Mutlu Olmanın On Prensibi
17.03.2015        

MUTLU OLMANIN ON PRENSİBİ

Prof. Dr. Sefa Saygılı

 

 

 

1- Arzuları sınırlayalım, daha az isteyelim:  Tatminsiz olmak, devamlı istemek kişiyi mutsuz eder. Böyle insanların maaşına zam yapılsa bile, daha fazlasını istediklerinden mutluluğu yakalayamadıkları görülüyor. Diyelim bir eşyası eksik olup da buna sahip olsalar, bu kez listeye başkalarının eklendiği tespit edilmiş. Yani mutlu hayatı hep ertelemişler. Elimizdekilerle mutlu olmak, halimize şükretmek mutluluğun da bir anahtarıdır.

2- Dahi değilsek üzülmeyelim:  Süper zeki insanların mutlu olup olamadıklarını inceleyen kimi çalışmalar, mutlulukta genelde zekânın etkisinin bulunmadığı sonucuna vardılar. Çünkü zekâ arttıkça beklendiler de büyümektedir ve bu beklentilerden daha azıyla tatmin olamamaktadırlar. Bu yüzden zekâyı IQ ile ölçmek yerine insanlarla iyi geçinmenin esas alındığı “sosyal zekâ”dan bahsedilmeye başlanmıştır.

3- Genlerimizin değerini bilelim: Kişilikle mutluluk birbirleriyle bağlantı halindedir. Birçok araştırma dışa dönük kimselerin içe dönüklerden çok daha mutlu olduklarını göstermiştir. Bunun sebebi dışa dönük insanların, arkadaş edinme veya evlenme gibi mutluluk getirici şeyleri daha fazla yapmaları olabilir.

4- Dış görünüşümüzü başkalarıyla kıyaslamaktan vazgeçelim: Elbette kendimize bakmalı, fazla kilolarımızı vermeliyiz. Ancak kendimizi olduğumuz gibi kabul ederek sevmeliyiz. Kendini sevme yerine nefret eden kişi mutsuz olur. Nedense kadınlar çok şişman, erkeklerse çelimsiz olduklarını düşünüyorlar. Reklamlarda ince genç mankenleri gören kadınlar kendi vücutlarına olumsuz bakıyorlar ve depresyona girmeye yatkın hale geliyorlar.

5- Dostluklar kuralım ve dostlarımız değer verelim: Dostluklar kuran, arkadaşları olan kişilerin daha mutlu olduğunu biliyoruz. Özellikle aile desteği olanlar maddi yönden yetersiz bile olsalar mutluluğu yakalıyorlar.

6- Evlenenler bekârlardan da mutludur: Evli kişiler eşinden moral destek ve güven almakta, kendini daha mutlu hissetmektedirler. Eğer evlilik iyi gidiyorsa olumlu etkileri kalıcı olmaktadır. Hele çocuklar aileye katıldığında ortak hedefler mutluluğu arttırmaktadır.

7- Ölümü düşman değil dost kabul edelim: Dine, Allah’a ve ölümden sonra yaşamaya inanma, özellikle yaş ilerledikçe insanlara bir anlam ve amaç sağlar. Dünyada tek başına kalma korkusundan uzaklaşmaya yardımcı olur. “İnanmanın faydasını en çok zor zamanlarda görüyoruz. Sıkıntıların üstesinden gelmenin en güçlü yolu dini bir inançtır.”

Bir inanç sistemine bağlı olmak hiçbir şeye bağlı olmamaktan iyidir. En çok ölüm korkusunda bu durum kendini gösterir. İnanan kişi, ölüme korkarak bakmaz ve hayatının bir anlamı olduğunu bilir.

8- Başkaların yardım edelim: Dinler, zor ve muhtaç durumda olanlara yardım etmenin insanın ruhu için iyi olduğunu tavsiye ederler. Bu, beraberinde mutluluk da getirir. Birçok çalışma mutluluk ile başkalarını düşünerek yaşama arasında bir bağ olduğunu göstermiştir. Fedakârlık, başkalarına vermek insanları mutlu etmektir. Mutlu insanlar gönüllü çalışmalara katılmakta, insanlara yardımcı oldukça da mutlulukları artmaktadır.

9- Sağlıklı ve dinç yaşayalım: Aslında yaşlılık da hayatın normal bir parçasıdır ve kendine has güzellikleri vardır. Yoksa yaşlılık bazılarının sandığı gibi kötü değildir. Yaşlı insanlar gençler kadar mutlu olabilirler ve aslında yaşlılar, hayattan daha çok haz alabilirler. Hayata olumlu bakmak, önlerine gerçekleştirebilecekleri hedefler koymak yaşlıları mutluluğa götürür.

10- Para gerekir ama sadece zenginlik mutluluk sağlamaz: Kişi kazandığı parayla yemeyi, içmeyi-giyinmeyi ve evin giderlerini karşılıyorsa bu onu mutlu etmeye yetmelidir. Yoksa daha fazlasını kazanarak mutlu olunmaz.

Warwick Üniversitesi’nden Andrew Oswald, “İnsanlar sonsuz şekilde akacak yüksek miktardaki paranın, kendilerini daha mutlu edeceği yanlışına düşüyorlar. Bu doğru değil. Doğru olan paranın statü, statünün de daha iyi bir hayat sağladığıdır” diyerek paranın katkısını özetlemektedir.


Bu Yazı 3586 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar