SOSYAL DENGENİN KORUNMASINDA VAKIFLARIN ÖNEMİ
..        

Vakıf Müessesesinin Tarifi,
Alanı ve Gayesi
Vakıf, asırlar boyunca kişilerin mallarını belli amaçlara tahsis etmesiyle doğmuş, karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma esasına dayalı hukukî bir müessesedir. İnsanların olgunlaşarak kemale ermek amacıyla içinde yaşadıkları toplumun medeniyet seviyesini yükseltme çabalarında, karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma duygusunun rolü inkar edilemez. Çünkü insanların her alanda ilerlemelerine engel olan isyan, ihtilal ve anlaşmazlıklardan meydana gelen felaketlerin ilacı karşılıklı yardımlaşmadır.
İnsanlar gerek fikrî kapasite açısından, gerekse bedensel ve parasal güç açısından birbirinden farklı yaratılmış olup kuvvetli ve zayıf olmak üzere ikiye ayrılmaktadırlar. Zayıfta, korunma ve yardım isteme arzusu; kuvvetlilerde ise sahip çıkma ve himaye etme duygusu görülür ki bu hisler insanları toplum halinde yaşamaya sevk eder. Toplum hayatının varlığını koruyan intizam ve asayişin en önemli şartı ise, insanların bu iki tabakası arasında boşluk kalmaması ve sosyal dengenin korunmasıdır ki bu tabakalar arasında yakınlaşmayı sağlayan temel faktör karşılıklı yardımlaşmadır. Karşılıklı yardımlaşmanın iki şeklinden biri de zekât ve vakıftır.
Vakıf müessesesi asırlar boyunca insanların mal varlıklarını belirli amaçlarla tahsis etmeleriyle doğmuş ve gelişmiştir. Zaten insanların yaratılışlarında hayır işlerine karşı sevimli bir eğilim vardır ve fertlerin hayat sürecinde bu eğilim sürekli olarak hissolunur.
Vakfın en makbulü, insanların en acil ihtiyaçları olan şeyi vakfetmektir anlayışından hareketle, Allah'a yakın olma ve sevap kazanma amacıyla insanlara faydalı olabilecek her türlü dinîahlâkî ve sosyal hizmet vakıflar kanalıyla sağlanmıştır. Bölgelere, zamana ve vakıf kurucusunun şahsi kabiliyet ve düşünce tarzına göre ihtiyaç duyulan şeyler sürekli olarak değişkenlik arzettiğinden, vakıf kanalıyla yürütülen hizmetler de aynı oranda farklılık arzeder.
Vakıfla ilgili belge ve dokümanlar incelendiğinde:
1. Dînî hizmetler,
2. Eğitim ve öğretim hizmetleri,
3. Kültür hizmetleri,
4. Yapım, bakım ve restorasyon hizmetleri,
5. Sağlık hizmetleri,
6. Hayrî ve sosyal yardım hizmetleri,
7. Güvenlik hizmetleri,
8. Ulaşım hizmetleri,
9. Temizlik hizmetleri,
10. Turizmi teşvik hizmetleri,
11. Ekonomi hizmetleri,
12. Şehircilik hizmetleri gibi toplumun ihtiyaç duyduğu her alandaki hizmetlerin vakıf yoluyla yapıldığı görülebilir.
Toplumun ihtiyaç ve problemlerine en geniş çapta cevap vermeye çalışan vakıf müessesesinin hizmet alanı kuşkusuz bu şekildeki bir sınıflandırma ile sınırlandırılamaz. Ancak vakıflarla ilgili her tür doküman, belge ve vakfiyelerin incelenmesi sonucunda bu müessesenin yaptığı hizmetlerin alanı sınıflandırılabilir.
Tamamı olmamakla birlikte, vakıfların yukarıda belirtilen hizmetleri yerine getirme açısından şu alanlarda faaliyet gösterdikleri söylenebilir:
a) Dînî alanda: Cami, tekke, mescid, namazgâh, muvakkıthâne,
b) Eğitim alanında: Mektep, medrese, kütüphane, dâru'lhadis,
c) İktisadî alanda: Çarşı, dükkan, bedesten, han, kapan,
d) Sosyal alanda: Hastahane, dâru'şşifâ, kervansaray, imâret, dâru'laceze, kadın sığınma evi, çocuk emzirme evi, yol, köprü, hamam, çeşme, su yolları, kaldırım, mezarlık,
e) Sivil ve askerî alanda: Kışla, kale, saray, tophâne, bahçe,
f) Spor alanında: Pehlivan ve kemankeş tekkeleri, ok meydanları.
Hatta, efendilerinin azarlamasını önlemek amacıyla kase ve bardak gibi değerli eşyaları kıran hizmetçilerin vermiş olduğu zararı tazmin etmek için yapılmış para vakıfları göz önünde bulundurulduğunda, vakıf kurucularının dinîahlâkî prensipleri kendilerine nasıl rehber kabul ettikleri ve insanî açıdan nelere dikkat ettikleri açık şekilde ortaya çıkar.
Ayrıca, vakıfların kurmuş olduğu tesislerde belirli hizmetlerin yürütülebilmesi için çalıştırılan görevliler dikkate alındığında bu müessesenin çok geniş bir istihdam alanı oluşturduğu da görülür.

GAYESİ

Vakıf ilminin gayesi, mevcut vakıfların muhafaza ve imarını sağlamak, bu müesseseden Allah'ın kullarının faydalanmalarını tanzim etmek, vakfın kuruluş esaslarını düzenlemek, toplumsal eksikliklerin giderilmesi esaslarını gelecek kuşaklara öğretmek suretiyle toplumun saadetine hizmet etmektir.

VAKFİYE

Vakıf kurucusunun, kurduğu vakfın teşekkül ve işleyişi konusunda düzenlediği temel hüküm ve prensiplerin hakim tarafından onaylanmasıyla oluşan hukukî belgeye vakfiye denir.
Vakfiyeler kağıt ve parşömen tomarlara veya hacmi bir ile dört yüz sayfa arasında değişen defterlere yazılmıştır. Nadir olarak taş üzerine kazınmış olanları da mevcuttur ki, bunların bir kısmında vakfiyenin belirli bir bölümü, bir kısmında ise vakfiyenin tamamı mevcuttur. Vakıf kurucusunun kültür seviyesi, konumu, gerçekleştirmeyi planladığı amacın kapsamı, bıraktığı mal varlığının azlığı veya çokluğu vakfiyelerin hacim açısından farklı olmasına sebep olmaktadır.
Genel olarak incelendiğinde bir vakfiyede şu hususların yer aldığı görülebilir:
a. Allah'a hamd ü senâdan sonra vakıf kurmanın sevabı hakkındaki âyet ve hadisler,
b. Vakfolunan mallar,
c. Vakfolunan malların nasıl idare olunacağı,
d. Ne türlü masraflar yapılacağı ve gelirlerinin nasıl sarfedileceği,
e. Vakfın kimler tarafından idare olunacağı, müessesede ne kadar personelin çalışacağı, bunlara ne miktarda maaş verileceği, bu maaşların nerelerden elde edilecek gelirlerle sağlanacağı ve bu müesseseden kimlerin ne şekilde faydalanacağı,
f. Hâkimin, vakfın sıhhat ve lüzumuna dair hükmü,
g. Sonunda tarih ve vakfiyenin en üst kısmında hâkimin hükmü veya bazen sultanın tasdik yazısı yer alır.
Vakfiyeler vasıtasıyla iktisat, şehircilik, idari teşkilat, din ve yerleşme tarihleri, tarihi topografya vb. tarihin bütün dallarında elde edilecek bilgilerle toplumun iç bünyeleri, farklı sosyal sınıfların ekonomik şartları, hukuki ve sosyal ilişkiler tahlil edilebileceği gibi bu belgeler vasıtasıyla şehirlerin iskan sistemleri, yeni mahallelerin oluşturulması, çeşitli halk kitlelerine mensup kişilerin sivrildikleri noktalar, eşya ve para değerleri çeşitli vergilerin mahiyetleri, ilmi ve dinî müesseselerin gelişmesi ve sosyal yardım müesseseleri hakkında gerçekçi bilgilere ulaşılabilecektir.


Bu Yazı 6009 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar