PEYGAMBER EFENDİMİZİN EVLİLİKLERİNİN BAZI HİKMETLERİ - II
..        
HZ. HAFSA: Hz. Ömer'in kızıdır. Adî kabilesince mensup olup Mekkelidir. Önce Huneys b. Huzâfe ile evlenmiş ve pek erken bir devirde islam'a girerek Habeşistan'a sığınma durumunda kalmıştır. Kocası Huneys 3. hicri yılda cereyan eden uhut savaşında vefat etmiş ve Hz. Hafsa 22 yaşında iken dul kalmıştır. Hz. Ömer kızı Hafsa için Müslümanların en ileri gelenleri arasından bir eş bakınmaya başladı; ancak ne Hz. Ebu Bekir ve ne de Peygamberin kızı olan eşi Rukiye' yi henüz kaybetmiş bulunan Hz. Osman, ömer'in bu yöndeki tekliflerini kabul etmemişlerdi. Bundan kalbi kırık bir halde hüzün duyan Hz. Ömer derdini Hz Peygambere açtı. Allahın elçisi de onu güzel sözlerle teselli etti ve Hafsa'yı kendisine nikâhlamasını teklif etti. Durum herkesi memnun ve sevinçli hale getirecek şekilde halledilmiş böylece Hz. Ömer; Ebu Bekir ve Osman'a karşı herhangi bir kırıklık duygusundan tamamen uzaklaşmıştır. Aydın ve okumuş bir aileden çıkmış bulunan Hz. Hafsa o devrin okuma- yazma bilen pek nadir hanımlarından biriydi. Peygamberimizle 8 yıl beraber yaşamıştır. Peygamberimiz onunla evlendiğinde 56 yaşındaydı.
HZ. ZEYNEP: Huzeyme'nin kızıdır ve Mekke'ye gelip yerleşmiş Necd'li bir ailenin kızıdır. Mensubu bulunduğu Amir b. Sa'sa 'a kabilesi, o devirde Arabistan'ın en güçlü kuvvetli kabilesi idi. Bu kabile ile İslam arasındaki ilişkiler Müslüman mübelliğlerin haince kılıçtan geçirilmesi üzerine acı bir şekilde bozulmuş ve bu kılıçtan geçirme olayından canlarını kurtaran bir mübelliğin Medine'ye doğru çekilirken yolda, islama geçmiş olduklarından haberdar olmadığı için bu kabile mensubu iki müslümanı yanlışlıkla öldürmesi ile de bu ilişkilerin büsbütün bozuk bir hale gelmesine sebeb teşkil etmişti. Bu büyük ve güçlü kabile ile islamın hasımlık durumunu daha uzun müddet sürüp gitmesine set çekecek bir şeyler yapılması gerekiyordu. Esasen Peygamberin ailesine mensup biri ile evlenmiş bulunan Zeynep, ikinci kocası olan ve bedir savaşında şehit edilmiş 'Ubeydet b. Haris b. El Mut talip' ide kaybetmiş vaziyetteydi; o sırada kendisi yaklaşık 30 yaşlarında idi. Hatta o , islam dan önceki devirde bile iyilik sever bir kimse olduğu için Umm'ul- Mesâkîn ( yani fakir fukara dostu) lakabıyla da anılıyordu. Bu duruma göre onun, hiç münakaşasız ülkedeki insanlar üzerinde manevi bir tesir ve nüfuza sahip olması gerekmektedir. Onunla nikâhlanmak suretiyle Hz. Peygamber Âmir b. Sa'sa'a kabilesi ile İslam arasında belki bir uyuşma halinin ortaya çıkmasının sağlamak istiyordu. Ancak bu zevcesi üç ay sonra vefat etmiştir.
HZ. ÜMMÜ SELEME: kocası Abdullah b. Abd'ul- Esed uhut harbinde yaralanması sunucu vefat edince dört çocuğu ile Hz. Ümmü Seleme dul kalmıştı. Peygamber efendimiz onu ve yetim çocuklarını himayesi altına almak için Ümmü Seleme'ye evlenme teklifinde bulundu. Hz Ümmü Seleme çoluk çocuklu yaşlı bir kadın olduğunu söyleyerek mazur görülmesini isteyince Peygamberimiz (s.a.v.):'' yetimlerin annesi olduğunu söyledin. Bunu bil ki onların geçinmeleri Allah ve resuluna aittir.''diyerek onu nikâhına alarak himaye etmiştir. Fıkhı iyi bilenler arasında gösterilen Hz. Ümmü Seleme Resul-i Ekrem efendimizden 378 hadis rivayet etmiştir.Allahın kılıcı Halid'in yakın bir hanım akrabasıdır.Hz Halid Bin Velid'in Müslüman olmasında bu evliliğin tesiri olmuştur.Şunu da teslim etmek gerekir ki zaman zaman İslami hedef ve gayelerden en övülmeye değer hizmetleri geçen bazı Müslümanların mükafatlandırmaları gerekmekteydi.Bu evliliğin de pek cok hikmeti ile beraber bu yönüyle de değerlendirmek gerekir.
HZ. ZEYNEP BİNT-İ CAHŞ: Hz. Zeynep Peygamber efendimizin halası Umeyme 'nin kızıydı. Daha önce Peygamber efendimizin evlatlık edindiği Hz. Zeyd b. Harise ile evlenmişti. Bu evliliğin dünürlüğünü de bizzat Resul- i Ekrem efendimiz yapmıştır.
Hz. Zeyd eşi Hz. Zeynep'in yüksek bir ahlakta yaratılmış olduğunu görmüş ve manen kendisine denk olmadığını ifade ederek manevi geçimsizlik sebebiyle boşamıştı. Hz. Zeynep'in iddeti bittikten sonra bir gün Allah Resul'ü Hz. Aişe validemizle oturmuş sohbet ediyorken kendisine vahiy geldi. İnen ayetlerde 'müminler için Zeyd o hanımla alakasını kesince biz onu sana nikahladık ta ki evlatlıklarının boşadığı hanımlarla evlenmenin günah olmayacağı anlaşılsın. Allahın emri işte böylece yerine getirilmiştir. Allahın kendisi için taktir ettiği şeyi yerine getirmesinde Peygamber için bir vebal yoktur. Daha önce geçen Peygamberler hakkında da Allahın kanunu böyledir. Allahın emri tayin edilmiş ve değişmez bir hükümdür.' ( Ahzab suresi 37-38)
Ayeti Kerimelerden açıkça anlaşılacağı gibi Cenab-ı Allah Hz. Zeynep'i zevceliğe alması için Peygamberimize emir vermiş ve Peygamberimiz de bu emre uyarak bu semavi akdin gereği olarak onunla evlenmiştir.
Demek ki bu nikah harikulade olup Allahın emri ile yapılmış Peygamber efendimiz de Allahın emrine boyun eğmiştir. Nefsi arzularla hiçbir ilgisi yoktur.
Ayrıca cahiliye devrinde bir kimse birisini evlat edindiği zaman halk evlatlığı onun adıyla anar ve evlatlık öz evlat gibi o kimsenin mirasından faydalanırdı.Haliyle bu inanca göre evlatlığın boşadığı kadını onu evlat edinen kimse alamazdı bu haramdı.
İşte Peygamber efendimiz Allah Teala'nın emrine uyarak Hz. Zeynep'i zevceliğe almasıyla cahiliye devrinin bu inanç ve adetinin batıl olduğunu ortaya koymuştur. Böyle bir durumda müminler için de vebal ve günahın söz k0nusu olamayacağı belirtilmiştir.
Böyle bir çok cihetlerden hikmetleri bulunan ve hayırlara vesile olan bu pak ve nezih evliliğe toz kondurmak ve bununla da Peygamber efendimizin yüce şahsiyetine gölge düşürmek isteyenlerin ne kadar kötü niyetli olduğu açıkça anlaşılır.Çünkü Peygamber ayetten de anlaşılacağı gibi kendisi bu evliliği istememiş,hatta bu konudaki tepkilerden çekinerek bu emri duyurmakta ağır davranmıştır.Şayet iddia edildiği gibi Hz.Peygamberin Hz.Zeynep'te gönlü olsaydı henüz bakire güzellik ve cazibeye sahip ken evlenirdi.onun bir devlet başkanı olduğu gerçeğinden hareketle bundan ne alıkoyabilir.yüce Allah burada bir hükme binaen bu evliliği emretmiş.o da evlatlıkların gerçek çocukların yerini asla tutmayacağı gerçeğidir.

Bu Yazı 3797 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar