Kartal ve Yenileşme
..        
Bir hikayede okuduğuma göre, kartal, kuş türleri içinde en uzun yasayanıymış. bir kartal kırk yaşındayken zor ama önemli bir karar vermek durumundaymış. Çünkü yaşı kırk olunca pençeleri esnekliğini yitirir ve avlarını tutamaz duruma gelirmiş. Ayrıca gagası uzar ve kıvrılırmış. Kanatlar da ağırlaşır, tüyleri kartalırmış. Eskisi kadar kolay uçmaz olurmuş.
İşte bu durumdaki kartalın bir karara varması gerekirmiş. O Ya ölümü seçecek, ya yeniden doğuşa evet diyecekmiş. O ölümü seçerse bir şey yapmasına gerek yokmuş, zaten bu gidişle ölür gidermiş. Eğer yeniden doğuş ve değişim sürecine evet derse, bunun için kendisine birkaç ay gerekliymiş.
Yeniden doğuşa ve yaşamaya karar veren kartal bir zirveye doğru uçar ve kayalıklar arasına konarmış. İlk iş olarak gagasını sert bir kayaya vurmaya başlarmış. Sonunda yaşlanan ve uzayan gaga yerinden sökülür düşermiş. Kartal bir süre yeni gagasının gelişmesini bekler, sonra bununla ayak pençelerini söker yenilermiş. Derken kartlaşmış tüylerini yolmaya sıra gelirmiş. Birkaç ay sonra kartal, yirmi yıl veya daha uzun sürecek yeniden doğuş uçuşa tam hazır duruma gelirmiş.
Bu hikayeyi bir dostuma okumuştum. Bana şu değerlendirmeleri yaparak bana göndermiş:
Hayatımızda zaman zaman “yenilenme” ve bir “yeniden doğuş” süreci yaşarız.
Yenilenmek ve yeniliklere adapte olmak, hikayedeki gibi, genelde zordur ve kararlılık ister.
Yenilenmek; devletler, milletler ve toplumlar için sonuçta “zafer ve uzun ömür” olarak görünür. Kartal gibi, kendi değerleri ve kökleri üzerinde yenilenemeyenlerin sonu iyi gelmez
Hikayede olduğu gibi, “eski işe yaramadığı için eskidir.” Yaşlı da öyle. Güneş eskidir ama, ilk günkü gibi işe yaradığı için yaşlı da olsa bizim için eski değildir. Bazı gerçekler güneş gibidir. Binlerce yıldır, hayat sahnesinde olan altın madeni, hala insanlar için değerli olduğundan eski sayılmaz. Yeni de işe yaradığı ve daha iyi ve güzel olduğu için yeni kabul edilir. Her yeni de işe yarar değildir: Çağımızda ortaya çıkan bir hastalık henüz yenidir ama, çok eski olan sağlık kadar işimize yaramadığı için kimse bu 'yeni'ye talip olmaz. Eski, işe yarar bir marka, yeni ve işe yaramayan bir markaya tercih edilir. Bir kötü alışkanlığına yeni başlamış olabiliriz. Fakat bu yeni de olsa kötüdür.
Kâinatta her gün bir yenilenme vardır: Vücudumuz her an yenilenir, mevsim her an yenileşmededir. Güneş her an bize yeni bir ısı ve ışık gönderir. Her an dünya, yörüngesinde yeni bir yerde bulunur. Bir toplum yeni doğumlarla her gün yenilenir. Her gün teknolojik yenilikler olur. Yani yenilenme kaçınılmazdır. Kâinatın meyvesi olan insan da her gün yenilenmeye doğru adım atmalıdır. Eski hal muhaldir.
Zaferleri, galibiyetleri ilerde olmayı sürdürebilmek ve ilerlemek için; “işe yarar yenilik ve yenilenmelerde” gecikmemek gerekir.

Bu Yazı 3243 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar