Nefessiz Kaldığım Zamanlarda Sana Yazdım
..        
Divit ucu ile yazılmış bir aşk kitabının ilk sayfasından alınmış gibiydi yüzün… Ellerine izler yerleşmişti… Avuç içlerin bile kirlenmiş, gözlerine o kendinden emin ifade yerleşmişti… Öldürmeyen her darbe seni de güçlendirmişti… Bakınca anladım uzun bir hikâyenin yorgunlu- ğunu yaşıyordun… Sen benim dostumdun… Kaldırımlarda yürüyen binlerce insandan biriydin belki de… Umurunda olmasa da sen benim dostumdun ama… Senin de bir hikâyen olacaktı elbette… Bir yorgunluk yaşamış olmalıydın… Bana anlatmaya yorulacaktın biliyorum… Şunu bil ey dost: ben soru sormayı sevmiyorum… Sadece yüzündeki kitabı okumak daha güzel… Yüzündeki her iz bir satır arası benim için… Sen yorulma ben okuyabiliyorum… Artık yorulmuş, tozlanmış hikâyelerden sıkıldım… Kaldırımlarda yürürken insanların yüzlerine bakıyorum… Kalıntıları, yıkıntıları, sevgileri, özlemleri, acıları görüyorum… Boş gözlerle bakanlarda çok… Ama hep bir savaş meydanından yaralı çıkmış, talan edilmiş bir imparatorluktan kalmış gibi insanlar… Nasıl bu hale geldi? bilmiyorum ama… Bizi değerlerimizden, insanlığımızda, vefamızdan, sevgimizden uzaklaştırdılar… Biliyor musun? Bir çerçeve çizdik kendi kendimize dışına çıkmaya korkuyoruz… Kendi kendimizin esiri olduk… Sen hep uzak diyarların haritalarını taşırdın yüreğinde… Her yer aynı dostu bulana… Dost aradım… Bulmak zor ya da olmak zor… Dostum bir gün geleceğini biliyordum… Bu kadar yorgun, bitkin beklemiyordum açıkçası… Kıvrak ihanetler, yalancı ayazlar seni de yıpratmış anladım… Sen benim için arka bahçemde diktiğim bir ağaç gibiydin… Ne zaman kökleştin, gölge verdin bana? Hiç farkında bile olamadım… Bildiğim bir şey var sen hep vardın yüreğimde… Uzun sohbetler ederdik hatırlar mısın? Ülkemizin geleceği adına… Uzun uzun vatan şiirleri dinler… Ezberlediğimiz satırları hatırlatırdık birbirimize… Sen benim dostumdun bunu biliyorum… Hiç şüphe duymadım bundan… Ve de hiç gocunmadım… Beni sorarsan ben bildiğin gibiyim… Hala kırılgan yanlarım, acıya tutsak kırgınlıklarım var… Mataramda merhamet bilemekten vazgeçtim dostum… Haklılık bir kibir topacıymış anladım… Döndükçe başımı döndüren… Suçluluk ise korkuya esaretmiş anladım… Hatalarla sevaplar arasında uzun uzun, ince ince yollar var anladım… Anladıkları mı dilime hece yapıp cümleye dökemedim… Tövbeyi diline, affetmeyi kendine bırakan insanlardan olmak istemiyorum… Tövbe yüreğimde, af rabbimde olmalı… Ben ise aciz bir kul kalmalıymışım anladım… Bana güzel dualar et… Sözün tükendiği yerde duadan daha mühim bir ilaç yoktur bilene…
Bu Yazı 1579 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar