Mevlana Dergâhı
..        

Mevlânâ Dergâhı il merkezi, Karatay ilçesi, Türbe (civar) mahallesinde yer almaktadır. Mevlânâ külliyesi Selçuklu döneminden itibaren günümüze kadar değişik yapıların ilavesiyle bazılarının yenilen- mesi bazılarının da onarımıyapılarak günümüze gelmiştir. En son onarımda 2009 yılında gerçekleştiril miştir.

Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubad zamanın- da, bir gül bahçesinin Mevlânâ'nın babası Sultanü'l Ulemâ'ya bağışlanmıştır. Önce Sultanü'l Ulemâ' ve Daha sonra Mevlânâ'nın yakınları ve kendisinin buraya gömülmesiyle külliyenin temelleri atılmış oldu. Karamanoğulları döneminde Mevlânâ Türbesi (Kubbetü'l Hadra) bugünkü şeklini almış ve türbenin yanındaki mezarlar ile post kubbesi Kibabü'l Aktab denilen ve kubbeli bölüm inşa edilmiştir. 15.yüzyılın sonu 16.yüzyılın ilk çeyreğinde II. Bayezid ve Yavuz Sultan Selim döneminde semahane ve mescid bölümleri yapılmıştır. 16.yüzyılda sırasıyla türbeler ve avluyu sınırlayan derviş hücreleri yapılmıştır. Eski matbah da bu döneme aittir. 18.yüzyılda semahane- nin mahfilleri ile yapıya güney-kuzey ve doğudan destekleyen payandalar inşa edilmiştir. 19.yüzyılda avludaki şadırvan, şeb-i aruz havuzu, matbah-ı şerif ve meydan-ı şerif bölümleri yapılmıştır.

Külliyenin çekirdeğini Kubbey-i Hadra, semaha- ne ve mescid üçlüsü oluşturmaktadır. Derviş hücrele- ri, meydan-ı şerif ve matbah külliyenin batı sınırlarını oluşturmakta eski matbah, Çelebi dairesi, valideler mezarlığı ve Hadikatü'l Ervah gibi mezarlık bölümle- ri bir hazire duvarıyla çevrilmiş bulunmaktadır. Bu hazirenin dışa açılan ve özel anlamlı kapıları bulunmaktadır. Bunlar batıdaki Dervişan kapısı, güneyden Hamuşan kapısı, kuzeyden Çelebiyan kapısı ve batıdaki ise Pir kapısı olarak adlandırılmıştır.. Çelebi mektebi ve helalar hazire duvarının dışında kalmaktaydı. Tek bir mekandan oluşan eski mahbah 16.yüzyıla tarihlenmektedir. Bugün yenilenmiş ve yemekhane olarak kullanılmaktadır. Eski matbahın hemen kuzey yakınındaki Çelebi Dairesi iç sofalı planda yapılmış, 19.yüzyıl yapısı olup tavanları süslemeli (resimli) bir yapıdır. Son yıllarda restore edilmiştir. Bu iki yapının kuzeyindeki çamaşırhane de yıkılmıştır.

Türbenin batısındaki avlunun ortasında şadır- van bunun kuzeydoğu köşesinde bugün üzeri kapatıl mış kuyu bulunur. Avlunun kuzeyinde selsebil, matbahı şerif önünde ise şebi aruz havuzu bulunmak tadır. Buradaki üç bölümden oluşan mezarlık kaldırıl mıştır.

Mevlânâ Külliyesinin Önemli Bölümleri:
1-Matbah-ı Şerif: Külliyenin güneydoğu köşesinde yer alır. Meydan-ı Şerifle birlikte 19.yüzyıl- da inşa edilmiştir. Girişi kuzeydendir. Giriş kapısının solunda Kazancıdede odası, sağında ise Ahçıdede köçeği odası ve kahve ocağı bulunmaktadır. Yaklaşık kare bir mekan olan matbah, iki bölümlüdür. Güney bölümü bir kademe daha yüksektir ve batısında ocak bulunmaktadır. Giriş bölümünün kuzeydoğu köşe- sinde saka postu ile zemin kata inen kiler kapısı bulunmaktadır. Üç basamaklı bir merdivenle çıkılan güney bölümü bir sütunla giriş bölümünden ayrılmış tır. Bu bölüm Somathane (yemek bölümü) ve sema (talim yeri) olarak ikiye ayrılmıştır. Doğu köşesindeki bir merdivenle üst kattaki Çilekeşler odasına çıkılmak- tadır.

Matbah tarikatın yemeklerinin pişirildiği, temel eğitimin verildiği mekandır. Muhib olarak tarikate giren kişi Aşçı Dede, Kazancı Dede ve Halife Dedenin nezaretinde bin bir günlük çileyi çeker. Muhip matbahın girişinde ilk kademedeki Saka Postu'nda oturtulur ve üç gün içinde tarikate alınıp alınmayaca- ğına karar verilir. Ocaklar yemek pişirilmek içindir ve hemen ocağın yanında bulaşıklık vardır. Yemekler somathane bölümünde yenilir ve sema talim yerinde sema eğitimi yapılır.

2-Meydan-ı Şerif: Matbaha bitişik olarak inşa edilmiştir. Dergâhın en önemli bölümlerinden birisidir. 6x10 m. boyutlarında dikdörtgen bir mekandır. Alçı tavanlarında 19.yüzyıl manzara resimleri bulunmaktadır. Bu resimler çelebi dairesi- nin sofa tavanındaki resimlerle benzerlik göstermek- tedir. Bugün müze müdüriyeti olarak kullanılan bu mekan, Dergâhın en önemli bölümlerinden birisidir. Burada sabah namazından sonra dervişler mürakabe ye girerler.

3-Derviş Hücreleri: Avlunun doğu ve kuzeyini L şeklinde çevreleyen çelebi hücreleri önlerindeki revağa bağlı kubbeli mekanlar iken 2009 yılında önlerindeki revaklar kaldırılmıştır.

4-Türbe ve Mezarlar: Türbenin ilk bölümü Tilâvet odasıdır. Bu odaya Bab-ı şerif denilen bir kapıyla ulaşılır. Günümüzde hat eserlerinin sergilen- diği bu odadan Gümüş Kapı'yla Türbe Aralığı'na girilir. Bu bölüm (Kubbe-i Hadra) yanındaki mekanlarla birlikte dokuz bölümden oluşmaktadır. Gümüş kapıdan sonra iki bölümlü Türbe Aralığı ve sonra Post Kubbesi gelmektedir. Post Kubbesi'nin güneyin- de Kubbe-i Hadra bulunmaktadır. Diğer bölümler mezarlar ve sandukalara ayrılmıştır. Kubbe-i Hadra- nın batısındaki Kibab-ül Aktab bölümüne güneyden Niyaz Penceresi açılmaktadır. Burası daha sonra Çelebi odası-İhtisas kütüphanesine dönüştürülmüştür.

Türbe, Dergâhın Karaman döneminde yapılan ve Kubbe-i Hadra'yı da içine alan dokuz kubbeli bölümde yer alırlar. Kubbe-i Hadra yani Mevlânâ Türbesi 1274 yılında bir baldaken olarak inşa edilmiş ve cenazelik katı bulunmaktaydı. Bu yapıyı Emir Müinüddin Pervane ve eşi Gürcü Hatun ile Alamed- din-i Kayser'in yaptırdığını ve mimarının Bedreddin-i Tebrizî olduğu bilinmektedir. Karamanoğlu Alâeddin Ali Bey bugünkü dilimli ve konik külahlı yeşil üst yapıyı inşa ettirmiştir. Bu bölümün mimarı Aslıoğlu Abdullahoğlu Ahmed'dir. Buradaki sandukaların bozulmaması için baldakenin güneyi bir duvarla kapatılmıştır. Daha sonra türbenin yada Kubbe-i Hadra'nın doğusunda bir batısında iki bölüm olmak üzere post kubbesi ve türbe aralığı bölümleri yapılmıştır. Bu bölümde başta Mevlana- nın babası Sultanü'l Veled olmak üzere Mevlevi tarikatının önde gelenlerinin mezarları (sandukaları) bulunmaktadır. Türbe aralığının kuzeyindeki seki üzerine Horasan erleri gömülmüştür.
5-Semahane: Post Kubbesi'nin kuzeyinde yer alan kare planlı bir mekandır. Kubbe, orta mekanı sınırlayan ayaklar üzerine oturur. Doğuda ve kuzeyde mahfiller bulunur. Doğudaki erkek mahfili- nin üzeri kadın mahfili olarak tasarlanmıştır.

Semahanenin kuzeybatı köşesinde mutrib mahfili bulunur. Son yıllarda semahanede yapılan araştırma- larda zeminin altında Karaman dönemine ait mescid, mezar ve semahane kalıntıları çıkmıştır. 16.yüzyılda bugünkü şeklini alan semahanenin kalemişi süslemeleri 20.yüzyıla aittir ve kötü bir şekilde restore edilmişlerdir.

6-Mescid: Semahanenin batısında yer alan kare bir mekandır. 16.yüzyılda yapılmıştır. Semahane ile türbe aralığı ve dış avlu ile bağlantısı bulunmaktadır. Kuzey duvarı boyunca dar bir ahşap mahfile sahiptir. Mescidin kalemişi süslemeleri de restore edilmiştir. Kuzeybatı köşesindeki bir merdivenle 19.yüzyılda yapılan minareye çıkılmaktadır.

Avludaki Yapılar:
1-Şadırvan: Dergâhın en eski yapılarından birisidir. 1307 tarihinde Germiyanoğlu Yakub Bey'in armağan ettiği havuz şadırvanın en eski bölümüdür. 1869 yılında yapılan revak ve onun üzerindeki kubbeden oluşan şadırvan Müze müdürü Yusuf Akyurt tarafından yıkılmıştır. 1984 yılında Prof. Dr. Yılmaz Önge'nin projeleriyle aslına uygun olarak yeniden yapılmıştır.

2-Şebi Aruz Havuzu: Matbah-ı Şerif'in önünde yer alır. Altıgen planlı gök mermerden yapılmış bir havuzdur. İçerisine ejder başlı bir mermer oluktan su akmaktadır.

3-Hürrem Paşa Türbesi: Matbah-ı Şerif'e doğudan bitişiktir. Sekizgen planlı tipik bir Osmanlı türbesidir. Önünde iki sütunlu kubbeli bir revağı bulunur. İçerisinde Hürrem Paşa gömülüdür. 1527-28 tarihlidir.

4-Fatma Hatun Türbesi: 1585-86 tarihlidir. Sekizgen planlı tipik bir Osmanlı türbesidir.

5-Sinan Paşa Türbesi: Sekizgen planlı kubbeli bir Osmanlı türbesidir. 1573-74 tarihlidir.

6-Hasan Paşa Türbesi: Dergâh binasının güneybatı köşesine bitişiktir. 1573-74 tarihinde inşa edilmiştir.

7-Mehmet Bey Türbesi: Dergâhın güneydoğu- sunda Hadikat-ül Ervah içerisinde yer alır. 1534-35 yılında yapılmış baldaken bir türbedir.

Konya Mevlânâ Külliyesi 1927 yılında müze haline dönüştürülmüştür. Matbah-ı şerif'in giriş bölümü ve Meydan-ı şerif de yönetim odası olarak kullanılmaktadır. Dergâhın semahane ve mescid bölümlerinde de Mevlevi giysileri, müzik aletleri, el yazmaları, halılar ve değişik eserler sergilenmek- tedir.

BİBLİYOGRAFYA

Konyalı, İ.H., Abideleri ve Kitabeleriyle Konya Tarihi, Konya, 1964
Önder, M., Mevlana Şehri Konya, Konya, 1962
Karamağaralı, H., "Mevlânâ Türbesi", TED., Sayı:7-8, Ankara, 1966, s.38 vd.
Doğan, A.I., Osmanlı Mimarisinde Tarikat Yapıları Tekkeler, Zaviyeler ve Benzer Nitelikli Fütüvvet Yapıları, İstanbul, 1977
Özönder, H., Konya Mevlânâ Dergâhı, Ankara, 1989
Dülgerler, O.N., Karamanoğulları Dönemi Mimarisi, İstanbul, 1994, (İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Basılmamış Doktora Tezi)


Bu Yazı 2605 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar