Kapak
Namaz Bize Neler Kazandırır?
06.01.2016        

NAMAZ BİZE NELER KAZANDIRIR?

 

 

Prof. Dr. Abdülaziz HATİP

 

 

Kur’an-ı Kerîm ve Hadis-i Şeriflerden namaz hakkında genel olarak şu hususları öğreniyoruz:

Namazın kişiyi tüm kötülüklerden alıkoyduğunu; alınan her abdest ve kılınan her namazla kişinin günahlarının silindiğini; namazlar arasında işlenen günahlara namazların keffaret olduğunu; büyük günahlardan sakınıldığı sürece beş vakit namazın küçük günahları düşüreceğini öğreniyoruz.

Fedâkârlık yapıp uyku ve ticaretini veya başka işlerini bırakarak namaza devam etmenin kişiyi cennete ulaştıracağını; cehennemden kurtaracağını ve o kişinin, Allah'ın himayesi altında olacağını; meleklerin nöbet devir teslimlerinin sabah ve ikindi vaktinde olduğunu, dolayısıyla bu iki vakti gafletle değil, zikir ve ibadetle geçirmenin sevaplı olduğunu öğreniyoruz.

Camilere ibadet için gelip gidişlerimizin cennette bize yapılacak İlâhî ikramları artıracağını; camilere giderken attığımız her adımın bir küçük günahımızı silip mânevî derecemizi yükselttiğini; karanlık gecelerde camiye giden kimselerin kıyamet gününde tam bir aydınlık ve nûra kavuşacaklarını; gerçek müminlerin bir sıfatlarının da camilere devam etmek olduğunu öğreniyoruz.

Niyet namaz için beklemek olduktan sonra kişinin daima namazda sayılacağını; abdestli olarak camide oturanların, meleklerin rahmet ve bağışlanma dualarına layık olacaklarını; namaz için beklendiği sürece namazda olma sevabı yazıldığını öğreniyoruz.

Cemaatle kılınanan namazın tek başına kılınandan 27 kat daha faziletli olduğunu; ezanın okunuşu işitilirse mutlaka cemaate gitmenin gerekliliğini; cemaate gelmeyenlerin, Peygamberimiz tarafından evlerinin yakılması isteğini içinden geçirdiğini; cemaate devam etmenin Peygamberimizin sünnet ve ahlakı olduğunu; özellikle münafıkların cemaatı terk ettiklerini; kırda ve yolda da olsalar üç kişi cemaatle namaz kılmazlarsa şeytana mağlup olabileceklerini öğreniyoruz.

Yatsı namazını cemaatle kılanın gece yarısına kadar namaz kılmış gibi sayılacağını; sabah namazını cemaatle kılanın ise, bütün geceyi namazla geçirmiş gibi olacağını; insanların, yatsı ve sabah cemaatlerindeki sevabı bilselerdi emekleyerek de olsa cemaate gelmeyi ihmal etmeyeceklerini; münafıklara sabah ve yatsıdan daha ağır bir namaz olmadığını öğreniyoruz.

Vakit namazlarına devam etmenin gerekliliğini; müşriklerin, tevbe edip, İslam’a girip, namazı kılıp zekâtı verdikleri takdirde mü’min sayılacaklarını; en faziletli amelin vaktinde kılınan namaz olduğunu; İslam’ın beş temel üzerine kurulduğunu, bunlardan birinin de namaz olduğunu; insanlardan Kelime-i Şehadet, namaz ve zekât görevlerini yerine getirenlerle savaşılmayacağını; İslam’a girişin Kelime-i Şehadetten sonraki ilk şartının namaz olduğunu; kişi ile şirk ve inkâr arasındaki ilk engelin namaz olduğunu, dolayısıyla namazı terk edenin küfre düşme riskiyle karşı karşıya bulunduğunu; kıyamette kişinin ilk hesaba çekileceği hususun namaz olduğunu; kıyamette hesap görülürken müslümanın farz namazında eksiklik varsa nafile namazlarıyla bunun tamamlanacağını öğreniyoruz.

Ezan okuma ve ilk safta namaza durmanın sevabını bilselerdi, bunu elde etmek için insanların kendi aralarında kura çekeceklerini; erkekler için en sevaplı safın ilk,  en az sevaplı safın ise son saf olduğunu; kadınlar için ise, en en az sevaplı olanın erkeklere yakın saf olduğunu; saffın düzgün olmasının namazın mükemmel oluşunun işareti olduğunu; safların düzgün olmamasıyla aramıza düşmanlık gireceğini; ilk safta bulunanlara rahmet meleklerinin dua ettiklerini; safları düzene koyanlara hoş davranılacağını; safları sıklaştırmak için öne doğru ilerlemenin gerekliliğini; safların meleklerinki gibi düzenli tutulmasını; saflar sık tutulmaz ise araya şeytanın gireceğini; boşluk kalacaksa en son safta kalması gerektiğini; saf düzenlemesinin imamın ortaya alınarak yapıldığını öğreniyoruz.

Her gün farz namazların öncesinde ve arkasında on iki rekât sünnet kılana cennette bir köşk yapılacağını; bu on iki rekâtın vakitlere göre dağılımını öğreniyoruz.

Sabah namazının sünnetinin hiç terk edilmeden kılınacağını; bunun fazilet ve sevabının çok olduğunu; Resulullah’ın onu hiç terk etmediğini öğreniyoruz. Hz. Peygamber (s.a)’in, sabah namazının sünnetini bazen çok kısa sûreler okuyarak kıldığını öğreniyoruz. Yatsı ile sabah namazı arasında kıldığı nafile namazın on bir rekât olduğunu öğreniyoruz.

Evlerimizde de namaz kılmamızın gerekliliğini; farz dışındaki kılınan namazın en faziletli olanının kişinin evinde kıldığı namaz olduğunu; evlerimizi namaz kılınmayan kabirlere çevirmememizi; nafileleri evlerde kılmak suretiyle evlerimize de namazdan bir pay ayırmamız gerektiğini; Cuma’nın farzından sonra mescidden çıkarak konuşmak suretiyle ara vererek sünnet namazını kılmamız gerektiğini öğreniyoruz.

Allah'ın tek oluşunu ve vitir namazının tek olarak kılınacağını, vitir namazının kılınacağı vakti; vitir namazının gecenin son namazı olacağını ve sabah vakti girmeden vitirin kılınması gerektiğini; Resûlullahın gece namazlarını kılıp arkasına da vitri ekleyip hanımlarını uyandırdığını; gece kalkabilecek kimselerin gecenin sonunda vitri kılmalarını, kalkamayacak kimselerin ise gecenin baş tarafında kılmalarının uygun olacağını öğreniyoruz.

Rasûlullah'ın, 2 rekât Kuşluk namazını tavsiye ettiğini; her bir eklemimiz için verilmesi gereken sadaka türlerinden birinin de kuşluk namazı kılmak olduğunu; Resûlullah’ın kuşluk namazının dört ve daha fazla olarak sekiz rekât da kıldığını bu namazın kılınma zamanının sıcaktan deve yavrularının ayaklarının yanması vakti olduğunu öğreniyoruz.

Bir mescide girildiğinde iki rekât namaz kılmadan oturulmaması gerektiğini, bu namazı kılmayan kimseye Resûlullah’ın 2 rekât kıl diye emrettiğini ve her abdest alıştan sonra mümkünse iki rekât namaz kılmanın cennetteki derecemizi yükselteceğini öğreniyoruz.

Cuma namazını müteakip yeryüzüne dağılıp rızık aranabileceğini; Cuma’nın en hayırlı gün olduğunu, Âdem (a.s.)’ın yaradılışı, cennete girişi ve cennetten çıkarılışının Cuma günü olduğunu; güzelce abdest alıp Cuma’ya gelen hutbeyi güzelce dinlerse, bir haftalık günahlarının bağışlanacağını; hutbe esnasında başka şeylerle meşgul olmanın hoş olmadığını; Cuma’yı terk edenlerin kalblerinin mühürleneceğini; akıl baliğ olan herkes için Cuma günü boy abdesti almanın gerekliliğini; Cuma’ya giderken temiz elbiseler ve kokular sürünerek gitmenin iyi olacağını; Cuma için camiye erken gidenlerin büyük baş hayvan kurban etmiş gibi sevap kazanacaklarını geç kalanların sevabının yumurta infak etmiş gibi küçüleceğini; meleklerin de hutbeyi dinlemek üzere cemaatin arasına katılacağını; Cuma günü icabet saatinde dua edenin duasının hemen kabul edileceğini, bu faziletli günde çok salâvât getirmenin gerektiğini öğreniyoruz.

Gece teheccüd kılmanın Peygamberimize emredildiğini; gerçek mü’minlerin yataklarından ayrılarak gece ibadet edip uykuyu azalttıklarını; Resûlullah’ın ayakları şişinceye kadar namaz kılıp şükreden bir kul olmayayım mı dediğini; gece ibadeti için aile fertlerinin uyandırılabileceğini; gece namazı kılmakla kişinin daha mükemmel olacağını ve bu ibadetin devamlı yapılması gerektiğini; sabaha kadar devamlı uyuyan kimsenin kulağına şeytanın işemiş olduğunu; uyuyan kimsenin boyun köküne şeytanın üç düğüm vurduğunu, gece uyanıp Allah'ı anarsa bir düğüm, abdest alırsa ikinci düğüm, namaz kılarsa üçüncü düğümün çözülüp sabaha dinç olarak çıkacağını; selamlaşmak, yemek yedirmek ve insanlar uyurken geceleri namaz kılmakla cennete selametle girileceğini; farz namazdan sonra en faziletli namazın gece namazı olduğunu; Resûlullah (s.a)’in gecenin ilk kısmında yatıp uyuduğunu, son kısmında da gece namazı kıldığını ve gece namazlarında çok uzun sure ve âyetler okuduğunu; ayakta durması uzun olan namazın daha faziletli olduğunu; Allah'ın en çok sevdiği namaz ve oruç modelinin Davut peygamberin (a.s) tuttuğu oruç ve kıldığı namaz olduğunu; gecelerde de duaların kabul edileceği bir vakit olduğunu; gece namaz için kalkınca önce hafif 2 rekatlı kılınması gerektiğini; aile bireylerinden karı kocanın birbirlerini gece namaza kaldırmalarının Allah'ın merhametine vesile olacağını ve Allah'ı çok anan kimseler olarak yazılacaklarını; uyuklar vaziyette namaz kılmamak ve Kur’an okumamak gerektiğini öğreniyoruz.


Bu Yazı 1517 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar