdeki her türlü gelişme çok ilgilendiriyor. Elbette ilgilendirmesi için kıtalar aşmak gerekmiyor. Başka bir ülkedeki gelişme bizi de ekonomik ve siyasi olarak çok etkiliyor. Buna karşı direnmek yersiz olduğu gibi, dikkatlerimizi nasıl karşı dururuz dan öte, küreselleşme de en iyi yeri nasıl alır ve menfaatli çıkarız ona yoğunlaştırmak ve ona göre yerimizi almaya çalışmak gerekiyor.
Bunun içinde ülkemiz içinde tutarlı ve kararlı olmamız gerekiyor. Sokaklara dökülüp Türkiye Cumhuriyeti halkını gruplara ayırmaya çalışmak, o ay yıldızlı kutsal bayrağımızı sanki bir kesimin malıymış gibi göstermeye çalışmak oldukça tehlikeli. Bu ülkede yıllarca Atatürkçülük şemsiyesi altında çok işler çevrildi ve çevrilmeye devam ediliyor. Buna şimdi de Türk Bayrağını eklemeye gayret ediyorlar. Her ikisi de kimsenin malı olmadı ve olmayacak. Biraz dikkat edildiğinde ise bu insanlar 80 den önce de başka ulusların bayrağını sallıyorlardı.
Dünyanın küreselleşmesinden, öz benliğine güvenen, geçmişiyle problemli olmayan, manevi değerlerine bağlı, amaç ve ideal için yaşayan insanlar korkmaz.
Siyasal ve sosyal hayattaki bu küreselleşme gelişmelerine sıcaklıkta dahil oldu. Isınırken bile küresel olarak ısınıyoruz. Sıcaklık, bizim ve diğer ülkelerdeki birçok siyasiden daha çabuk kavradı hemen ayak uydurdu bu küreselleşmeye!!! Dünya, 60 yaşını geçmiş bir kişinin durumuna benziyor. Yaşlılıktan dolayı bir oram bir buram diye doktor kapısından gelemeyen ihtiyarlar gibi, dünyamızda. Dünyamız artık çok yaşlandı ve yaşlılık belirtileri çoktandır vardı ama şimdilerde kendini iyice hissettiriyor. Artık dünyanın da ozan tabakası delinecek, salgın hastalıklar olacak, ısınacak, canlı türleri yok olacak v.b. gelişmelerinde önünü alabilecek gibi değiliz. O nedenle bunlara da alışmalıyız.
Çok hoşuma giden bir vecize ile bu konuya son vermek istiyorum. “Öleceksin, adın sanın kalmayacak, kimse seni hatırlamayacak, ismini anan olmayacak, mezarın da kaybolacak, unutulacaksın, seni unutanlar da unutulacak; ancak seni bir tek kişi hatırlayacak, eğer bu hayatta iken sen onu unutmayıp hatırladıysan, okunan ezanlara kulak verdiysen, davete icap ettiysen”
İşte tüm endişelerimizin ve korkularımızın altında belki de onu unutmuşluğumuz var.

Bu Yazı 2433 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar