Ramazan ve Kur’an
..        
“Ramazan ay'ı öyle bir aydır ki; insanlara doğru yolu gösteren, hidayeti ve hakkı batıldan ayırmayı açıklayan Kur'an, bu ayda indirildi.”
(el-Bakara, 2/185)
Manevi feyizler kaynağı olan mübarek bir mevsime kavuşmak daha nasip oldu, Elhamdülillah.
Hayır ve bereketin adeta yoğunlaştırıldığı manevi bir ticaret dönemidir Ramazan. Bu mevsim, hayatımızda birçok açıdan önem arz eder; hem sosyal hayatımıza hem aile hayatımıza hem şahsî hayatımıza hem manevi hayatımıza bakan birçok yönleri ile kazanç ayırdır Ramazan. Manevi kazançlar birden yüzlere, binlere, on binlere çıktığı gibi, dejenere olmaya yüz tutan ahlakî değerler de yeniden gözden geçirilme fırsatı bulur Ramazanla. Ramazan'ın bunlar gibi, saymakla bitireme- yeceğimiz faydaları, hikmetleri vardır.
Ramazan'ın en önemli özelliklerinden biri Kur'an'ın bu ayda nazil olması, Ramazan'ın bir Kur'an ayı olmasıdır. Bunu Ramazan boyunca hissetmek mümkün- dür. Mukabeleler okunan evler, hafızlar dinlenen camiler, hatim yapmaya çalışan insanlar... Bir ayda en az bir hatim yapma imkânı olur. Böyle olunca Kur'an bütün âlemimizi sarmaya başlar.
Hiç anlamını bilmeden okunan Kur'an'ın dahi pek çok fazileti vardır. Ancak anlamı bilinerek okunduğu zaman sevabı ve fazileti artmaktadır. Bir hadis-i şerifte “Kalpleriniz Kur'an'la bağlantılı olduğu sürece Kur'an okuyunuz. Kalben ayrılınca bırakınız” buyrulmuştur (Buhari, Fedailü'l-Kur'an, 37). Başka bir hadiste ise “Üç günden az bir zamanda Kur'an'ı hatmeden kişi ne okuduğunu anlamamıştır” buyrulmuştur. (Ebu Davud, Kıraat, 1) Müzzemmil Suresinin 4. ayetinde ise “Kur'an'ı tertil ile tane tane oku” buyrulmuştur.
Kur'an'ın normalde ne kadar sürede hatmedilmesi konusunda ise farklı rivayetler vardır. Abdullah b. Amr (r.a.), Peygamber Efendimize (a.s.m.) kaç günde bir hatmetmesi gerektiğini sorunca “Kırk günde bir” cevabını almıştır. Hz. Abdullah'ın birkaç defa “Ben daha fazlasını okuyabilirim” ısrarı üzerine, Efendimiz (a.s.m.) her defasında bu süreyi azaltmış; ancak en son “Öyleyse her yedi günde bir hatim yap. Ama bundan fazlasını yapma. Çünkü eşinin senin üzerinde hakkı vardır. Ziyaretçilerin senin üzerinde hakkı vardır. Kendi nefsinin senin üzerinde hakkı vardır” buyurmuşlardır. (Buhari, Fedailü'l-Kur'an, 34)
Üzücüdür ki Ramazan boyunca okunan Kur'an, maalesef adet haline getirilmediği için Ramazan'dan sonra okunması pek devam ettirilmiyor. Bir sonraki Ramazan'a kadar Kur'an adeta yeniden açılmamak üzere raflara kaldırılıyor. Oysa Efendimizin (a.s.m.) “Evinizde Kur'an okumasını arttırın. Zira Kur'an okunmayan evin hayrı azalır, şerri artar ve o ev halkına darlık ulaşır” buyurduğu rivayet edilir. Diğer taraftan ise Sahabîlerin Kur'an okumadan geçen gün için “can sıkıcı” tabirini kullandıkları haber verilir.
Demek oluyor ki Kur'an okurken kurallarına uygun olarak okumak, ihlasla isteyerek okumak oldukça önemlidir. Ayrıca yukarıdaki hadisten anlıyoruz ki onu anlamaya gayret etmek gerekir. Bir iman-Kur'an sohbetini dinlemeye verilen sevabın, Kur'an'ı anlamadan dinlemeye verilen sevaptan daha fazla olduğunu söyleyen âlimler var. Çünkü o sohbet kişide daha fazla etki uyandıracak, onu daha fazla ibadete yönlendire- cektir, yorumunda bulunarak bu kanaate varırlar. Kur'an okunurken anlattıklarını anlamaya çalışmak, Rabbimizin buyruklarını öğrenmeye çalışmaktır. Aynı zamanda daha sevaplı ve daha yerinde olacaktır.
İşte Ramazan'da elde edilecek önemli kazanımlar- dan bir tanesi, Kur'an'dır. Bu güzel özelliği âdet haline getirip Ramazan'dan sonra da Kur'an'ı devamlı okuyabilirsek, o zaman Efendimizin (a.s.m.) buyurduğu gibi, evimizin hayrı ve bereketi artacak ve sıkıntılarımız azalacaktır inşaallah. Zira başka bir hadiste ise amellerin en hayırlısının az da olsa sürekli olanın olduğu anlatılmıştır.
Bizim de Rabbimizden niyazımız o dur ki; Kur'an'a daha fazla zaman ayırabilmeyi ve buyruklarını anlayıp tatbik edebilmeyi bizlere nasip eylesin, âmin.

Bu Yazı 2665 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar