Şefkat Kahramanı Anneler
..        

Allah'ın mahlukatına(yaratmış olduğu canlılara) karşı sonsuz bir sevgisi, rahmet ve keremi vardır. Kainatın yaratıcısı Halık-ı Zülcelal-i vel ikram Rahman ve Rahimdir.
Rahman; bütün yaratıkların rızıkları yaşamlarını devam ettirebilmeleri için gerekli olan şartları, beslenme, barınma, korunma, giyinme gibi tüm ihtiyaçlarını mahlukatına veren, merhameti bol ve geniş olan… demektir. Rahman ismi, bu dünyada mümin, kafir, iyi, kötü herkese şamildir.
Rahim; merhamet eyleyen, muhafaza eden demektir.
Cenab-ı Hakkın Rahman ve Rahim isimlerinin kainatta sayısız tecellileri vardır. Allah bu iki azam isminin tecellileriyle yer yüzünü adeta bir ziyafetgah gibi düzenleyerek, sayısız nimetleriyle, rahmet hediyeleriyle donattığı bir sofra gibi yapmıştır. Allah cc., Bütün canlıların her türlü ihtiyaçlarını rahmet tecellileri olarak onlara vermekte, en mükemmel şekilde onları beslemekte ve hayatlarını devam ettirebilecekleri kabiliyetlerle onları techiz ederek sonsuz Rububiyeti ile terbiye etmektedir. Ayrıca bu sonsuz nimetlerden istifade edebilmek için binlerce iştiyaklar, iştahlar, duyular, duygular ve latifelerde vermiştir.
Annelerin, hatta bitkilerin bile evlatlarına olan şefkatleri; küçük ve zayıf yavruların kolaylıkla beslenmeleri o rahmetler deryasından küçük bir damladır.
Bediüzzaman Hazretleri, kainattaki bütün annelerin şefkatlerinin toplamının, sonsuz merhamet sahibi Allah'ın sınırsız şefkatinin küçücük bir yansıması olduğunu söyler.
İnsan, hayvan veya bitki tüm annelerin yavrularına olan şefkatleri, Allah'ın külli şefkatinin küçük birer yansıması…

Bütün annelerin yavruları üzerinde şefkatle titreyişleri, canlılar için bir gemi ve bir beşiği andıran yeryüzünde çay, çeşme ve ırmakları gece gündüz kıvrılarak akışı, yağmur yüklü bulutların kuraklıktan çatlamış topraklara rahmet hazinesi yağmurları akıtması ve toprağı çiçeklerle süslemesi, sayısız meyve ve sebzelerin süslenerek servis edilmesi; dünyanın güneşe olan uzaklığının ayarlanışı, mevsimlerin oluşması için değişik hareketlere tabi tutulması, atmosferdeki gaz oranlarının belirlenmesi, dünyanın her yönden hayata elverişli olarak düzenlenmesi; ana rahmindeki hücrenin bebek olmaya doğru mükemmel bir yol alması, o dar ve karanlık alemde ilerisi için lazım olan bütün maddi ve manevi cihazlarla donatılması, ve hayata gözlerini açtığı andan itibaren sıcak hayat şartlarına kadar her şey Halik-i Zülcelalin, Rahman-ür Rahim'in sonsuz kerem, ihsan ve merhametinin birer tecellisidir.

Selmanı farisi'den rivayet olunan bir Hadisi Şerif'de Resulullah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmaktadır.:Şüphesiz ki Allah, gökleri ve yeri yarattığı gün yüz rahmet yaratmıştır. Her bir rahmet yer ile gök arasındaki mesafeyi kaplayacak büyüklüktedir. Allah, bu yüz rahmetten birtanesini yere indirdi. İşte bu tek rahmet sebebiyle anne çocuğuna meyil ve şefkat gösterir. Vahşi hayvanlar, kuşlar da yine bu rahmet ile birbirlerine karşı meyil ve şefkat ederler. Kıyamet günü olduğu zaman bir rahmeti O rahmetle kemale erdirecektir.” (Müslim-Tevbe 21/Müsned II.434)
İnsan, Allah'ın mahlukatı içerisinde en mükemmeli ve Allah katında en değerlisi ve eşrefi mahlukattır. Allah insanı bütün Esma-ül hünsasına ayine olabilecek, Allah'ın isim ve sıfatlarının tecellilerini algılayabilecek, Allah'ı sevecek Allah'a itaat ve ibadet edecek, Allah' tesbih tehlil ve tahmid edebilecek mahiyette yaratmıştır. Allah, yaratılmış olan başka her şeyi insanın istifadesine sunmuş, insanı sayısız nimetlerle nimetlendirmiş ve insandan mahiyetine ve fıtratına uygun bir ubudiyet (kulluk) yapmasını isteyerek insanı kendine muhatap ve halife kılmıştır.

Onun için, yüce yaratıcımızın insana karşı, diğer mahlukatlarına göre çok daha fazla sevgisi, şefkati ve merhameti vardır. Halik-i Zülcelal insana olan sonsuz rahmet ve kereminin tecellisi olarak insanların annelerinin fıtratınada büyük bir şefkat hissi dercetmiş, yerleştirmiştir.
Bediüzzaman Hazretleri, Şefkati, Rahmet-i ilahiyenin en latif, en güzel, en hoş ve en şirin cilvelerinden birisi olarak ifade eder ve şefkatin adeta Nurani bir iksir olduğunu ve aşktan çok daha keskin olduğunu söyler.
Cenab-ı Hakkın sonsuz rahmetinin bir tecellisi olarak anne-babanın fıtratında yarattığı şefkat hissinden dolayı “ gerek peder ve gerek valide, veledini (çocuğunu) bütün dünya gibi severler…” (17. mektuptan) Bediüzzaman Hz.21. mektupta da dünyadaki en yüksek hakikat: peder ve validelerin evlatlarına karşı şefkatleridir…” demektedir.

Şefkat; çok şiddetli bir sevgidir. Aşkın çok ötesindedir. Aşk karşılıklıdır. Aşık, maşukundan aşkına karşılık ister. Şefkat ise çok güçlü bir sevgi olmakla birlikte, sevdiğinden sevgisine karşılık beklemeksizin sever ve sevdiği için her türlü fedakarlığı yapar, gerekirse hayatını ve ruhunu bile feda eder. Bediüzzaman Hz.’nin ifadesi ile Allah cc. Kadınları “Şefkat kahramanı” olarak yaratmıştır. Onları anne olma vasıflarına uygun mükemmel duygu ve latifeler ile donatmıştır.
Her kadın, fıtratının bir gerçeği olarak annelik duygusunu tatmak ve yavrusunu kucağına alıp, okşamak ister. Bu bir kadın için lezzetlerin, zevklerin , hazların en büyüğü ve en yücesidir. Anne olunca kadının hayatı değişir. Şefkat, merhamet ve fedakarlık abidesi haline gelir.
Anne yavrusunun varlığını, huzurunu, mutluluğunu hiçbirşeye değişmez. Yavrusunun varlığı için kendi varlığını feda eder, onun rahatı için kendi rahatını unutur, onun huzuru için kendi huzurunu feda eder, onun mutluluğu için her türlü çilelere katlanmayı göze alır.
Bin türlü zahmet ve sıkıntılarla bebeğini aylarca karnında taşır; fakat bu zahmetler lezzet, haz ve huzur verir anneye. Doğum sancısı, sancıların en ağırı ve maddi acıların en büyüğüdür; ancak kadın seve seve katlanır bu büyük acılara. Bebeği dünyaya geldiği andan itibaren gönlünde güller açar annenin. O nazenin yaratık, Rabbi Rahiminin en güzel hediyesidir Kadın'a, Bebeği, canı, ciğeri, yüreği, gözbebeği, abtı hayatı, en değerli varlığı ve vazgeçilemezidir. Anne bebeği için uykusuz geceler geçirir, rahatı, keyfi, zevki unutur. Bebeği rahatsızlanınca anne taa yüreğinin derinliklerinde hisseder sızısını. Onu rahatlatmayınca kendisi rahat olmaz.

Yemez-yedirir giymez giydirir…uzun lafın kısası; anne çocuğunun rahatı, huzuru ve mutluluğu için çırpınır, her şeyi yapar, gerekirse hayatını ve ruhunu bile feda eder yavrusu için.
Güzel Allah'ım, anneyi o kadar güzel yaratmış ki ; yavrusu için çırpınmaktan, bir şeyler yapmaktan, fedakarlık etmekten zevk ve lezzet alır, haz duyar, hayatına hayat gelir şevkat kahramanı mübarek annelerin. Bediüzzaman Hazretlerinin has talebelerinden merhum Zübeyir GÜNDÜZALP ağabey, annesi ile her karşılaştığında, hemen eğilir anasının bacaklarına sarılır ve anasının ayaklarının altını öperek, yüzlerine, gözlerine sürermiş anasının ayaklarını.

Ecdadımız ne güzel söylemiş; “ana gibi yar, vatan gibi diyar olmaz” derken.
Allah cc. İsra Suresinin 23. ayetinde: “Rabbin sadece kendisine kulluk etmenizi, anne-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Eğer onlardan biri veya her ikisi senin yanında iken ihtiyarlayacak olursa, onlara karşı öf bile deme, onları azarlama, onlara güzel ve tatlı söz söyle” buyurmaktadır. Peygamber Efendimiz (sav), cennetin annelerin ayaklarının altında olduğunu söylerken, annelerin, Allah cc. katındaki değerine dikkat çekmektedir.

Birgün Peygamber Efendimizin (sav) yanına birisi gelir ve; “benim kendisine hizmet ve ülfet etmeme, insanlar içinde en layık en çok hakkı olan kimdir?” diye sorar. Resulullah (sav): “anandır” buyurur. O zat “sonra kimdir?” dedi. Resulullah (sav) yine “anandır” buyurdular. O zat tekrar “sonra kimdir” deyince, Resulullah (sav) efendimiz tekrar “anandır” buyurdular. O zat tekrar “sonra kimdir” diye sorunca, Resulullah (sav) bu sefer “babandır” karşılığını verdi.

Anne hakkının büyüklüğünü ifade eden güzel bir Hadis-i şerif;
Resulullah (sav) Efendimizin huzuruna bir adam geldi ve:

“Ya Resulullah anam iyice ihtiyarladı. Ben onu kendi ellerimle yediriyor, içiriyor ve sırtımda taşıyorum… hasılı her türlü ihtiyacını karşılıyorum, mükafata hak kazandım mı?” Dedi.
Resulullah (sav) Efendimiz cevaben: “Hayır, bu senin yaptıkların ananın senin üzerindeki haklarının yüzde birine bile karşılık değildir.

Fakat sen iyilik ediyorsun. Allah sana bu az iyilik karşılığında çok sevap verir.” buyurudular. Yine, Abdullah bin Mes'ud (r.a.) dan rivayet edilen bir Hadis-i Şerif te Resulullah (s.a.v) efendimize: “Allah katında en sevgili amel hangisidir?” diye sordum. Şöyle buyurdular: “Vaktinde kılınan namazdır.” “Namazdan sonra hangisidir.” diye tekrar sorduğumda: “Anaya-babaya iyilik etmektir.” buyurdular. Bunlardan sonra hangisinin en sevgili olduğunu sordum: “Allah yolunda cihatdır.” buyurdular.
Anne babanın en fazla hürmete ihtiyaç duydukları ihtiyarlık çağlarında onlara gereken hürmet, şefkat ve hizmeti yapmayan evlatlara Peygamberimizin (sav) ikazını belirten bir hadis-i şerifte Ebu Hüreyre (r.a.) anlatıyor: Hazreti Peygamber (sav) bir gün; “Burnu sürtülsün, burnu sürtülsün, burnu sürtülsün!” buyurdu. “Kimin burnu sürtülsün ey Allah'ın Resulü” diye sorulunca, şu açıklamada bulundu: “ana-babasının her ikisinin veya sadece birisinin yaşlılığına ulaştığı halde cennete giremiyenin..!”

Anne-baba hakkı, anne-babaya saygı-hürmet ve iyi muamele gösterilmesi hususunda Allah Resulünün (sav) insanlara pek çok nasihatları, tavsiyeleri ve ikazları bulunmaktadır.
Bediüzzaman Said Nursi Hz., Mektubat isimli eserinin “21.Mektup” bölümünde, anne-baba nın evladına karşı olan şefkat ve fedakarlıkları karşısında, evladından çok büyük bir hürmeti ve şefkati hak ettiklerine dikkat çekmektedir:
“Evet, dünyada en yüksek hakikat; peder ve validelerin evlatlarına karşı şefkatleridir. Ve en ali hukuk dahi, onların o şefkatlerine mukabil hürmet haklarıdır. Çünkü onlar, hayatlarını, kemal-i lezzetle evlatlarının hayatı için feda edip sarf ediyorlar.

Öyle ise, insaniyeti sükut etmemiş ve canavara inkılap etmemiş her bir veled (çocuk), o muhterem, sadık, fedakar dostlara halisane hürmet ve samimane hizmet ve rızalarını tahsil ve kalplerini hoşnut etmektir. İşte o mübarek ihtiyarların vücutlarını istiskal edip, ölmelerini arzu etmek ne kadar vicdansızlık ve ne kadar alçaklıktır, bil, ayıl...!”


Bu Yazı 3962 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar
  • ÖZMEN 20.09.2014 14:03:54
    GÜZEL OLAN BİR KADINI SEVMEK SEVAP MI ACABA!