Saklı Mutluluk
17.07.2013        

SAKLI MUTLULUK

KENAN ÖREN

 

 

Meleklerin mutluluğu insanın içinde sakladığına dair bir anekdottan bahsedilir. Meleklerin içimize böyle bir mutluluğu saklayıp saklamadığını bilmiyorum, ancak işin aslına bakarsak gerçek mutluluk içimizde saklıdır. Yüce Yaratıcı bizi yaratırken ruhsal dünyamıza mutluluğu yakalayabileceğimiz bir mutluluk formatı atmış. Önemli olan bu mutluluğun kodlarını deşifre ederek yaşantımıza yansıtabilmektir.

 

Çevrenize bir bakın, insanları şöyle bir tarassut edin. İçsel huzurun, eskilerin tabiriyle beşaşet; yani neşe ve gülümseme şeklinde yüzlerinde yansıdığı insanları göreceksiniz. İçsel huzur, içsel barış demektir. Yani insanın her şeyden önce kendisiyle barışık olması demektir. Gerçekten mutluluğun sırrına vakıf olanlar, kendisiyle ve başkalarıyla barışık olanlardır. Kendisiyle barışık olan insanlar, başkalarının mutluluğuyla da mutlu olan insanlardır. Gerek başarı yolunda; gerekse kişisel gelişim serüveninde en başarılı insanlar, kendisiyle barışık olan insanlardır.

 

İçsel huzursuzluk yaşayanlar ise kendisiyle barışık olmayanlardır. Bu tür insanlar gölgesiyle bile kavgalıdır. Karamsarlık bir heyula gibi bütün benliklerini çepeçevre sarmış, bir mengene gibi ruhlarını sıkmaktadır. Böyle insanların insanlığın gereği olan sevgiden ve mutluluktan haberleri bile yoktur. O zevkin künhüne vakıf değillerdir. Zira onlar başka bir dünyada yaşamaktadırlar. Kendilerine enaniyetin, bencilliğin, karamsarlığın, kinin, nefretin vs negatif düşüncelerin hâkim olduğu bir dünya tesis etmişlerdir. Bir nevi cadılar dünyasında yaşamaktadırlar. Kanla, kinle beslenmektedirler. Şefkat, muhabbet, kardeşlik duyguları körelmiştir onların. Mazoşist; yani kendilerine eziyet etmekten ve sadist; yani başkalarına eziyet etmekten zevk alan bir felsefeyle fani hayatlarını sürdürmektedirler.

 

Maalesef bu tür insanlar her kesimde, her meslekte, her toplumda bulunmaktadır. Toplumsal virüs olarak, toplumun bünyesine zarar vermekte, içtimai huzuru ve barışı baltalamaktadırlar. İman zafiyeti, vicdan tefessühü içinde yaşayan bu insanlar yarasa gibi ışıktan, nurdan, imandan, kardeşlikten, muavenetten, şefkatten ve muhabbet gibi duygulardan nefret etmektedirler.

 

İçlerindeki saklı mutluluğu keşfedenler ise, tam tersine, hayatları huzurla, neşeyle, sevgiyle, yardımlaşmayla vs pozitif duygularla doludur. Onlar merkezden muhite mutluluk ve beşaşet yaymaktadırlar. Kendi içsel huzur ve mutluluğunu yakalayanlar, kendilerine Yüce Yaratan tarafından tevdi edilen nimetlerin farkındadırlar ve bu nimetlere karşı ellerinden geldiğince şükrederler.

 

Aklıma gelmişken hem dünyevi hem de uhrevi mutluluğu elde etmenin formülünü de vermek istiyorum. Bu formül içsel barış sahibi; yani kendileriyle barışık olan insanların mutluluk formülüdür. Bu formüle göre hareket edenler asla mutsuz olmazlar. İşte mutluluğun formülü:

 

Allah’ın verdiği yeteneklere göre elinden gelen her şeyi istekle yapmak

+ Sürekli otokontrol yaparak hata ve yanlış yaptığı şeyleri analiz etmek

+ Yaptığı hata ve yanlışları düzeltmenin çarelerini arayıp, uygulamak

+ Tüm çabaları yaptıktan sonra elde ettiği sonuca razı olmak

+ Başkalarına göre kendisindeki nimetleri eksik görmemek; mevcutların kıymetini bilmek

+ Bütün bu nimetlere şükretmek

+ Bardağın boş kısmına değil; sürekli dolu kısmına odaklanmak. 

 

Maddi ve manevi mutluluk reçetesi bana göre bu. Yaptığım tüm çalışmalarımda mutluluğun formülü olarak bunları tespit ettim. Ama önemli olan uygulamak; zira uygulanmayan her şey unutulmaya, fark edilmemeye mahkûmdur.


Bu Yazı 3398 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar