Osmanlı Ailesi Ev Ortamı
03.03.2016        

Osmanlı Ailesi Ev Ortamı

 

Doç. Dr. Selim Hilmi ÖZKAN

 

İnsanlığın yaratılışından günümüze kadar üzerinde durduğu en önemli konulardan birisi de barınma meselesidir. Zaman içerisinde bu meseleyi halleden insanoğlu, daha rahat ve huzurlu ortamlarda yaşayabilmenin yollarını da aramıştır. Tabi daha rahat ve huzurlu ortamlar arayan günümüzün modern insanı bu rahatlığa ve konfora ulaşırken komşuluk, mahalle, yardımlaşma gibi birçok değerlerine de yabancılaşmıştır. 

Her toplumun sosyal hayatı, aile yapısı ve medeniyet seviyesi dini inançları başta olmak üzere kültürel, yaşadığı çevre ve bölgeye göre biçimlenir.Bunun için Türk ve İslam medeniyetinin en önemli unsurlarından birisi olan mahalle ve hane kültürünün yok olmaması gerekmektedir. O zaman işe Osmanlı hanesini tanımakla başlayalım.

Osmanlı Devleti’nin aile yapısı hakkında genel bir kanı elde etmek istiyorsak bu konuda tarihi belgeler bize çok cömertçe malzeme sunmaktadır. Klasik dönem Osmanlı ailesi hakkında yapılacak araştırmalarda tapu sayım defterleri, avarız defterleri miras tereke defterleri başta olmak üzere şer'iyye sicilleri, yenileşme dönemi için ise temettüât defterleri hakeza şer’iyye sicil kayıtları ve çeşitli dönemlerde yapılan nüfus sayımları bizlere çok çeşitli bilgiler sunmaktadırlar.

Osmanlı belgelerini incelediğimiz zaman Osmanlı aile yapısının çekirdek aile dediğimiz anne-baba ve çocuklardan oluşan bir karakterinin olduğunu söyleyebiliriz.  Aile büyüklüğüne baktığımız zaman genelde ailenin 2, 3 ve 4 çocuklu olduğunu görmekteyiz. Mesela XIX. yüzyılın ortalarında şer’iyye sicil kayıtlarına göre bazı bölgeler de çocuk ortalaması 3’tür. Osmanlı tarihi üzerine araştırma yapan tarihçilerin çok büyük bir çoğunluğu Osmanlı nüfusunu hesap ederken “5” standart sayısını kabul etmektedirler. Bu durum ise Osmanlı ailesinin çekirdek aileye sahip olduğunu en önemli kanıtıdır.  

Müslüman Osmanlı toplumundaki en çok tartışılan konulardan birisi eş sayısıdır. Çok eşle evlilik sadece Osmanlı ve Müslüman ülkelere has bir olgu değildir. Tarihi süreç içerisinde birçok toplumda görülen bir olgudur. İslam dini çok kadınla evliliği teşvik etmemiş tam aksine meşru ölçüler içerisinde sınırlandırmıştır. Buna göre erkeklerin meşru ölçüler içerisinde dörde kadar kadınla evlenmeleri serbesttir. Batı toplumunda ise birden fazla evlilik, özellikle XII. yüzyıldan sonra Kilise’nin kararı ile hukuken yasaklanmıştır. Fakat bu yasak çok eşliliği ortadan kaldırmadığı gibi gayri meşru yaşamın en önemli özelliklerinden metres olgusunu ve fiili gayri meşruçok evliliği de engelleyememiştir[1].

Şimdi yeniden Osmanlı toplumu için çok tartışılan çok eşlilik meselesine gelelim. Osmanlı hukukuna göre çok eşlilik serbest olmasına rağmen Osmanlıda tek eşlilik hâkimdir. Bu konuda bize çok geniş bilgiler sunan şer’iyye sicillerini incelediğimiz zaman Osmanlı ailesinin %90’nın üzerindebir oran ile tek eşli olduğunu söyleyebiliriz. Mesela Isparta Yalvaç’ta 1892-1908 yılları arasında bir kadınla evlilik oranı %87.57’dir. Birden fazla kadınla evlenenlerin oranı ise %11,4’tür. Bu oran Bursa’da ise %2,2 gibi çok düşük seviyelerdedir. Tokat, Konya, İstanbul, Edirne gibi belli başlı Anadolu şehirlerinde çok eşle evlilik oranı çok düşük seviyelerdedir[2]. Arşiv kayıtlarından elde edilen veri sonuçlarına göre Osmanlı ailelerinin ortalama %9 gibi bir oranda çok eşli olduğu görülmektedir.

Türk sivil mimarisi içerisinde yer alan “ev”, aslında mimarinin bir çeşidi değil, Türk kültür ve medeniyetinin bizzat kendisidir. Türk evlerinin önemli bir özelliği ekonomik ve estetik olmasıdır. Aynı zamanda komşuya saygı ve toplu yaşamanın bir gereği olan düzen ve intizamı evlerde ve eski sokaklarda görmek mümkündür. Evler birbirine bitişik bir sıra halinde son derece yakın hatta dar bir alan üzerinde birbirinin yanında inşa edilmesine rağmen bir estetik ve nizam vardır. Sokağın çizgisinden aşmaması evlere ayrı bir estetik kazandırmaktadır[3].Genelde iki katlı olan evlerin alt katları samanlık, ahır, kiler, anbar şeklinde tasarlanmıştır. Üst katlar ise daha çok ev halkının yaşadığı yerlerdir. Ev mimarisi bölgeye ve yapısal özelliklerine göre değişmekle birlikte hemen hemen her evde muhakkak haremlik selamlık diye adlandırabileceğiz bölümler bulunmaktadır. Bu durum ailenin sosyo-ekonomik yapısına göre değişmektedir. Odalar ise sofanın etrafında şekillenir. Sofanın sokağa veya bahçeye açılan kısmında bulunan cumbalar Osmanlı ev mimarisine farklı bir estetik ve mekân zenginliği kazandırmaktadır.

Osmanlı ev yapısı içerisinde “avlu”, “hayat”, “bahçe” olarak adlandırılan mekânların çok büyük bir önemi vardır. Etrafı duvarlara çevrili bu alan hem ailenin mahremiyetini koruyor, hem de çocuklar için güzel bir oyun alanı ortaya çıkarıyor, hem de ailenin gündelik işlerinin rahatça görebileceği bir ortam oluşturuyordu.        

Burada son olarak Osmanlı estetiğinin ulaştığı mertebeyi izah etmek açısından kapı tokmakları üzerinde de durmakta fayda vardır. Kapı tokmakları eski evlerde bugünkü “zil” dediğimiz âletin yerine kullanılan pratik çözümün bir ürünü olan âletlerdir. Bunlar, kapı kanatlarından birinin veya ikisinin üstüne ortalama bir insanın elinin rahatlıkla yetişebileceği yüksekliğe konurdu. Zarif şekillerde yapılan kapı tokmakları takıldığı yerde hareketli olacak şekilde imal edilirdi. Vurulduğu zaman tok bir ses çıkararak ev sahibini haberdar ederdi.Kapı üzerinde biri ince, küçük ve tiz ses çıkaran kadın eli şeklinde, diğeri ise kalın, iri yapılı ve tok ses çıkaran erkek eli şeklinde farklı iki kapı tokmağı bulunurdu. Kapıya gelen kişi bir hanım ise ince, tiz ses çıkaran tokmağı; erkek ise kalın, iri, tok ses çıkaran kapı tokmağını çalar. Böylece hane halkı gelen kimsenin kadın veya erkek olduğunu anlar ve ona göre durumunudüzenlerdi.



[1] Ahmet Tabakoğlu, “İktisat Sistemi”, Osmanlı Dünyayı Nasıl Yönetti, İz Yayıncılık, İstanbul, 2000, s. 170.

[2] Hayri Erten, Konya Şer’iyye Sicilleri Işığında Ailenin Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapısı, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 2001, s. 58.

[3]Karoly Kos, Şehir Tarihi ve Mimarisi, Ankara 1993, s. 113.


Bu Yazı 1425 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar