Mucizelerin İnsanlığa Gösterdiği Hedefler
..        

Bediüzzaman hazretleri yirminci sözün ikinci makamında “Yaş ve kuru her şey kitab-ı mübinde mevcuttur “ (Enam 59) ayetinin izahını yapar:
Bir görüşe göre Kitab-ı mübin Kurandan ibarettir. Yaş ve kuru her şey içinde bulunduğunu şu ayet-i kerime beyan ediyor. Evet, her şey içinde bulunur. Fakat herkes her şeyi içinde göremez. Zira muhtelif derecelerde bulunur. Bazen çekirdekleri, bazen düsturları, bazen alametleri, ya açık bir şekilde, ya işareten, ya gizli bir surette, ya ihtar tarzında ve makamın gerektirdiği durum münasebetinde şu tarzların birisiyle ifade ediyor.
İnsanın sanat ve fen cihetindeki ilerlemelerinin neticesi olan sanat harikaları ve fen alanında hayret edilecek buluşlardan uçak, tren ve telgraf gibi şeyler insan hayatında önemli bir mevki almıştur. Elbette bütün insanlığa hitap eden kuran-ı hâkim bu önemli buluşları ihmal etmez ve etmemiş İki cihetle onlara işaret etmiştir. Birinci cihet peygamberlere verilen mucizeler suretiyle, İkinci kısım ise bazı tarihi hadiseler suretinde işaret eder.
İşte Kuran-ı Hakim, peygamberleri insan topluluklarına manevi yönden ilerlemeleri cihetinde birer öncü ve imam gönderdiği gibi; yine insanların maddi cihette ilerlemeleri suretinde dahi o peygamberlerin her birisinin eline bazı harikalar (mucizeler) verip o insanlara birer ustabaşı ve üstad etmiştir. O peygamberlere uymayı, itaat etmeyi mutlak emrediyor. İşte peygamberlerin manevi kemalatını bahsetmekle insanları onlardan istifade etmeye teşvik ettiği gibi; onlara verilen mucizelerden bahsetmekle de o mucizelerin benzerlerine yetişmeye ve taklitlerini yapmaya insanları teşvik ediyor. Hatta denebilir ki; maddi kemalat noktasında peygamberlere verilen harika mucizeler insanlığa adeta bir hediye suretinde verilmiştir. İşte Hz Nuh'un (aleyhisselam) bir mucizesi olan gemisi… ve Hz Yusuf'un (aleyhisselam) bir mucizesi olan saati en evvel insana hediye eden mucize elidir. Bu hakikate latif bir işarettir ki; Sanatkarların ekseri her bir sanatta birer peygamberi Pir (herhangi bir meslek ve sanatın başlatıcısı, tesis edicisi) kabul ediyor. Mesela gemiciler Hz Nuh'u, saatçiler Hz Yusuf'u, terziler Hz. İdris'i(aleyhisselam)…
Evet madem Kuranın her bir ayetinin irşad edici bir çok yönü ve yine hidayet edici bir çok özelliği bulunduğunu ilimde söz sahibi kimseler söylüyor ve bu konuda ittifak etmişler. Öyle ise her yönüyle mucize olan kuranın en parlak ayetleri olan peygamberlerin mucizelerine ait olan ayetleri; tarihi bir hikaye olarak değil, belki onları çok irşad edici manaları ihtiva eden ayetler olarak görmek lazım. Evet, Kuran peygamber mucizelerini zikretmesiyle bilim, fen ve sanatın nihayet hududunu çiziyor, yani son hedefi gösteriyor. En ileri gayelerine parmak basıyor ve en nihayet hedeflerini tayin ediyor. İnsanı teşvik edip o gayeye sevk ediyor. Şimdi o mucizelerden birkaç tanesini örnek vereceğiz.
Mesela; Hazreti Süleyman aleyhisselamın bir mucizesi olan havada uçmayı beyan eden “Sabah gidişi; bir ay, akşam dönüşü bir ay olan mesafeyi, bir günde gidip gelebilecek şekilde Süleymanın emrine rüzgarı verdik(Sebe 12) ayeti Hazreti Süleyman(a.s)bir günde havada uçmak suretiyle iki aylık bir mesafeyi kat etmiştir. İşte bunda işaret ediyor ki: İnsana yol açıktır ki, havada böyle bir mesafeyi kat etsin. Öyle ise ey insan! madem sana yol açıktır. Bu mertebeye yetiş ve yanaş.
Cenab-ı Hak şu ayetin diliyle manen diyor “Ey insan! Bir kulum nefsinin arzularını terk ettiği için onu (Süleyman Aleyhisselamı) havaya bindirdim. Sizde nefsin tembelliğini bırakıp, koyduğum kanunlardan güzelce faydalansanız, siz de havaya binebilirsiniz…”
İşte insanoğlu çalıştı, çabaladı ve uçağı icad etti. Çok uzak mesafeleri kısa bir zamanda katetmeye başladı. Evet cenabı Allah çalışanı, gayret edeni muvaffak ediyor. Nitekim bir ayeti kerimede “İnsan için ancak çalıştığı vardır” buyurulmaktadır. Ayet-i kerimeyi dikkatle incelediğimizde çalışan insanın muvaffak olacağı vurgusu vardır. Kim çalışırsa, kim gayret ederse istediğini elde eder; bu ister Müslüman olsun, ister Müslüman olmasın,. Mesaj ortada; Çalışmak, durmadan çalışmak, daha çok çalışmak…

Yine Hazret-i Musa Aleyhisselamın bir mucisesini beyan eden “Biz ona asanı taşa vur dedik. O vurunca ondan oniki çeşme fışkırdı” (Bakara 60). ayeti işaret ediyor ki; Yer altında gizli olan rahmet hazinelerinden basit aletlerle istifade edilebilir. Hatta taş gibi bir sert yerde bir asa ile ab-ı hayat (Su) celbedilebilir. İşte şu ayet bu mana ile insana der ki; Rahmetin en latif feyzi olan ab-ı hayatı (yani suyu), bir asa ile bulabilirsiniz. Öyle ise haydi çalış bul!.
Cenab- ı Hak şu ayetin lisaniyle manen diyor ki; Madem bana güvenen bir kulumun (Musa a.s) eline öyle bir asa veriyorum ki her istediği yerde ab-ı hayatı (Suyu) onunla çeker. Sende benim rahmetimin kanunlarına dayansan şöyle ona benzer veyahut ona yakın bir aleti elde edebilirsin. Haydi et!
İşte insanın çalışarak elde ettiği ve çok önemli gelişmelere sebep olan sondaj aletidirki, ekser yerlerde vurulduğu vakit suyu fışkırtıyor. Şu ayet ondan daha ileri, son hedef ve gayelere doğru insanı teşvik ediyor .
Evet sondajla artık sadece su değil petrol ve termal sularda çıkarılmakta ve insanlığın istifadesine sunulmaktadır.

Hem mesela; Hazret-i İsa (a.s)'ın bir mucizesine dair “Ben Allahın izni ile körü ve alacalıyı iyileştirir, kurtarır ve ölüleri diriltirim.” (Ali İmran 49) Kuran Hazreti İsa (a.s)'ın nasıl yüksek ahlakına uymayı teşvik eder. Öylede İsa aleyhisselamın şu elindeki yüksek sanata ve Cenab-ı hakkın kendisine verdiği tıb bilgisine işaret ederek insanları tıp ilminde en ileri noktaya varmaları için rağbet ettiriyor. işte şu ayet işaret ediyor ki; 'En müzmin dertlere dahi derman bulunabilinir. Öyle ise ey insan! ve ey musibete düşmüş kimseler! Ümitsiz olmayınız. Her dert ne olursa olsun-dermanı mümkündür. Arayınız, bulunuz. Hatta ölüme de muvakkat (geçici) bir hayat rengi vermek mümkündür. Cenabı hak, şu ayetin lisaniyle manen diyor ki: 'Ey insan! Benim için dünyayı terk eden bir kuluma (İsa a.s) iki hediye verdim. Biri manevi dertlerin dermanı biri de maddi dertlerin ilacı… İşte ölmüş kalbler hidayet nuruyla diriliyor. Ölmüş gibi hastalar dahi, onun nefesiyle ve ilacıyla şifa buluyor. Sen de benim hikmetli şu yeryüzü eczanesinde her derdine deva bulabilirsin. Çalış bul! Elbette ararsan bulursun. İşte insanın tıp ilmindeki gelişmelerin çok ilerideki sınırlarını çiziyor ve ona işaret ediyor ve teşvik ediyor.
Bunlar gibi Hz.Davut (a.s)'a demirin yumuşatılması mucizesi Süleyman aleyhisselama eşyayı aynen veya suretten bir yerden bir yere nakletmek mucizesi, Hz İbrahim aleyhisselama ateşin yakmaması mucizesi gibi Kuranda geçen mucizelerin her biri insanı o mucizelerin benzerlerini yapmaya teşvik ederken ulaşabilecek en son noktayı hedef tayin ediyor.

O halde bize düşen ibadet vazifesini unutmamak şartıyla, Kuranın sonsuz manalarından istifade etmektir. Cenab-ı Allah bizleri peygamberlere maddi ve manevi yönden tabi olanlardan eylesin…


Bu Yazı 3127 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar