Okullardaki Şiddet
..        

Şiddet,şiddet,şiddet…Son haftalarda hep bu sözle yatıp kalkar olduk. Medyanın birinci gündemine bu kelime oturdu;kimi bol ahkâm kesti,kimi durumdan vazife çıkarma uğraşına girdi…
Durum gerçekten bu kadar vahim mi?Maalesef, “hayır!” Diyemiyoruz. Çünkü şiddet okullarla sınırlı değil. Her zeminde yerleşmiş durumda. Evlerden, sokaklardan, statlardan şiddet haberi almadığımız gün yok gibi. Çok değil,son bir ayda şiddet olaylarından on beş canımızı kaybettiğimizi, yüz civarında insanımızın yaralandığını, yine ana haberlerden öğrendik. Elbette içimiz yandı, sarsıldık. Fakat, bunlar çare etmiyor. Son olaylar ve olayların medya manşetlerine yerleşmesi,hepimizi, kendimizle yüzleşme fırsatı ve zorunluluğuyla karşı karşıya getirdi. Evet,kendimizle bir kez daha yüzleşmeliyiz!… Anne-babalar, öğretmenler, yetkililer! Bu tarihi fırsatı kaçırmayalım!Acaba ne hatalar yaptık,neden bu durumlara düştük ve daha kaç zaman bu badirelerle uğraşacağız? Gelinen bu durumda herkesin zaafı olduğuna göre,çözüme de hepimizin gayretiyle ulaşacağız.
Okullardaki şiddetin çözümüne ulaşabilmek için,öncelikle kaynağını iyi belirlememiz gerekiyor. Bir kere şiddete meyilli gençlerin çoğunluğunun aile içi sorunları var. Evlerinde sürekli problem yaşıyorlar, şiddet görüyorlar, sevgi ve şefkatten uzaklar… Bu bakımdan velilerin bir kez daha sorumluluklarını gözden geçirmeleri gerekiyor.
Kavga çıkaran,çeteleşme eğiliminde olan ve disiplinsizlik yapanların tamamına yakını sosyo ekonomik düzeyi düşük,kendine doğru hedefler belirleyememiş, çalışmayan, tembel ve başarısız öğrencilerden oluşuyor. Gençlerimizi bu noktaya getiren sebepler belirlenip tedbirler alınmalı. Fen lisesi, Anadolu Öğretmen Lisesi, Anadolu Lisesi gibi nitelikli okullarda hemen hiç olay görülmemesi çok manidar değil mi? Öyleyse, yetkililerin özellikle meslek liselerinin ve düz liselerin durumunu tekrar masaya yatırması gerekli görünüyor.
Sınıf Geçme Sisteminde sorun olduğu muhakkak. Öğrencinin sınıf geçme sıkıntısı hiç yok. Böyle olunca ,okuma kaygısı taşımayan öğrenciler,okulu bir macera yeri,hatta şiddet arenası olarak görüyor.
Okul yöneticileri ve öğretmenler tedbir almada , disiplin ve otorite kurmada çaresiz kalıyor.
Öğretmenler,kendi sorunları için bile destek görmüyor. Disiplin sistemi işlemiyor.
Toplum da şiddeti ciddi manada tırmandırıyor. Maalesef maganda kültürü giderek yayılıyor.
Okulların hemen yanıbaşına internet kafeler, iddia bayileri, at yarışı-ganyan bayileri, hatta meyhaneler…açılıyor. Okul kapısından çıktığı anda genç üzerinde kontrol kalmıyor. Kimse kimsenin evladını sahiplenmiyor. Bir anlamda genç,sokak canavarlarıyla baş başa bırakılıyor.
Medya da şiddeti özendiriyor. Televizyonlardaki şiddet içerikli dizi ve filmlerin öğrenciler üzerinde olumsuz etkileri gözleniyor.
Örneklemeleri çoğaltmak mümkün.
Ancak marifet sorunları çözmede aranmalı herhalde. Çözümü var mı? Kesinlikle evet! Çözüm yine bizde,bizi biz yapan değerlerde… Gelin, milli ve manevi değerlerimizi benimseme yolunda seferberlik ilan edelim !Sorumluluklarımızı tekrar hatırlayalım! Yetkililere yardımcı olalım! Her sabah yeminini ettiğimiz “küçüklerimizi sevme, büyüklerimizi sayma, yurdumuzu, milletimizi özümüzden üstün tutma…” prensiplerimiz lâfta kalmasın!Bir olalım, sevelim, sevilelim! Yunus Emre'nin dediği gibi:
“Gelin tanış olalım,
İşin kolayın kılalım,
Sevelim,sevilelim,
Dünya kimseye kalmaz.”
Hep birlikte,çok daha huzurlu günlere erişmek dileğiyle,hoşça kalın…


Bu Yazı 1730 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar