Muhammed Celaleddin’in Lakapları
..        

Lakap: Kelime olarak,çağırmak, bağırmak, seslenmek, aramak, ad koymak, isim koymak, isim vermek, adını koymak, lakap takmak, niyet etmek, kastetmek, demek istemek,belirtmek, işareti olmak, demek olmak anlamını taşır.
İstılahi olarak ise; Asıl isminden başka sonra- dan takılan ad. Meşhur olan birine sonradan verilen ad anlamına gelir.
İslam tarihinde bir çok alim isminden daha çok lakabıyla bilinir. İşte bunlardan birisi de Hz. Mevlâna'dır.

Mevlânâ'nın asıl adı Muhammed Celaleddin dir. Kendisinin  tarih boyunca atfedilen lakapları vardır. Bunlardan bir kısmı geçmiş dönemlerde kullanıldığı halde günümüzde adeta unutulmuş, bazıları da kullanılmaya devam edilmiştir.

Muhammed Celâleddin'in günümüzde unutulan  ve kullanılmaya devam edilen lakapları şunlardır:

“Mevlâna” lâkabı, "Efendimiz, mevlâmız" mânâsında olan bu kelime, hürmeten büyük kimseler için söylenmiştir. Hazret anlamında da kullanılmıştır.
 Efendi, sahip, mâlik anlamında Arapça sıfat olan “Mevlâ” kelimesiyle; 'biz' anlamındaki Arapça muttasıl şahıs zamiri “nâ”dan müteşekkildir. “Efendimiz” anlamına gelmektedir.  “el-Mevlâ” şeklinde de kullanımı vardır.  Doğu dillerinde “Mevlâna” lâkapları, hürmet belirtmek için önemli kişilerin isimlerinin önünde kullanılmıştır. Osmanlı döneminde âlim ve faziletli kişiler için de bu sıfatın kullanıldığına şahit olmaktayız.
 “Mevlevî” lâkabı , Allah, sahip, efendi gibi anlamlar taşıyan “Mevlâ” kelimesine nispet 'yâ'sı eklenmiştir. Allah'a bağlı, ilâhî, dinî anlamıyla bu kelime İslâm dünyasında önemli bilgin ve şeyhler için lâkap olarak kullanılmıştır. Günümüzde   Mevlevilik tarikatına bağlı kimseler için kullanılmmaktadır.
 
“Mullâ” (Mollâ) lLakabı;  Mevlâna için az da olsa kullanılan lakaplardan bir başkasıdır. Büyük kadı efendi, hoca, Medrese talebesi anlamına gelir.  Eskiden büyük âlimlere isim olarak kullanılmıştır. Kâtib Çelebi Mesnevi maddesinde “Monlâ Celâleddîn Muhammed b. Muhammed el-Belhî sümme el-Konevî”.diyerek hem “Molla” hemde diğer lakaplarını kullanmıştır.

Prof. Dr.Adnan KARAISMAILOĞLU'na göre bu kelime, Arapça 'Mevlâ' kelimesinin Iranlılar tarafından bu şekilde telaffuz edilmesiyle oluşmuştur. Türkçe'de de bazen “Munlâ” (Monlâ) şeklinde telâffuz edilen kelime de aynı özelliktedir.
“Hudâvendigâr” Lakabına gelince;” Hudâvendigâr'”kelimesi efendi, sahip, sultan ve Allah anlamlarını taşımaktadır. Kelimenin efendi, sultan ve benzeri anlamından hareketle Türkçe'de başta Sultan Murad Hüdâvendigâr olmak üzere çeşitli şahıslar için kullanıldığı gibi, bir zamanlar Bursa için de kullanılmıştır.
Mevleviliğin en eski ve önemli kaynaklarından olan; Menâkıbu'l-ârifîn ve Sipehsâlâr'ın Risâle'sinde kullanılmış bir lakaptır. Menâkıbu'l-ârifîn'de Mevlâna için çocukluk yıllarından itibaren  babası tarafından kullanıldığını öğrenmekteyiz. Anılan iki eserde bu unvan çoğunlukla “Hazret-i Hudâvendigâr Mevlâna” ve “Hudâvendigâr Mevlâna Celâleddin” şeklinde geçmektedir.
“Şeyh” lâkabı; Ihtiyar, önemli kişi, bilgin ve önder gibi anlamlara gelen bu kelime mezhep ve tarikat önderleri için kullanılmaktadır.Mevlâna için günümüz kaynaklarında rastlamadığımız bu lakap, Sultan Veled'in eserlerinde ve  XIV. asır kaynaklarında kullanılmıştır.
“Belhî” ve “Rûmî” sıfatları geçmişte ve günümüzde bazen birlikte bazen ayrı olmak üzere yaygın olarak kullanıla gelmiştir.Doğum yeri ve yaşadığı bölgeye nispetle bu lakap verilmiştir. Ancak Rûmî sıfatını Mevlâna ve Mevlevîlikle ilgili ilk dönem eserlerde göremiyoruz. Anadolulu anlamı- na gelen bu kelime bugün özellikle batılılar tarafın- dan fazlaca kullanılmaktadır. İranlılar ise genellikle “Belhi” sıfatını kullanmaya özen göstermektedirler.
“Konevî”  lakabı: başka bir deyişle mensubiyet sıfatı Ilk dönemlerde kullanılmasına rağmen günümüzde kullanıldığını görüyoruz.
Muhyiddîn Ebû Muhammed el-Kureşî (1297-1374), “el-Cevâhiru'l-Muziye fî Tabakati'l-Hanefiye” isimli eserinde Mevlâna'nın Hz. Ebubekir'e ulaştırdığı soy silsilesini verdikten sonra, “el-ma'rûf bi-Mevlâna Celâleddîn el-Konevî “Mevlâna Celâleddin el-Konevî diye meşhurdur” kaydını koymuştur.Bu Lakap Mevlâna'nın Konya'da yaşamasına ve burada vefatına nispet edilerek verilmiştir.

Hülasa:
Mevlana Muhammed Celaleddin'in bu gün en meşhur, hatta ismini bile geride bırakan lakabı Mevlanâ'dır. Geçmiş dönem kaynaklarında bir çok lakabı tek tek veya müştereken kullanıldığı halde bu gün batılılar “ Rumî “ , İranlılar, “Belhî”ve “Mevlevî” Ülkemizde de “Mevlâna” Lakapları kullanılmaktadır.


Bu Yazı 5152 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar