Kuş Evleri
..        

Eski mimarimizde kullanım amacının yanı sıra, estetik ve güzellik de aynı oranda önem taşımaktadır.
Ev, han, hamam, kervansaray, cami, medrese, köprü gibi birçok mimari eser ilk bakışta göze çarpan dış görünüşteki güzelliklerini adeta iç güzellikleri ile yarışır şekilde yapmışlardır. Gerek taş, gerek tuğla ve gerekse ahşap yapılarda dış görünüşler üstün bir zevkle şekillendirilmiştir. Bu yapılarda, dış görünüşlerde yapılan çok zengin süsleme şekillerinin içinde öyle bir çeşidi vardır ki hem dış görünüşleri güzellikte tamamlar, hem de hayra yönelik bir hizmet verir.
Bu bahsettiğimiz süsleme unsuru, kuş evleri, kuş konakları veya kuş sarayları adı verilen, bizim mimarimize has, tamamlayıcı sanat eserleridir.
Bilindiği üzere İslâm dininde, insan ya da hayvan hiçbir canlıya eziyet edilmesine izin verilmemiştir. Kur'an-ı kerimde bazı sureler hayvan adları taşımaktadır.
Bakara (Inek) Sûresi, Nahl (Ari) Sûresi, Ankebut (Örümcek) Sûresi, Neml (Karinca) Sûresi. Gibi.

En'am suresinin otuz sekizinci ayetinde ise
''Yerde yürüyen hayvanlar ve iki kanadıyla uçan kuşların hepsi sizin gibi bir ümmettirler (yani topluluklardır). Biz bu kitapta hiçbir şeyi noksan bırakmadık. Sonra ancak onlar toplanıp Rablerine gelirler.'' Denilmekte, hayvanların da bir topluluk olduğu ifade edilmektedir.
İşte bu noktadan da hareketle, geçmiş mimarimizde yapılarda çeşitli kuş evleri oluşturulmuştur.
Kuş evleri başta serçe, saka, kırlangıç gibi kuşlara barınak olması için yapılmıştır. Çok zarif ve san'atkârane şekilde yapılan bu minyatür eklenti yapılar, aynı zamanda ana yapının kuşlar için en uygun yerlerine eklenmiştir.
Kuş Evi On altıncı yüz yıldan itibaren görülmeye başlanan kuş evleri çoğunlukla camii, medrese, han, ev, köprü, kütüphane, şifahane, türbe gibi binalarda görülmektedir. Daha çok taş ve tuğla yapılarda, insanların ulaşamayacağı, rüzgârdan korunaklı, güneş gören yerlerde karşımıza çıkıyor.
Geçmişte rengârenk boyalı, oymalı küçük tahta yuvalar biçiminde ağaç dallarına asılanları kuş evleri de yapılmış, ama bunlar ahşap oldukları için yangın, , yıkımlar yüzünden günümüze kadar
gelememiş maalesef.
Kuş evlerine Osmanlı Devletinin hemen hemen her bölgesinde rastlanabilmektedir. Halen İstanbul'da çok sayıda kuş evi ya da bir başka deyişle kuş sarayı vardır.
Kuş evlerinin estetik dış görünümlerinin arkasında, iç mekân olarak, kuşların içinde dolaşacağı yollar ve odacıklar dahi vardır. Bilhassa serçelerin, buralarda barınmaları düşünülmüştür. Her yapıda farklılıklar gösteren kuş evleri, çoğu zaman konsollu, cumbalı, balkonlu ev tipini andırır. Kemerli pencereleri vardır bazıları çatılı tip, bazıları kubbeli tiptedirler.
Leylek, deniz kırlangıcı gibi göçmen kuşlar, mübarek yerlere gidip döndükleri için; kumrular, sevdalıları korudukları için; kırlangıçlar da yuva yaptıkları evleri yangından korudukları inancıyla himaye edilmiş, beslenmişlerdir.
Halen İstanbul'da pek çok yapıda kuş evi vardır. Yapıların yüksek bölümlerinde oldukları için pek çoğu korunmuş durumdadır. Ancak pek çoğu da bakımsızlıktan hasar görmüştür. Dış hava şartlarının tesiri, içlerinde oluşan kuş gübrelerinin temizlenmemesi, su tahliye deliklerinin tıkanması gibi sebeplerle çatlamalar ve kırılmalar meydana gelmekte ve giderek tahribat artmaktadır.
Geçmiş medeniyetimizin seviyesini, mimari ustalık ve zevkimizi anlatırken diğer taraftan da merhamet ve Allah inancının bir göstergesi olarak da niteleyebileceğimiz kuş evleri, estetikten yoksun günümüz beton ve çelik mimarisinin yanında, zarif Osmanlı mimarisinin küçük nümuneleri olarak korunmayı, sahip çıkılmayı bekliyor. Hala içlerinde yaşayan kuşlarıyla…


Bu Yazı 2484 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar