Kamus, Namustur
06.07.2014        

 Kamus, Namustur!

 

 

 

Dil, milleti var eden temel unsurlardan biridir. İslam dini ve güzel Türkçe’miz milli kültürümüzün temel taşlarıdır. Dil, insanlar arasındaki en güçlü iletişim ve etkileşim aracıdır. Dil, insanları birbirine bağlayan, insan kalabalığını millet yapan görünmeyen kuvvetli bir bağdır.

İnsanların ve toplumları gelişmişlik düzeyleri dillerinin zenginliği ve etkin kullanımı ile doğru orantılıdır. Çünkü insanlar, kelimelerle düşünür, kelimelerle hayal kurar ve düşüncelerini, hayallerini, arzularını, isteklerini, sevgilerini, nefretlerini, sevinçlerini, üzüntülerini, hasretlerini, hüzünlerini, bilgi ve duygu dünyalarını kelimelerle ifade ederek paylaşırlar.

Bir insanın kelime haznesi ne kadar fazla ise, hayal alemi ve düşünce ufku da o kadar geniş demektir. Düşünce ufku geniş olan insan daha fazla, daha etkili ve daha verimli düşünür. Düşünen insan üretken olur, üretken insan maddi ve manevi bolluğa, rahata ve huzura kavuşur. Kelime haznesi dar olan bir insanın düşünebilme kabiliyeti kısır, ufku da dar olur. Düşünmeyen, tefekkür dünyası sığ olan insanlar ve toplumlar, düşünen ve üreten tefekkür ehli insanların ve toplumların hükmü altına girmeye mecbur kalır.

Türkçe, 4 bin yıllık Türk kültür ve medeniyetinin temel taşıdır. Türk milletinin bilinen 4 bin yıllık tarihinde, sahip olduğumuz üstün devlet geleneği ve kurduğumuz parlak medeniyetin temelinde Lisanımızın sağladığı etkin, birleştirici ve ufuk açıcı gücün büyük payı vardır. Zira, Avrupa toplumlarının cehalet karanlığı içinde yaşadığı çağlarda Milletimiz, on binlerce, yüz binlerce cilt yazma esere sahip kütüphaneler kurarak, tarihin en parlak medeniyetlerini vücuda getirmiştir.

Bu gün maalesef kültürel hayatımızda büyük bir dejenerasyon yaşanıyor. Diğer kültürel değerlerimizde olduğu gibi lisanımız da yozlaştırılıyor. Yeni nesiller, hızla kendi kültürümüzden kopuyor ve toplumsal değerlere yabancılaşıyor. Dedesini anlamayan torunlar topluluğu haline dönüşüyoruz. Öyle ki, bugün gençliğimiz kendi İstiklal Marşı’nı anlamıyor. Çok değil, daha 50-60 yıl önce yazılıp yayınlanmış nadide eserlerimiz anlaşılamaz birer kâğıt yığınına dönüştürülme tehdidi ile karşı karşıya.

Dün Çanakkale’yi geçemeyenler, bugün milli kültürümüzü, kimliğimizi, kişiliğimizi hedef alarak; bizi kültür, edebiyat, sanat, hayal ve düşünce aleminden uzaklaştırarak milli kültürümüzün temeli olan “Dilimizi” yok etmeye çalışmaktadırlar. Cadde ve sokaklarımızdaki tabelalara şöyle bir göz gezdirdiğimizde işyeri adlarının çoğunlukla yabancı isimlerden oluştuğunu görüyoruz.

Millet olarak, büyük bir felaketin eşiğinde bulunuyoruz, lisanımız büyük bir tehdit altında. Bu büyük felaketten kurtuluşun çaresi, Lisanımıza/ Türkçemize sahip çıkmak ve lügatimizi kısırlaştırma operasyonlarına dur demektir. Bu konuda herkes gereken hassasiyeti göstermeli ve elinden geleni yapmalıdır. “Kamus, namustur” sözünü bir an olsun aklımızdan çıkarmamamız gerekir.

Kendimize şu soruyu sormak zorundayız: 300-500 kelime ile düşünebilen, konuşabilen bir nesil hangi fikri üretecek, hangi değeri yaşatacak, hangi projeyi hayata geçirecek, Büyük Türkiye’yi nasıl inşa edecek?

Türkçe’mizin içinde bulunduğu duruma bir parça da olsa katkı sağlama amacıyla Milli Eğitim Bakanlığımızın uygulaya koyduğu “101 Temel Eser” okuma projesiyle, liseden mezun olacak bir gencimiz 5000 kelimeyi anlayabilecek, 5000 kelime ile düşünüp hayal kurabilecek, fikir üretebilecek, kendini ifade edip 5000 kelime ile yazabilecek hale gelecek…

Ancak biz, 5000 kelime düzeyine çıkmayı başarı sayarken dünyada çeşitli ülkelerde bu rakam 40-50 bin kelime düzeyindedir. İngiliz Edebiyatının babası sayılan Shakespeare’in eserlerinde kullandığı kelime sayısı 78 bin civarındadır. Başlangıç olması sebebiyle bu projeye dört elle sarılmamız gerektiğini eğitimcilerin, ilgililerin, ebeveyn olarak bizlerin mutlak suretle topyekûn okuma alışkanlığını kazanmamız gerektiğine inanıyoruz.

Millet olarak, sosyal, kültürel, ekonomik, teknolojik vs. her alanda kalkınabilmek ve uluslararası arenada söz sahibi olabilmek için; vatanını, milletini, bayrağını seven herkes, lisanımıza/Türkçemize sahip çıkmalıdır. Bunun için bol bol kitap okumalıyız, okuma kampanyaları düzenlemeliyiz. Kelime haznemizi geliştirerek, ecdadımız ile irtibatımızı sağlayacak ve geleceğin büyük Türkiye’sine taşıyacak eserleri okumalı ve okutmalıyız.

 

Taceddin Özeren

 

 

    

 


Bu Yazı 4980 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar