Pedagojik Ham Ölü Karma Eğitim Sorgulanıyor
..        

Batı'da “karma eğitim” masaya yatırıldı, sorgulandı, yol açtığı aksaklıklar araştırmalarla ortaya kondu. Karma eğitim, “yüz yılın en büyük pedagojik yanlışı”, “pedagojik ham ölü” olarak nitelendirildi.

Gün geçmiyor ki kız-erkek karışık eğitimin daha fazla zararı keşfedilmesin. Karma eğitim, bilindiği 68 kuşağının bir projesi idi ve sosyal hayatta kadın-erkek eşitliğini sağlamak istiyordu. Bir nesil 20'dir. 90'lı yıllara gelindiğinde karma eğitimin uygulandığı ülkelerde kadınların erkekler kadar toplumda yükselemediği, aynı işi yapan kadınların erkeklere göre daha az para kazandığı, eşitliğin sağlanmadığı ortaya çıkınca karma eğitim masaya yatırıldı, karma eğitimin projesinin “pedagojik bir ham ölü” olduğu, kızların erkek hegemonyasında yaşamayı karma sınıflarda öğrendiği ortaya çıktı. Almanya, İngiltere ve Amerika'da ayrı eğitim trendi başladı.
Bir projenin ömrü 20 yıldır. 20 yıl sonra toplumda kadın erkek eşitliğini sağlanmadı. Yapılan araştırmalar gösterdi ki karma eğitim, kadın-erkek eşitliği sağlamak yerine kadınların erkeklerin hegemonyası altında yaşamasını sağlıyor, baskı altında yaşamayı öğretiyor.

KARMA EĞİTİM ÇIKMAZ SOKAK YARATILIŞ FARKLI
Cambrid Üniversitesinde araştırmalar yapan psikolog Prof. Simon Baron Cohen, kız ve erkeklerin yaratılışının farklı olduğunu söylüyor: “Daha ilk günden farklı. Kadın ve erkek dünyaya farklı beyinlerle geliyor. Erkeklerin beyni, dünyayı sistematik olarak algılıyor. Buna karşılık kadın beyni duyarlılık ve empati yapacak şekilde yaratılmıştır. Kadınlar, konuşma sırasında erkeklere göre daha çok göz kontağı kurarlar. Kızlar, erkek çocuklara göre konuşmaya daha erken başlar, erkekler konuşamama sıkıntısı çeker. Erkekler mekânsal düşünür,

Kız çocukları bebeklerle oynuyor, erkek çocuklar arabayla.”(1)
Dünyada Nobel fizik ödülü alan 168 kişiden sadece ikisi bayan.
Almanya'daki fizik profesörlerinin % 4'u kadın.
Buna karşılık kadınlar dil öğrenme ve sözel derslerde daha yetenekli. Beyinin konuşmayla ilgili bölümü kadınlarda % 11 oranında daha fazla nörona sahip. Kadınların beyni günlük 20 bin kelime ile düşünürken, erkek beyni 7 bin kelime ile yetiniyor.” (2) Erkeklerin beyni kadınlara göre % 9 oranında daha büyük.

KADINLAR FARKLI
Amerikalı nörolog Louann Brizendine, yeni kaleme aldığı (Das weibliche Gehirn-Warum Frauen anders sind als Maenner- Kadın Beyni, Kadınlar Neden Farklıdır) adlı eser ile kadın erkek farklılıklarını ele alıyor.

Erkeklerin mekânsal düşündüğünü ve kısa sürede geometrik problemleri çözdüğünü söylüyor, buna karşılık kadınların dil yeteneğinin daha fazla olduğunu vurguluyor. Nörolog Brizendine, insanlara kabiliyetleri yaratılıştan verildiğini, erkeklik ve dişiliğin anne karnında şekillendirildiğini söylüyor. 8. haftadan itibaren beyin erkek veya kız beyni olarak şekilleniyor.

Mimari ve mühendislikte erkekler doğuştan kabiliyetli. Erkekler matematik ve fizik alanında kadınlara göre daha yetenekli.
Beynin hipokampus bölgesindeki seksüel etkisi olan iki nokta, erkeklerde kadınlara göre iki kat daha büyük. Erkekler 58 saniyede bir seks düşünürken (günde 850 defa) kadınlar haftada bir hayal ediyor.

Anne karnında henüz 8 haftalık iken erkeklerde cinsiyet hücreleri, haberleşme merkezindeki bazı hücreleri öldürüyor; bölgede seksüalite ve saldırganlık ile yetkili hücrelerin büyümesine yol açıyor. İşte bu yüzden karma eğitim, kızların cinsel tacize uğramasına sebep oluyor.

HAMİLE ÖĞRENCİ SAYISI ARTTI
“New York Harlem'de 2003 yılında yapılan bir araştırmaya göre ergenlik çağındaki kızların hamile kalma oranı sadece kızların okuduğu okullarda 40'ta bir, karma okullarda 3'te bir. Araştırmaları önemseyen ABD yönetimi, kız ve erkekler için ayrı sınıf açılmasını teşvik ediyor. 1995'te üç okulda ayrı eğitim yapılırken, bugün sayı 253'e çıktı. 200 okul da karma eğitimi bırakmak için başvurdu”. (3)

KARMA EĞİTİM 2001'DE ALMANYA'DA RAFA KALDIRILDI
Almanya'da devlet okullarındaki karma eğitim mecburiyeti 2001 yılında kaldırıldı. Almanya'da isteyen velinin öğrencisine ayrı eğitim verilmeli, ayrı eğitim daha verimli; veli, resmi okullarda da çocuğuna ayrı eğitim aldırabilmeli, anlayışı benimsendi. Üstelik bu anlayış, Hıristiyan Demokrat veya Sosyal Demokrat Partilerin iktidar olduğu her eyalette benimsendi. Hıristiyan Demokrat Partilerin iktidar olduğu Bayern, Baden-Württemberg, Hessen'de de kanaat bu. Sosyal Demokrat Partinin iktidar olduğu Kuzey Rheinwesfalen'de de böyle. Bilimsel verilere, Avrupa'da kimse itiraz etmiyor. Özel okul ve kurslarda zaten karma eğitim zorunluluğu yoktu ve hâlen yok.
Devlet okulları da isteyen veliye kızını ayrı okulda okutma imkânı sunuyor. Kız ve erkeklerin tamamen ayrılamadığı okullarda dil, matematik, fizik, kimya, bilgisayar ve spor gibi kız ve erkeklerin yeteneklerinin farklı olduğu dersler ayrı yapılıyor. Böylece öğrenciler yeteneklerini daha çok geliştiriyor ve hayatta daha başarılı oluyor.
Ayrı ders uygulaması çoktan başladı. Der Spiegel, Hamburg'daki die Grund-Haupt und Realsculklassen er Schule Hinschenfelde okulundaki örnek uygulamayı anlatıyor. Ayrı eğitim uygulaması öğrencilerin not ortalamasını yükseltti. (4)

HIRİSTİYAN VE SOSYAL DEMOKRATLAR AYNI FİKİRDE
Araştırmalar, politikacıların, eğitimcilerin ve pedagogların, karma eğitime bakış açısı değiştirdi. Kuzey Rheinwestafalen eyaletinin sosyal demokrat Eğitim ve Bilim Bakanı eski Gabriele Behler, 2000-2001 öğretim yılı başında bütün okullara birer yazı göndererek, imkânları ölçüsünde ve kademeli olarak ayrı eğitime geçmelerini emretti. Bakan şöyle diyor:
“70'li yıllarda hepimiz, karma eğitimin erkeklerle kızlar arasında şans eşitliği sağlayacağına inandık. Meğer bu, aşırı iyimser bir bakış açısı imiş. Sınıflardaki erkek hegemonyasına karşı savaşıyorum.”

Der Spiegel araştırmaların sonucu özetleyen şu manşeti attı:
“Yüz yılın en büyük pedagojik yanlışı karma eğitim karaya oturdu.”
Amerikalı bilim kadını Prof. Dr. Sigrid Metz-Göckel, karma eğitimin kadınları hayata iyi hazırlamadığını ve hayatta başarılı hale getirmediğini tespit etmiş. Şöyle diyor:
“Kız üniversitelerinden mezun olan kadınlar, yeni araştırmalara göre, iş hayatında ve bilimsel çalışma- larda çok başarılı.”
Amerika'da 1996 yılı itibariyle 84 tane kızların devam ettiği üniversite bulunuyor. Bunların % 50'si kiliselere ve dinî cemaatlere ait. (5)
Bayern Eğitim Bakanlığı dergisi Schule-Aktuel şunları yazdı:
“Pedagojik bir ham ölü. Karma okul kızları aptallaştırıyor.” (6)

ERKEKLERE DE ZARAR VERİYOR
Münihli psikolog Doris Bischof-Köhler'in yaptığı yeni araştırmalar, bugüne kadar erkeklerin başarısının fazla abartıldığını; matematik, geometri, cebir konusunda kızların yeteneksizliği ile ilgili klişelerin “riskli” olduğunu ortaya koydu.
17.05. 2004 tarihli Der Spiegel dergisinde yer alan araştırma şaşırtıcı:
“Klişeler yavaş yavaş riskli hâle geliyor. Her ne kadar aynı işte çalışan erkekler, kadınlara göre % 30 daha fazla kazansa da yüksek mevkiler erkekler tarafın işgal edilmiş olsa da gelecek nesiller problemli. Ciddi olarak. Alman okullarında erkekler, kızlara göre dezavantajlı.”

Oldenburglu pedagog Prof. Astrid Kaiser'in tespitleri şöyle:
“% 90 oranında sınıflarda yaramazlık yapan ve ceza alan erkek öğrenciler. Öğrenme zorluğu çekenlerin oranı % 75.”
“Buna karşılık kadınlar yükseliyor. 1992 yılından beri liseyi daha iyi derece ile bitiriyorlar. İki senedir yüksek okullardaki kız öğrenci oranı, erkekleri geçti. Gymnasiumu (üniversiteye öğrenci hazırlayan lise) bitiren kız oranı % 55, tam zamanında okula başlayan kız öğrenci %60. Erkekler üçte bir oranında daha fazla sınıfta kalıyor. Kaliteli okullar, kızlarla dolu. Haupschuleyi (İlköğretim) bitiremeyenlerin çoğu erkek.”

ERKEKLER SINIF TEKRARLIYOR
İlkokul : Erkek % 1.8, kız 1.6
Ortaokul: Erkek % 4.6, kız 3.5
Realschule: Erkek % 6.2, kız 4.9
Gymnasium: Erkek % 3.4, kız 2.3

ERKEKLER OKUL BIRAKIYOR
2002-2003 yılında kız-erkek okul durumu:
İlköğretimi bitiremeyenler: Erkek 54.395, kız 30919.
İlköğretimi bitirenler: Erkek 136.640, kız 101. 253.
Realschuleyi bitirenler: Erkek 182.070, kız 194.132.
Gymnasiumu bitirenler: Erkek 100.000, kız 120.000.
Yüksek okul bitirenler: Erkek 96.708, kız 126.546.

KIZLAR ÖNDE
Uluslar arası eğitimde verimlilik araştırmalarında da kızlar daha başarılı. Iglu (ilkokulda okuma yeteneği) PİSA (anlama-okuma, matematik, tabii bilimler) araştırmalarında kızlar, özellikle okuma ve metinleri anlamada erkeklerden çok öndeler.
İngiliz bilim adamları, ülkede okuma zorluğu çeken erkeklerin kızların iki katı olduğunu tespit etti. Matematikte kızlar, erkeklerin arkasında gidiyor. Dil derslerinde kızlar, açık ara öndeler. Kimyada kızlar ilerliyor. Biyolojide çoktan erkekleri geçmiş durumda- lar. Fizikte erkekler, kızlardan çok daha iyi.

İLGİ ALANLARI FARKLI
Amerika'daki Stanford Üniversitesi psikoloğu Eleanor Maccby, yıllarca çocuk yuvasında, okulda, özel laboratuarlarda, sokakta gizli kamera ile çocukları gözlemledi. Esas amacı kız ve erkeklerin eşit olduğunu belgelemekti. Araştırmalarının sonucunda Maccoby şu neticeye vardı:
“Kız ve erkekler farklı programları takip ediyorlar. Kızlar birlikte çalışmadan yana, erkekler galip gelecekleri bir programı izliyor.”
Yeni doğmuş bir çocuk bile sanki cinsiyetini biliyor gibi davranıyor. Kız bebekler, annenin sesini duymak istiyor ve göz teması arıyor. Erkek bebek ise eline ne geçirirse parçalıyor. 14 aylıktan itibaren erkek çocuk gözünü arabalara, silahlara dikiyor; kız çocuk ise oyuncak bebeğe, kumaştan yapılmış hayvanlara bakıyor.
Durham Üniversitesi psikologlarından Anne Campbell; bu gerçeği kabul etmek zorundayız, diyor. “O yaşta bile kız ve erkeklerin dikkatini çeken bir obje olmalı.”
Kızlar, birlikte mutlu bir şekilde konuşurken erkekler, lâf yarışına giriyor, üstün gelme mücadelesi veriyorlar. Erkekler araba ve topa saldırırken kızlar bebek ve yemek kaplarıyla ilgileniyorlar.

Konrad Lorenz Enstitüsünde psikolog olarak araştırma yapan bayan Bischof-Köhler:
“Erkekler, öncelikle yarışı düşünüyor. Üç yaşındaki bir çocuk, hangi milletten olursa olsun, savaşır gibi ciddi bir şekilde oyun oynuyor.”

HER CİNS FARKLI ÖĞRENME STRATEJİSİNE SAHİP
Hormon ve beyin araştırmacıları, erkek öğrencile- rin okulda neden sıkça ayaklarının kaydığını tartışıyor. Cambridge Üniversitesi psikoloğu Simon Baron-Cohen, “Hormonlar yoluyla cinsiyetin getirdiği şekil- lenme doğumdan önce meydana geliyor.” diyor.
Colorado Üniversitesinde psikoterapist olarak araştırma yapan Gurian:“Erkekler ve kızlar, farklı öğreniyorlar.” diyor. Beynin öğrenme bölümleri farklı.
Nörolog Prof. Hennig Scheich de kız ve erkeklerin farklı öğrenme stratejileri takip ettiğini söylüyor.
“Görünen o ki erkekler, daha fazla ayrıntı ile ilgileniyor, kadınlar bütünü kavramaya çalışıyor. Erkekler, bir ödevi yaparken beynin bir lobu aktif olarak çalışıyor, kadınlarda ise iki beyin lobu da çalışıyor.”

Prof. Scheich, ortak bir çözüm yolu önermezken psikoterapist Gurian, ailelere kurslar ve seminerler veriyor. Bunun için hazırladığı kitaplar ve filmler 698 dolara satılıyor.
Prof. Scheich, yeni beyin araştırmaları çerçeve- sinde kız ve erkeklerdeki farklı öğrenmenin getirdiği sonuçları şöyle yorumluyor:
“Kızlar öğrenirken gerçekten iki beyin lobu birden çalışıyorsa kızlar, bilgileri daha çabuk değerlendirebilir ve kıyaslayabilirler. Sol beyin lobunun yapamadığını, iki beyin lobu kolayca yapar. Bir cümlenin ne anlama geldiğini yorumlar, konuşmanın özünü kavrar ve muhatabının durumun daha iyi anlar. Sol beyin, sadece bilginin kendisini analiz eder. Düşünme stratejisi üretmez. Erkekler, bir problem üzerine dikkatini toplar ve onu çözmek için uğraşırken kızlar, bilgiyi değerlendirme de hem sağ hem de sol beyin yarım kürelerini karşılıklı olarak kullanır ve daha çabuk hedefe ulaşırlar. Bu sebeple bazı erkekler, bir alanda daha iyi uzmanlaşır. Yine de bu durum, insanı daima zirveye yükseltmez.”
Çocukların yetişmesinde genler, anne- baba ve çevre birlikte rol oynuyor.

Dortmun Üniversitesinde eğitim-bilimci olan Koch-Prieve; “Öğrenme, hayatın ilk gününde başlar.” diyor.
Gözlemler ve araştırmalar, büyüklerin kucaklarını bir kız bebek aldıkları zaman daha dikkatli ve şefkatli davrandıklarını ortaya koyuyor. Çocuk da hangi davranış daha uygunsa öyle hareket ediyor. Bunu kendi kendine sosyalleşme olarak nitelendiriyor Psikolog Maccoby.
Almanya'nın Bielefeld şehrindeki Martin Niemöl- ler Lisesinde matematik ve ekonomi öğretmeni olan Boldt, erkek ve kızları, birbirinden ayırıyor; kızlar bayan öğretmenleri ile sohbet ederken o da erkeklerle okulda nasıl davranılması gerektiği ve cinsiyet farklılıkları üzerine konuşmalar yapıyor; sosyal davranışlar dersi veriyor.

BATI'DA AYRI OKULLARI VAR
Amerika'da yüzlerce kız üniversitesi ve kız koleji bulunuyor. 90'lı yıllarda karma eğitim üzerine yapılan araştırmalar, ayrı okullardan mezun olan kızların hayata daha donanımlı atıldığını ve daha başarılı olduklarını ortaya koyunca kız üniversiteleri öğrenci akınına uğradı. Almanya'da özellikle kiliselere ait kız ve erkeklerin ayrı okuduğu yüzlerce okul var.
Almanya ve Amerika'da yapılan araştırmalar karma eğitimin erkeklere ve özellikle de kızlara zarar verdiğini ortaya koydu, karma sınıflarda kızların yeteneklerini tam olarak geliştiremediklerini ve hayata donanımla başlamadıklarını anlaşıldı. Araştırmalar, ayrı okullardan mezun olan kadınların, hayatta daha başarılı olduğunu gösterdi.

AYRI EĞİTİM DAHA BAŞARILI
“İngiliz The Times'da yayınlanan habere göre, kız ve erkek okullarının başarı oranı, karma eğitim yapan okullara göre daha yüksek. Karşılaştırma, İngiltere'de liseyi tamamlama sınavı olan A level ve GCSE sonuçlarına bakarak yapılmış. A level, bizim üniversite sınavına tekabül ediyor denebilir çünkü öğrenciler bu sınavda aldıkları puanla üniversitelere başvuruyor. Bu listeye göre ilk üçe giren okulların hepsi özel! St. Paul's Girls School'un birinci, Perse School for Girls'ün ikinci olması, özel kız okullarının fark attığının da kanıtı. Genel olarak kızların başarısı göze çarpıyor: İlk 50'ye giren liseden, 27'si kız, 14'ü erkek okulu. Sadece yedi tanesi karma eğitim yapıyor! Anlayacağınız, Türkiye'de çağdaşlığın gereği olarak düşünülen karma okul, belki de sanıldığı kadar başarılı bir model değil.”(8)

CİNSEL TACİZ OKULLAR

Eğitim-Sen'in 26 ilde 1.853 kadın eğitimci arasında yaptığı bir araştırmaya göre bayan eğitimciler, eğitimde “cinsel ayırımcılık” yapıldığını söylüyor ve “okullarda cinsel taciz” ile karşılaştıklarını ifade ediyorlar. (9)
Araştırmalar gösterdi ki cinsel taciz okulda oluyor ve önlenemiyor.
Almanya'daki okullarda cinsel taciz konusunu araştıran Monika Barz şu tespitleri yaptı:
“Kızlarla yapılan röportajlarda, kızların % 50'si bedensel tacize uğradıklarını (vurma, seksüel taciz) , kızdırılmaya maruz kaldıklarını ve kötü muamele gördüklerini söylüyorlar.”
Yeni istatistiklere göre durum daha da kötü:
Amerika'da ilkokul ikiden lise sona kadar 4.200 öğrenci arasında yapılan bir araştırmaya göre:
Her gün cinsi tacize uğradığını söyleyenler % 39
Haftada en az bir tacize uğradığını söyleyenler % 29
13-19 yaş arasında doğum yapan bekar kızlarda doğum yapma oranındaki artış bir önceki yıla göre % 16.
Şikâyet hâlinde idarenin şikâyeti takip oranı % 55.
Sözlü veya hareketle taciz uğrayanları % 89.
Yedi Tepe Üniversitesi yapılan bir araştırmaya göre 17-27 yaşları arasındaki kızlardan % 32'si tecavüze uğramış. Yani 1/3 biri.
Bu oran Almanya'da ¼ bir.
Dr. Birgit Palzkill, “Okullarda Cinsel Tacizin Önlenmesi” isimli makalesinde, “cinsel tacizin her şeyden önce okulda meydana geldiğini” vurguluyor. Okullarda yapılan araştırmalar, cinsel tacizlerin sanıldığından çok olduğunu ve görmezden gelinemeyecek kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. (10)

EĞİTİM BİR-SEN'İN ARAŞTIRMALARI
Eğitim-Bir Sen, Diyarbakır, Van, Bitlis, Siirt, Mardin, Batman başta olmak üzere okuma yazma oranı en düşük illerde yüzyüze görüşerek yaptırdığı ankette bulunan “Neden kız çocuklarınızı okula göndermiyorsunuz?” sorusuna velilerin % 60'ı şu cevabı veriyor:
“Ahlakî değerlerimizi korumak istiyoruz, okullar- daki eğitime güvenmiyoruz.”
Şanlıurfa Valiliğinin yaptırdığı bir araştırmaya göre halk 11 yaşına gelen kız çocuğunu gelinlik çağına gelmiş kabul ediyor ve okula göndermiyor. (11)
Eğitim ve Halkla İlişkileri Geliştirme Derneği'nin “Kız Çocuklarının Okullaşması” kampanyası çerçevesinde yaptığı ankete katılanların % 59'u “ahlakî değerlerin korunması konusunda endişeli oldukların- dan dolayı kızlarını okula göndermediklerini ifade ediyorlar. (12)

EŞİTLİĞİ SAĞLAMADI ÇÜNKÜ…
Karam eğitim, toplumda kadın-erkek eşitliği sağlamadı, aksine kadınları ve erkekleri yeteneklerini geliştirme konusunda sınırladı.
Karma sınıflarda stres var. Dil, yabancı dil, tarih, biyoloji, sosyoloji, coğrafya gibi sosyal derslerde erkekler kızlarla yarışamıyor, anlamadığını soramıyor, derse yeterince katılamıyor.
Fen bilimleri, matematik, bilgisayar, spor derslerin de durum tersi. Bu defa kızlar erkeklerle yarışamıyor, anlamadığını soramıyor, derse katılamıyor ve kendini yetiştiremiyor.
Almanya'da yapılan araştırmalar, toplumun tepesinde kadınların olmadığını gösteriyor. Okul müdürlerinin sadece %10'u bayan.
Üniversitede doçent seviyesindeki bilim adamlarının oranı şöyle:
İnşaat mühendisleri % 1.6
Kimya bölümü % 4.5
Hukukçular % 6.5
Tıp fakülteleri % 8.3
Felsefe % 9.3
Tarih % 10.4
Eğitim Bilimleri % 23.5
Üniversitelerdeki bayan profesör oranı % 6.3. (13)
Firma yöneticileri, Nobel ödülü alanlar, milletvekillerinin çoğu erkek. Almanya'da firmaların üst düzey yöneticileri arasında kadınların oranı % 10 ile 16 arasında değişiyor. (14)
Bu sebeple Almanya'da Bayern eyaleti Kültür Bakanlığı dergisi Schule Aktuel, karma eğitimi, “son yılların en büyük pedagojik yanlışı”, “pedagojik ham ölü” olarak niteledi. “Okul Kızları Aptallaştırıyor” isimli kitapların yazıldığını kaydetti. Erkeklerin mezuniyetten sonra daha fazla para kazandıran üniversitelerin mühendislik, tabii bilimler, kimya, matematik, fizik bölümlerini tercih ettiklerini; buna karşılık kızların aile ile birlikte yürütülebilen öğretmenlik gibi sosyal branşları tercih ettiklerini yazdı. (15)

AYRILMA TRENDİ YÜKSELİYOR
Karma eğitim araştırmaları, kız-erkek karışık eğitimin sanıldığı gibi faydalı olmadığını ortaya koydu. Aksine fizik, kimya, matematik, elişi, bilgisayar, spor derslerinde kızların erkeklerle yarışamadığını ortaya koydu. Dil, edebiyat, tarih, sosyoloji, biyoloji gibi sözel derslerde de erkekler, kızlarla yarışamıyorlar. Kızların beyinlerinin dil bölümü erkeklerinkinden yüzde 11 oranında daha büyük. (16)

BATI'DA NELER DEĞİŞTİ?
Almanya'da bir araştırma yapan ve araştırmaları- nı kitaplaştıran bilim kadını Doç. Dr. İlse Brehmer: “Radikal çözüm, kız ve erkeklerin ayrı eğitim görmesidir. Geleneksel kız okulları desteklenmeli. Karma okulları ise mutlaka reforma tabi tutulma- lı.”diyor. Araştırmaların ürkütücü sonuçları ortaya çıktıktan sonra batıda epey yenilikler yaşandı ve şunlar oldu:
1.Almanya'da yönetmelikler değişti. Okulların karma olma mecburiyeti kaldırıldı. Devlet, çocukları- na ayrı eğitim yaptırmak isteyen velilerin taleplerine cevap verme kararı aldı.
2.Kız okulları öğrenci akınına uğradı.
3.Almanya'da Kuzey Rheinwestfalen eğitim bakanı 2000-2001 öğretim yılında okullara yazı göndererek en azından fizik, kimya, matematik, elişi, spor ve bilgisayar derslerinin ayrı yapılmasını istedi.
4.Bütün eyaletlerde kısmî de olsa ayrı eğitim teşvik ediliyor.
5.Okullarda cinsel tacizin önlenmesi konusunda öğretmenlere hizmet içi kurslar verildi. Karma eğitimin zararlı olduğu kabul edildi ve karma okullar reforma tabi tutuluyor. (17)

KİM, NE ZARAR GÖRDÜ?
1.Okullarda kızların cinsel tacize uğramasına yol açtı.
2.Kızlara erkek hegemonyasında yaşamayı öğretti.
3.Özellikle muhafazakâr ailelerin kızları okula göndermemesine yol açtı, kızları eğitimsiz bıraktı.
4.Karma sınıflar strese yol açtı, kız ve erkeklerin yeteneklerini geliştirmelerini engelledi.
5.Fizik, kimya, bilgisayar, spor, el işi, motor dersi gibi alanlarda kızlar erklerle yarışamadı ve yeteneklerini geliştiremedi.
6.Dil, edebiyat, tarih, coğrafya, biyoloji, sosyal bilgiler alanında kızlarla yarışamayana erkeklerin yeteneklerini geliştirmesini engelledi.
7.Kız ve erkeklerin derslere odaklanarak daha iyi yetişmelerini önledi.
8.Ergenlik çağındaki kız ve erkekler dersler yerine karşı cinsle ilgilenmesine ve ahlakî yozlaşmanın meydana gelmesine yol açtı.
9.Okullarda kız veya erkek arkadaşını başkaların- dan kıskanan erkek veya kızların kavga etmesine sebep oldu.
10. Fiziken güzel olmayan ve arkadaş bulamayan kız ve erkekleri karamsarlığa sürükledi.

ATILMASI GEREKEN ADIMLAR
Karma eğitim, kız ve erkeklerin hayata daha donanımlı atılmalarını sağlamadı. Aksine hem kızların hem de erkeklerin yeteneklerinin gelişmesini engelledi, engelliyor. Yapılan araştırmalar karma eğitimin hem kızlara hem de erkeklere zarar verdiğini gösterdi. Bu hâliyle karma eğitim projesi pedagojik bir ham ölü.
Çocuğun sahibi velidir, istenmeyen eğitim modeli fayda yerine zarar verir. Özellikle muhafazakâr ve dindar aileler kız çocuklarını karma eğitim yapan okullara göndermek istemiyorlar. “Haydi kızlar okula” kampanyaları bu sebeple yeterince verimli olmuyor. Konu esastan ele alınmalı. Amerika ve Almanya'da yapılan değişiklikler incelenmeli ve en azından şunlar yapılmalı:
1.Karma eğitim dayatması son bulmalı. İsteyen veli çocuğuna ayrı eğitim aldırabilmeli.
2.Geleneksel kız ve erkek okulları yeniden açılmalı, güçlendirilmeli.
3.Veliler, çocuğuna nasıl bir eğitim aldıracağına kendi karar vermeli.
4.Metin Bostancıoğlu'nun özel okullar yönetmeli- ğinde yaptığı karma eğitim mecburiyeti getiren değişiklik iptal edilmeli.
5.Karma okullarda cinsel tacizi önleyecek tedbir- ler alınmalı. Bu konuda yöneticilere, öğretmenlere, velilere ve özellikle kız öğrencilere eğitim verilmeli.
6.Karma okullarda verimliliği artırmak için fizik, kimya, matematik, dil, edebiyat, spor, bilgisayar derslerinin ayrı verilmesi sağlanmalı.
Kaynaklar:
1. Der Spiegel,25.8.2003.
2. Der Spiegel, 5.02.2007.
3. Zaman, 12.2.2007.
4. Der Spiegel, 17.05.2004, s.82-95.
5. Der Spiegel, 6 Mayıs 1996.
6. Schule-Aktüel, sayı 3, Münih, Haziran 1994.
7. Der Spiegel, 17 Mayıs 2004.
8. Milliyet, 16 Ocak 2010.
9. Sabah, 5 Ekim 2003.
10. Schule Lebendik Gestalten, Dr. Birgit Palzkill, Cinsel Tacizin Önlenmesi, s.74.
11. Vakit, 28 Haziran 2003.
12. Vakit, 23 Haziran 2003.
13. Der Spiegel, 8 Ocak 2001, s.149.
14. Der Spiegel, 28 Ocak 2008.
15. Schule-aktuel, Eylül 1997, Bayerisches Kultus Ministerium Fur Unterricht, Kultus, Wissenschaft und Kuns, Salvatorstr. 2 80 333 München.
16. Der Spiegel, 5 Şubat 2007,s.142.
17. Yüzyılın Pedagojik Yanlışı Karma Eğitim, Nesil Yayınları, İstanbul 2002.
(Karma Eğitim, Moral-kitap servisinin 0212.44 24 14 numaralı telefonundan istenebilir.)


Bu Yazı 3181 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar