Mevlana Hazretleri’nden Hatıralar
..        

Dergah'ın Eşeğini Satın:

Mevlâna Hazretleri bir gün talebelerine dergahın eşeğini satmalarını söyler.
Talebeler:
“Efendi hazretleri bu eşek Konya'nın en iri, güçlü, en kuvvetli ve en iyi yük taşıyan eşeğidir. Hem genç hem de sağlıklıdır. Üstelik dergahın hizmetleri için bu eşeğe ihtiyacımız var “ derler.
Mevlana Hazretleri: ” Evladım satın bu eşeği “ diye tekrar eder.
Talebeleri:
“Hay hay Seyda Hazretleri emriniz üzere bu eşeği satalım, ama bunun sebeb-i hikmeti nedir?” diye sorarlar.
Mevlana, talebelerine şu ilginç cevabı verir: “Evlatlarım! Ben dikkat ettim bu eşek bir haftadır anırmıyor. Bunun şevki kayboldu.
Merkebin şevksizliği talebeye de sirayet edebilir. Onun için bu eşeği satın yerine başkasını alın “ Der.
Taşıdığı engin şefkat ve muhabbet hisleri ile hoşgörü ve toleransın sembolü haline gelen Mevlana Celaleddin-i Rûmi gibi bir zatın, bir merkebin bile küçücük bir şevksizliğini hoş görmeyerek, tavizsiz bir tavır sergilemesi ve bu şevksizliğin bedeli olarak eşeğin satılmasını, değiştirilmesini istemesi çok ilginç değil mi?
Her türlü günahı işleyen günahkârları şefkatle kucaklayan Mevlana Hazretlerinin küçücük bir şevksizliğe tahammülü ve müsama hası olmamıştır. Meğer şevk ne kadar önemli imiş değimli?

Elhamdülillah Evimiz Peygamber Evine Döndü:

Hz. Mevlâna'nın sofrası mütevaziydi. Çoğu zaman, yoğurda sarımsak ezer, kuru ekmekle azık ederdi. Kendisine gönderilen hediye ve sadakaları asla yemez, ev halkına da dokundur- mazdı. Bu hediyeleri müritlerine paylaştırmak için Hüsameddin Çelebi'ye gönderirdi.
Bir gün evine gelen misafirine yemek ikram etmek ister ve hanımına misafir için yemek hazırlamasını söyler. Hanımı birazda sitemli ve sert bir ses tonuyla “Evde yiyecek bir lokma bile kalmadı hazırlayacak bir şey yok” cevabını verir. Bunun üzerine Hz. Mevlana Allah'a şükreder ve “Aman ne mübarek ev! Tıpkı peygamber evi!” der ve evimiz peygamber evine döndü diye sevinir.
Evet beyler, bizim hanımlar bize böyle bir cevap verseydi; bizim tepkimiz ne olurdu acaba?
O gönül sultanları dünyanın altında ezilme- mişler, dünyayı ayaklarının altına almışlar.İki kuruşluk menfaat için birbirlerini parçalama- mışlar…

Çocuğa Nasıl Davranılır:

Bir gün Mevlâna, Konya'da bir mahalleden geçiyordu. Onu gören çocuklar hemen etrafına toplandılar. Mevlâna'ya saygı gösterdiler. Elini öpüp hayır duasını almak istediler ve Mevlana- nın etrafına toplandılar. Mevlâna çocukların her birisiyle tek tek ilgilendi.
Ancak çocuklardan birisi oyununu yarım bırakmak istemedi ve “Hz. Hüdavendigâr! Biraz bekler misin? Ben de gelip elinizi öpeceğim, ancak oyunumu bitirmek istiyorum” dedi.
Bunun üzerine Hz. Mevlâna hiç üşenmeden oracıkta çocuğun oyununu bitirmesini bekledi.

Ne diyelim; Mevlana olmak işte böyle bir şey…


Bu Yazı 2738 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar