Serotonin (Mutluluk Hormonu)
..        
Aktif ve başarılı bir hayat sürdürmede önemli destekleyici faktörlerden biri de mutluluk hormonunu, yani seratonini geliştirici gıdalar almaktır. Seratonin, insan vücudunu yöneten hormonlar içinde, günlük faaliyetleri, etkinliğimizi ve performansımızı artıran önemli bir hormondur. Bu hormon, daha çok B1 ve B2 vitaminlerinde bulunmaktadır. Bulgur, nohut, süt ve süt ürünleri gibi gıda maddelerinde bulunan ve seratonini geliştiren bu vitaminlerin sık sık tüketilmesi etkinlik için gereklidir.
Mutluluk hormonu adı da verilen seratonin insanı dinç kılan, performansını artıran ve aktif bir hayat sürmesini sağlayan enerjiyi verdiğinden, sonuçta insanın mutlu olmasını da sağlamış olmaktadır. Görüldüğü gibi, insanın hayatını optimal ve ideal bir düzeyde sürdürebilmesi aldığı gıdalarla da yakından ilişkilidir.
Başarıyı olumsuz bir şekilde etkileyen açlık, yorgunluk, stres gibi faktörlerin tamamı insan vücudundaki serotonin düzeyi ile yakından ilişkilidir. Yani seratonin hormonunun yeterince salgı yapmaması, bu faktörleri tetiklemede ve insanın etkin, etkili ve performanslı çalışma gücünü olumsuz düzeyde etkilemektedir. Stres ve düşük kan şekeri serotonin düzeyini düşürürken; oksijen, kusma, içinde aminler bulunan gıdalar (örneğin: peynir, çikolata, portakal, mandalina, domates ) ve içinde triptofan isminde bir çeşit amino asit bulunan gıdalar, (örneğin süt, hindi eti ) serotonin düzeyini yükseltmektedir. Bu bağlamda, işçilerinin performansını yükseltmeleri için, onlara sunulan yemek menülerinin seratonin hormonunu artırıcı özellikleri olan yemeklerden oluşmasına dikkat etmeleri gerekir.
Seratonin etkili beslenmeye dikkat edilmesinin yanı sıra dengeli beslenmenin de etkinlik ve performansın gelişiminde önemli etkisi bulunmaktadır. Bazı işyerleri elemanlarına yemek vermediklerinde, onların beraberinde getirdikleri azıklarla etkin çalışmalarını sağlayacak düzeyde güçlenebileceklerine kanaat getiriyorlar. Aslında bu durum çalışanların gönül ve fizik güçlerini olumsuz yönde etkilemektedir. Zira çalışan şunu düşünecektir: “Asgari ücretle çalıştırdığı halde var gücümüzle çalışıyoruz, ancak bir yemeği bile bizden esirgiyorlar, o halde ben de fırsat buldukça kaytaracağım.” Yani işverenin bir yemeği esirgemesi gönül gücünü olumsuz yönde etkilemekte ve çalışan ise bu durumu çok iyi değerlendirerek, “etki-tepki” kuralına göre cevapsız bırakmamaktadır. Gönül gücü zayıflayanın, dolayısıyla, fizik gücü de zayıflamış olacaktır. Fizik gücü zayıflayan bir işçinin bu durumu işine yansıtması kaçınılmaz olacaktır.
Yüce Yaratıcı, insanlara çeşitli hormon sistemleri yerleştirmiştir. Bu hormonlar vücuttaki çeşitli fonksiyonları yerine getiren sistemleri çalışmasını sağlayan hareket noktalarıdır. Bu salgıların akim kalması ise vücudun çalışma sistemini sekteye uğratmaktadır. Seratonin de bu hormonlardan biridir. Bu hormon performans artırıcı özelliğe sahiptir. O halde performansının optimal olmasını ve aktif bir çalışma vasatını isteyen insanların bu hormonu güçlendirici bir diyet uygulaması gerekmektedir. Yani yukarıda belirtilen bazı bakliyat türü yiyeceklerin ve süt ürünlerinin tüketilmesi mutluluk hormonunu geliştirecek, dolayısıyla insanın zindeliği, performans gücü artırılmış olacaktır.
Yukarıdaki tavsiyeler doğrultusunda, çalışanlarının performans gücünü artırmak isteyen işverenlerin, diyetisyenlerin tavsiyeleri doğrultusunda, seratonini destekleyici bir diyet listesini çalışanlara sunmaları, kendilerine verimlilik artırıcı bir etki oluşturacak ve piyasadaki rekabet gücü de artmış olacaktır.

Bu Yazı 3312 Defa Okunmuştur.

Yazıya Yorum Yap
Adınız : 
Yorumunuz : 

Yazıya Yapılan Yorumlar