Kredi Kartı Yasası ve Sosyal Güvenlik Reformuna Bakış
..        

Bu ayki yazımızda, gündemdeki iki meseleyi ele alacağız. İlki, kredi kartları meselesi. Bir yıldan fazla süredir gündemde olan “Banka Kartları ve Kredi Kartları Yasası Tasarısı”, nihayet yasalaştı. Bugüne kadar çok konuşulan, tartışılan bu konu, Şubat ayının son haftasına, adeta damgasını vurdu. Konuyu böylesine gündeme getiren neden, kart borcu nedeniyle yaşanan intihar olaylarıydı. Bu intiharlar, meselenin insani boyutunu ve yasanın önemini bir kez daha ortaya koydu. Yasanın çıkması, bu intihar ve tartışmaların gölgesinde oldu.

Yasa olumlu

Tartışmaları bir tarafa bırakıp, yasaya bakacak olursak, bazı eksikliklerine rağmen, yasanın genel olarak olumlu olduğu söylenebilir. Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in dediği gibi, doğru ve faydalı bir iş yapıldı. Her şeyden önce, bir toplumsal sorun haline gelen bu meseleye, bir düzenleme getirildi.

Yasada kart kullanıcılarını koruyan düzenlemeler ağırlıkta. Ayrıca, kart pazarını daraltacak pek yasak da yok. Genel olarak olumlu olan bu düzenlemeye rağmen, “sorun çözüldü” demek zor. Hiçbir yasa, tek başına sorunu çözemez çünkü. Sorunun çözümü için, kart kullanıcılarının bilinçlenmesi ve ayaklarını yorganlarına göre uzatmalarını öğrenmeleri gerekir. Bankaların da sorumlu davranmayı öğrenmesi.

Yasada ne var?

Yasayla, kart borçlularına önemli bir kolaylık getirildi. 31 Ocak 2006 itibariyle icraya veya temerrüde düşmüş, icra takibi başlatılmış, bankadan borcun ödenmesi için uyarı yazısı gelmiş olanlara, borçlarını yeniden yapılandırma olanağı sağlandı. Bu durumda olanlar, borçlarını yıllık yüzde 18 faiz ve 18 taksitte ödeme imkanına kavuştu.

Yasanın eleştirilecek en önemli noktası ise faizlerle ilgili. Bileşik faizi yasaklayan yasada, faiz ise Merkez Bankası'nın inisiyatifine bırakılmış durumda. Faizlerle ilgili olarak, “TCMB, azami akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit etmeye yetkili olacak ve belirlediği oranları üç ayda bir açıklayacak” deniliyor. Bileşik faizin yasaklanması yerinde. Fakat, faize belirgin bir sınırlama getirilmemesi, önemli bir eksiklik. Çünkü, bankaların kredi kartına uyguladıkları aylık faizler çok yüksek.

Sosyal güvenlik reformu

Bu ayki yazımızda ele alacağımız ikinci mesele ise sosyal güvenlik reformu. Uzun süredir gündemde olan sosyal güvenlik reformu, bugüne kadar bir türlü yapılamadı. Sosyal güvenlik, aynı zamanda temel sorunlarımızdan biri. Bu alanda kapsamlı bir reform acilen şart. Böyle bir reform, hem bitmiş durumdaki sosyal güvenlik sistemini kurtarmak, hem de bütçe dengeleri açısından şart. Bugün itibariyle, ülkemizde sosyal güvenlik açığının gayri safi milli hasılaya oranı yüzde 5 gibi oldukça yüksek bir düzeyde. Bu açığın bütçe üzerindeki olumsuz etkisi çok büyük kuşkusuz.

Sosyal güvenlik reformu, sağlık sisteminin finansmanı ve sağlık hizmetlerinin kalitesini iyileştirme bakımından da şart. IMF ve AB ile ilişkilerin yolunda gitmesi için de. Özellikle de, IMF ile ilişkiler bakımından çok önemli. IMF ile uygulanan programın önkoşullarından biri çünkü.

 

Tek çatı

IMF'ye verilen son niyet mektubuna göre, üçüncü gözden geçirmenin Şubat ayında tamamlanması için, sosyal güvenlik reformu yasalarının 15 Şubat'a kadar yasalaşması gerekiyordu. Fakat söz konusu yasalar çıkmayınca, üçüncü gözden geçirme yapılamadı. Ne zaman yapılacağı da belirsiz. Sosyal güvenlik reformu, IMF ile ilişkilerin kilit noktası haline gelmiş durumda. Bu nedenle, bu alanda son zamanlarda bir hızlanma göze çarpıyor.

Sosyal güvenlik reformu yasalarından biri olan “Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu Tasarısı”, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda geçenlerde kabul edildi. Tasarı, sosyal güvenlik kurumlarını tek çatı altında birleştirmeyi öngörüyor. Buna göre; Emekli Sandığı, BAĞKUR ve SSK kaldırılarak, yerine “Sosyal Güvenlik Kurumu” oluşturulacak.

Prim affı

Hükümet, diğer yandan sosyal güvenlik kuruluşlarının prim alacaklarını taksitlendirerek yeniden düzenleyen yasayı da çıkardı. Meclis Genel Kurulu'nda 22 Şubat'ta kabul edilen ve “prim affı düzenlemesi” olarak bilinen yasa, Cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak, Resmi Gazete'de yayınlandı.

Yasa, 21 milyar YTL'lik prim borçlarını 60 ay vadeyle ödeme olanağı getiriyor. Yasa; sigorta primi, sosyal güvenlik destek pirimi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezalarına ait borçları yeniden yapılandırılarak 60 taksite bölüyor. Yeniden yapılandırma, 31 Mart 2005'den önceki borçları kapsayacak. Peşin ödeme durumunda ise yüzde 30 oranında indirime gidilecek.


Bu Yazı 1693 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar