Karnımızdaki İkinci Beynimiz
..        

Tıp biliminin geldiği son noktada iki yeni keşiften bahsediliyor. Bunlardan ilki, beyindeki nöronların (beyin hücreleri) dışında bir de yıldıza benzedikleri için “yıldız hücreler (astrositler)” diye adlandırılan ve kimyasal bir çalışma sistemine sahip olan yeni bir tür hücrelerin keşfidir. Bu hücrelere, yapışkan anlamına gelen “glue” kelimesinden türetilen “gliyalar” ismi de verilmektedir. Bu hücrelerin keşfi ile insanda ikinci bir beynin olduğu iddia ediliyor. Lozan'daki enstitü çalışanı Pascal Jourdain bu hücreler konusunda şöyle diyor: "50'li yıllardan beri, beyindeki faaliyetleri kaydetme yöntemi, nöronlarda elektrik akımı'nın yayılmasına dayanır. Oysa astrositler (yıldız hücreler, gliyalar) elektrik açısından hemen hemen sağırdır, çünkü onların alışverişi kimyasal yoldan gerçekleşir." Bu tür hücrelerin tam olarak hangi fonksiyonları üstlendiği netleşmemiştir. Ancak bu hücrelere atfen “ikinci beyin” isminin verilmesi, onların yedekte devreye giren bir takım görevler üstlendiğine işaret etmektedir. Bilim daha ileri noktalara ulaştıkça bu hücreler konusunda daha net açıklamalar yapılacaktır. Hatta beyin hakkında daha bilmediğimiz birçok şey, zamanla gün yüzüne çıkacaktır.

İkinci keşif ise, sağlığın ve sezgilerin merkezi olarak tanımlanan ve “İkinci Beyin” olarak isimlendirilen karın ve bel bölgesindeki “güneş sinir ağları”dır. Araştırmacı Duncan Sequeira, bu merkezin, vücudun dengesinin, sağlığın ve sezgilerin merkezi olduğunu iddia etmektedir. Daha da önemli olanı, bu merkezle kurulacak iletişimle, vücudumuzda hayatımızı, kötü alışkanlıklarımızı, negatif duygularımızı değiştirmeyi veya yeni beceriler istediğimizde, onların harekete geçmesi için, aktif bir rol oynayacak bir merkez oluşturulabilecektir. Zira yapılan araştırmalara göre, Karnımızdaki beyin, serotonin (mutluluk hormonu) gibi, ruh hâlimizi belirleyen nörotransmitterleri üretiyor ve psiko-aktif maddelere tepki veriyor. Karın, özerk çalışmaktadır. Karındaki ikinci beynimizin gönderdiği sinyaller, beyinden alınandan daha fazladır. Karın, hastalanıp, kendine özgü nevrozlar geliştirebiliyor. Karın, bu hücreler sayesinde, hissediyor, düşünüyor ve hatırlıyor. Yani, önceden yaşanan hadiselerin tekrar etmesi durumunda, karın bölgesindeki güneş sinir ağları devreye giriyor ve o olaya müdahale ederek vücudun bu mükerrer olaya adaptasyonunu sağlayabiliyor. Örneğin bendeniz arabam ile ilk kazamı yaptığımda oldukça sarsılmış; adeta şok olmuştum. Allah kimseye böyle tecrübeler yaşatmasın, ama insanın başına ilk kaza şoku geldiğinde ne kadar kötü hissettiğini bu tür tecrübeyi yaşayanlar bilir. Ancak, benzer bir kazayı mükerrer olarak yaşadığımda aynı oranda şok geçirmemiştim. Çünkü bu durumda karın ve bel bölgesindeki “güneş sinir ağları” devreye giriyor ve olayı daha mutedil bir atmosfere sokuyor. Bu da gösteriyor ki, insanın kafatası bölgesindeki beyninin dışında benzer fonksiyonları üstlenen bir ikinci beyin bölgesi karın ve bel bölgesine İlâhî Kudret tarafından yerleştirilmiştir.

İnsan vücudu, yukarıdaki iki keşiften de anlaşıldığı üzere, oldukça kompleks ve mükemmel bir fabrika gibi çalışıyor. Vücudumuzun birçok bölgesi daha tam olarak keşfedilebilmiş değildir. Araştırmacılar ve bilim adamları insanı inceledikçe hayretten hayrete düşüyor. Ana rahmi gibi karanlık bir bölgede böylesine mükemmel bir varlığın vücut bulması nasıl oluyor da tesadüflere veya evrim kuramlarına havale edilebiliyor? Oysa bir oyuncak bebek bile ergonomik ve aydınlık ortamlarda, endüstri mühendislerinin tasarımlarıyla ve birçok işlemden geçirilerek yapılıyor. Üstelik bu bebekler içten büyüme, algılama, sezme vs gibi hassalara da sahip değiller. Bu bebeklerin bir tasarımcısız yapıldığını iddia etmek ne kadar akıldan uzak ise, bu mükemmel insanın bir Yaratanı olmadan ortaya çıktığını iddia etmek de ondan kat kat daha fazla akıldan uzak bir hadisedir.

Aklın ve mantığın gereği, bu insan denen mucizenin kasıtlı, planlı ve amaçlı bir mülâhaza ile yaratıldığını düşünmek ve ibadet gibi önemli vazifelerle yükümlü olduğunu fark etmektir.


Bu Yazı 2598 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar