OYUNCAĞIMMISIN, OYUNCAĞINMIYIM ?
..        
Gerçekten karar veremiyorum. Acaba oyuncak 'O' mu, yoksa bizler mi bu büyük oyunun ve oyuncağın elinde küçük birer oyuncağız? Neyden mi bahsediyorum. Tabi ki Barbie bebeklerinden... Yıllardır sanki yaşıyormuşçasına çocuklar tarafından hayatı takip edilir Barbie'nin. Prenses Barbie, Hemşire Barbie, Kayak Yapan Barbie vs. derken tesettürlü Barbie geçen yaza damgasını vurmuştu. Çocuklarımıza hiçbir zaman yaşayamayacakları bir hayat standardı, hiçbir zaman sahip olamayacakları beden ölçülerine özenmek dışında, benim görebildiğim hiçbir faydası olmayan bebeklerden bahsediyorum.
Fayda dedim de; magazin dünyasıyla kız çocuklarının tanışmasına olan büyük katkısını da unutmamak lazım! Zira Barbie yaklaşık 43 yıllık sevgilisi Ken'den ayrılmış. Ve Barbie'nin üretici firması Mattel'in bu konuda haberlere konu olan açıklaması aynen şöyle: Mattel şirketi, Barbie'nin yeni erkek arkadaşı Blaine'in ABD'de Ağustos ayında 14,99 dolardan satışa sunulacağını açıkladı. “Bronz tenli Blaine'in sörf yapmayı Hawai'de öğrendiğini, ardından California'ya taşındığını ve en sevdiği yemeğin pizza olduğunu” belirten şirket, “Ken'in artık Barbie'nin sadece arkadaşı olacağını” duyurdu. Çoğumuz için gülerek okuduğumuz bu haber aslında bu konunun haddinden fazla hayatımıza girdiğinin gerçek bir kanıtıdır. Dünyada her saniyede 2, yılda 30 milyon Barbie bebek satıldığını düşünürsek ve de yan ürünlerini tabiî ki; ne tür bir oyunun içinde olduğumuzu daha iyi anlayabiliriz.
Nesi yok ki Barbie'nin… nevresim takımları, kalemlikleri, çantaları hatta çadıra varıncaya kadar çeşit çeşit ürünleri her yerde boy gösteriyor. Ayrıca Mattel firmasının dünya hazır giyim firmaları arasında en çok üretim yapan şirketlerden biridir. Mattel, Barbie bebeğin yüzlerce aksesuar ve giysisini üreterek yılda yüz milyon dolar kazanıyor…
Mattel Barbie'nin inişli çıkışlı hayatını filmlerle, dergilerle çocuklara ulaştırıyor. Sahip oldukları bebeklerinin hayatını sadece izleyebiliyor. Çünkü onun giyecekleri hazır evi hazır. Çocuğun hayal dünyasını canlandıracak hiçbir şey yok. Çocuklar için yazılmış bir senaryo var ve çocuklar bu senaryoda oda hizmetçisi rolünde… Onun giysilerini giydiriyor, yatağına yatırıyor, kayak yaptırıyor velhasıl bebeğiyle nasıl oynayacağına Mattel firması karar veriyor. Her ay çıkan dergisi bile var Barbie'nin. Dergiden değişik maceralarını okuyarak kendi bebeklerinde uyguluyor çocuklar.
Genellikle oyuncak bebeklerin kız çocuklarını anneliğe hazırladığı yönünde yaygınbir görüş vardır. Barbie bebekle birlikte bu görüş oldukça değişti. Barbie daha çok nasıl giyineceklerini, ne kadar zayıflayacaklarını, günlerini nasıl eğlenceli geçireceklerini öğretiyor. kız çocukları yetişkinler gibi giyinmek istiyor artık, hangi giysisine hangi ayakkabıyı giyeceğini düşünüyor, çocuklar için üretilen makyaj malzemeleri de çoktan çocukların ihtiyaç listesine girmeyi başardı. 6-11 yaş arası olgunlaşma öncesi çocukluk çağında kız çocuklarının zihnini yetişkin bir kadın sorunlarıyla yorarak bu dönemde edinmesi gereken başka yeteneklerin önünü kesiyor.
Bütün bunların tek suçlusu Barbie değil elbette. Pazardan kabak alırken gösterdiğimiz hassasiyeti çocuğumuza oyuncak alırken göstermeyen bizler, Barbie bebeği çocuğumuzun zihnine empoze eden medyayı da unutmamak gerekir. Çocuğumuzu sevmek onun her istediğini yapmak değildir. Aksine her istediğini yapmak ona yeterince zaman ayırmamak, başından atmak için iyi bir yoldur. İstediğini yaparsanız başınızı fazla ağrıtmaz. Siz televizyon izlerken rahatsız etmez... Fakat oyuncak alırken çocuğunuzu ikna etmek zordur. Uzun ve yorucu bir süreçtir çocuk eğitmek. Anne-babaya bu konuda düşen görev, çocuğunu magazin dünyasının kollarına atmak yerine daha bilinçli oyuncaklar seçmek, oyuncak sepetinde geleneksel oyuncaklarımıza da yer vermek. Sahi! Onlara ne oldu ? İbiş bebekler, Hacıyatmazlar, Ayşegül'ler… Artık onlara oyuncakçı raflarında rastlamak çok zor. Belki ellerinden tutup onları günümüze taşıyacak minik elleri bekliyorlardır hasretle…
Hasretlikleri çok uzatmamak dileğimle… Selam ve dua ile…

Bu Yazı 2635 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar